SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....

Marius Sumudica'dan olay açıklamalar!

FUTBOL | 25.09.2020 13:20

Fatih Karagümrük maçı sonrası oyuncularına çektiği fırçayla gündeme oturan Marius Sumudica, Rumen basınına gündem yaratan açıklamalar yaptı.

Marius Sumudica'dan olay açıklamalar!

Süper Lig'in ikinci haftasında Fatih Karagümrük'le karşılaşan Gaziantep FK, mücadeleden 90+5'te yediği golle 2-2'lik beraberlikle ayrılmıştı. Kaçan galibiyet sonrası futbolcularını antrenmanda fırçalarken çekilen görüntüleri gündeme oturan teknik direktör Marius Sumudica ise ülkesinde yayım yapan Gazeta Sporturilor'a verdiği röportajda gündeme bomba gibi düşen açıklamalarda bulundu. İşte tecrübeli hocanın o sözleri:

"JOYSTICK İLE ÜZERLERİNE YÜRÜRDÜM!"

"Gözlerime bakarsanız nasıl bir hâlde olduğumu anlarsınız. Böyle goller yiyeceğimizi asla hayal edemezdim. İlk golü kornerden, diğerini ise penaltı noktasına doğru atılan bir taçtan kalemizde gördük. Oysaki maçtan çok kısa bir önce futbolcularıma nasıl savunma yapmaları gerektiğini ve rakiplerini nasıl oynatmayacaklarını göstermiştim.

Yediğimiz ikinci golden önce altı-yedi adamım, tacı atacak oyuncunun önünde bekleyip ceza sahası içindeki oyuncuları marke etmedi. Bu şekilde galibiyeti kaçırdık. Bunlar okul bahçesinde yapılacak hatalar. Yedek kulübesinde olduğum için tepki gösteremedim ama PlayStation oynuyor olsaydım joystick ile üzerlerine yürürdüm. Elbette gerçek futbolda böyle bir şey mümkün değil. Acı verici bir sonuçtu. Lige iki haftada bir puanla başladık ki bu da çok zorlu bir sezonun habercisi."

"BENİ TAKİP EDEN OYUNCULAR KENDİNDEN MEMNUN!"

"Hâlihazırda 17-18 oyuncuyla çalışıyorum. Romanya Milli Takımı'nın maçları da bizi kötü etkiledi. Alin Tosca ve Alexandru Maxim bir hafta idman yapamadı. Maxim, Karagümrük maçından önce iki idmana çıktı, Tosca ise yalnızca bir. Junior Morais'ın berbat bir sırt ağrısı vardı. Siyatik sinirleri ağrıyordu ve üç iğneyle oynayabildi. Maxim formunda olsaydı bu maçı problemsiz bir şekilde kazanırdık. Nitekim kendisi hazır olmadığı hâlde iki golümüze de katkıda bulundu.

Kariyerim boyunca oyuncularımı her zaman ön plana çıkarmak ve milli takıma seçilmelerini sağlamak için uğraştım. EURO 2016 elemelerinde Constantin Budescu'nun Faroe Adaları'na karşı galibiyeti getirdiği zamanları hatırlayın. Budescu'nun milli takıma çağrılması için elimden gelen her şeyi yapmıştım. Aynı durum zamanında Denis Alibec ile de yaşandı. Kendi oyuncumun milli takımı hak ettiğini düşündüğüm an bunun için baskı yapmaktan çekinmem, onu milli takıma öneririm. Önerdiğim kişilerde de pek yanılmadığım ortadadır.

Teknik ekibimden biri bana bir gün Türkiye'ye getirdiğim oyuncuların işlerini çok iyi yaptığını ve takımlarına liderlik ettiklerini söyledi. Şu an Çaykur Rizespor'da oynayan Fernando Boldrin'i Concordia'ya üç bin dolar maaşa getirmiştim. Şu anda ise yıllık net 1 milyon euro kazanıyor. Astra Giurgiu'dan Steaua Bükreş'e, oradan da Kayserispor'a satıldı. Silviu Lung, Cristian Sapunaru ve Tiago Lopes için de aynı durum geçerli. Junior Morais, Tosca, Maxim, Jean-Armel Kana Biyik ve Güray Vural'ı da Gaziantep'e ben getirdim. Beni takip eden oyuncular performanslarından memnun."

"PARASIZLIKTAN ALIBEC'İ ALAMADIK!"

"Şu an Alibec'i alma şansımız yok. Pazar günü oynanan maçtan sonra yönetimle görüşerek yeni futbolculara, taze kanlara ihtiyacımız olduğunu söyledim. Oyuncu grubumuz dar ve rekabet yok. Bazı oyuncular her şeyin kendi ellerinde olduğunu biliyor. Yönetim bana transfere para olmadığını söyledi. Nitekim getirmek istediğimiz oyunculara imza attırmak için bile para ödeyemiyoruz. Alibec'in transferi de bu yüzden suya düştü.

Alibec için elimden geleni yaptım. Astra kulübüyle sürekli temas hâlindeydim. Burada da yönetime gerek yaptığımız görüşmelerde gerekse de medya üzerinden büyük baskı yaptım. Kendisini sadece ben değil taraftarlar da çok istiyor. Ancak bunun kulüp için önemli olduğunu düşünmüyorum ve onları da bir noktada anlıyorum. Paraları, transfer yapacak nakitleri yok. Federasyon ile beIN SPORTS arasında henüz anlaşma sağlanamadı. Bu nedenle kulüplerin ne kadar para alacağı hâlâ belirsiz.

Alibec'i alabilmek için şu anda 600 bin euro, Ocak'ta da 200 bin euro ödememiz lazım. Gaziantep'te böyle bir para yok. Başkan bana 'Maaşları zamanında ödemeyi tercih ediyorum. Onlarca ailenin bana 800 bin euro'ya futbolcu alıp 20 futbolcunun maaşını ödemediğim için eziyet etmesini istemiyorum.' dedim. Bu da onun düşüncesi."

"MAAŞIMIN DÖRT KATINI ÖNERDİLER, REDDETTİM!"

"Suudi Arabistan'dan Al Wehda kulübüyle görüşmeler yaptık ancak anlaşma sağlayamadık. Sonra lige yeni çıkan Al Qadisiyah'tan bir teklif geldi. Burada kazandığımın dört katını önerdiler ama reddettim. Türkiye Türkiye'dir. Burada çok güçlü bir lig var. Ben de hâlâ gencim ve Suudi Arabistan'a gitmek için zamanım var. Dediğim gibi son görüştüğüm takım lige yeni çıkmıştı ve bu yüzden her şeye sıfırdan başlayacaktım. Oysa önümde fazla zaman yoktu. Üstelik kulübün yönetimi yeni değişmişti ve transfere ne kadar bütçe ayrılacağı belirsizdi. Dolayısıyla teklifi kabul etsem risk almış olacaktım.

Buraya transfer ettiğim oyunculara verdiğim bir söz var. Gemiyi terk edip onları kendi başlarına bırakmak benim için utanç verici olur. Türk basınının bu röportaja yer verme ihtimalini düşünerek buradan şu mesajı göndermek istiyorum: Şayet kısa süre içerisinde iki-üç oyuncu almazsak küme düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalacağız. Türkiye'deki insanlar bana saygı duyuyor. Onların gözünde iyiyim ama bu sezon benim için çok zorlu olacak. Birkaç yenilgiden sonra ne olduğunu biliyorsunuz. Ne kadar iyi olursa olsun ilk kesilen kafa hocaya ait olur.

Maxim'i oyuncu olarak tanısam da kişisel olarak tanımıyordum. Menaerim Catalin Lita beni aradı ve onu önerdi. Almanya'dan birinin kendisine telefon ettiğini ve Maxim'i isteyip istemediğimi sordu. Ben de kendisine 'Tatlım, onu almam. Kendisi içe kapanık ve tuhaf bir genç. Onun aklına girmek çok zor. Ben farklı biriyim ve çatışmaya girmek istemiyorum.' şeklinde yanıt verdim. Ancak Lita ısrar etti. Bana 'Herkesin Maxim ile ilgili izlenimi bu şekilde. Ancak ben öyle düşünmüyorum.' dedi. Ben de konuşmam için ondan Maxim'in numarasını istedim.

Maxim ile görüşmemiz yalnızca 10 dakika sürdü. Buna telefonun cazibesi diyebiliriz. Kendisi bana 'Hocam, yarın seninle çalışmaya geliyorum.' dedi. Ben de ona kendisini alacağımı söyledim. Gaziantep'e geldiğinde Maxim ile 10 dakikalık bir görüşme daha gerçekleştirdik. O andan beri Maxim, benim çocuklarımın listesinde. Olağanüstü akıllı bir oyuncu ve lider. Onu milli takıma yeniden kazandırdığım için mutluyum. Avusturya maçında çok iyi oynadı ve süper bir gol attı. Şimdi kendisine güveniyor."

"GAZİANTEP ROMANYA'DA ŞAMPİYON OLUR"

"Türkiye ile Romanya ligleri arasında büyük fark var. Türk ligi, kıyaslanmayacak derecede üstün. Size dürüstçe ve hiç abartmadan şunu söyleyebilirim ki şu anki Gaziantep takımıyla Romanya'da şampiyonluğa oynardık. Rumen futbolculara, hocalara, kulüp sahiplerine saygı duyuyorum ama arada devasa bir fark var. Türkiye'de bir futbolcuya 800 bin ya da 1 milyon euro gibi maaşlar ödenebiliyorsa burada farklı bir kalite var demektir.

Karagümrük'te hangi futbolcuların oynadığını görüyorsunuz. Milan ve Arjantin Milli Takımı'nda oynayan Lucas Biglia'yı transfer ettiler. İnsanlar Biglia'nın 33 yaşında olduğunu ve öldüğünü söylüyor. Nasıl öldü? Bizi adeta langırt makinesine çevirdi. Emiliano Viviano, Serie A'da 100'den fazla maça çıkmış bir kaleci. Ervin Zukanovic de Serie A'dan gelmiş bir savunmacı. Türk liginin Rumen liginden çok daha güçlü olduğu açık."

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya