SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....

Zeki Çelik, Süper Lig şampiyonunu açıkladı...

FUTBOL | 20.05.2020 23:30

Asist Analiz, yıldız isimleri futbolseverlerle buluşturmaya devam ederken; bu haftaki konuğu ise milli takımın yıldız isimlerinden Zeki Çelik oldu.

Zeki Çelik, Süper Lig şampiyonunu açıkladı...

Ülkemizi Fransa’da Lille forması altında başarıyla temsil eden Zeki Çelik, Asist Analiz’in konuğu oldu. Asist Analiz Genel Yayın Yönetmeni Arda Ün ile keyifli bir söyleşi gerçekleştiren Zeki Çelik, kariyer basamaklarını nasıl tırmandığını ve Fransa’da geçirdiği günlerle ilgili önemli açıklamalar yaptı.

“Yıldızlar geçidi”

Yıldız isimleri futbolseverlerle buluşturan Asist Analiz’in Zeki Çelik ile gerçekleştirdiği yayın adeta yıldızlar geçidine dönüştü. Milli oyuncumuz Merih Demiral’ın da katılım sağladığı ve devamında Fransız yıldız Loic Remy ve Süper Mario Jardel’in selamlarıyla daha da keyifli hale gelen söyleşi; izleyiciler tarafından büyük ilgi gördü.

İŞTE ZEKİ ÇELİK İLE SORU CEVAP KÖŞEMİZ:

- Merih Demiral yayınımıza katılmışken onunla başlayalım. Merih ile aran nasıl?

“Böyle canlı yayınlarda Merih’le şakalaşıyoruz. O bana, ben ona şakalar yapıyoruz. Yüz yüze gelince Ronaldo şakaları da yapar Merih…” (Gülerek)

- Corona virüs sürecini nasıl geçirdin?

“Gaziantep’teydim, biraz sıkıldım orada ancak İstanbul’a gidince biraz rahatladım. Şimdi de ailemin yanındayım, 5 aydır görmüyordum onları. Mutlu oldum, anne yemekleri yedim.”

- Sosyal medyada şöyle bir tabir var artık… Senin için: Mehmet Zeki Çevik ve Ahlaklı deniyor. Kendin için neler söylemek istersin, bir anda bu şekilde sıçrama yapmayı umuyor muydun?

“Benim her zaman aklımda yüksek yerlerde oynamak hedefi vardı. Küçükken A takımla idmanlara çıkarken de arkadaşlarıma söylerdim; ben burada oynayacağım, diye. Hatta benimle dalga geçenler olurdu. O kişi şu anda yüksek yerlerde oynuyor. Şimdi ikimiz de iyi yerlerde oynuyoruz.”

- Bir anda İstanbulspor’dan Lille geçiş seni korkuttu mu?

“İlk röportajlarımda çok yanlış şeyler söylediğimi fark ediyordum. Ama röportajlar devam ettikçe bunu atlattım.”

-İstanbulspor’u takip edip Zeki Çelik’teki cevheri fark eden Fransızlara karşı Fransız kalmış güzide Türk kulüpleri oldu. Direkten döndüğün bir Türk kulübü olmadı mı?

“Birebir görüştüğüm bir kulüp olmadı. Sadece kulaktan dolma teklifler vardı ama hiçbir zaman ciddiyete binmedi. Sadece Lille çok istiyordu. O zamanlar kulüple konuşurken bana Lille’i söylemiyorlardı; bekle, diyorlardı. Ben Türk takımlarından birisi olacak zannediyordum. Lille’i duyunca çok şaşırdım. Bu kadar istekli olmalarını beklemiyordum. En ciddi teklif onlardan geldi; ben de oraya gittim.”

- Zeki Çelik bir rol model hikâyesi oldu. Bu süreçte neler yaptın, nasıl fark edildin?

“Altyapıdan beri her zaman çok çalışmaya özen gösterdim. Futbolcu olmayı istediğimden beri hep gece 22.00-23.00 civarında uyurdum. Beslenmeme çok dikkat ederdim. Bu işin özü çalışmak, ben böyle yaparak başarılı oldum. Futbolcu olmak istiyorsan diğer hayattan kendini biraz daha soyutlaman lazım… Daha çok uykuna, yemeğine ve çalışmana dikkat etmek gerekiyor.”

- Fransa’da Türkiye ve Türkler hakkında ne düşünüyorlar? Neleri merak ediyorlar?

“En çok kebap soruyorlar. Ben de onlara diyorum, Türkiye’deki kebap başka… Bir gün gelin yedireyim, diyorum. Baklava götürmüştüm bir gün; Loic Remy çok beğenmişti.  Çok güçlü olarak biliyorlar bizi… Bana da orada ‘Güçlü Türk’ diyorlar ve hiç pes etmediğimiz iyi biliyorlar.”

 - Lille’deki hocan senin için mimiklerimden beni anlıyor; çok zeki oyuncu, demiş. Gerçekten bu şekilde mi iletişim kurdun?

Evet, bu şekilde oldu. Hocadan ne almam gerekiyorsa onu aldım. Dil bilmiyorsan, hocayı anlamıyorsam onu pür dikkat dinlemeliyim ki takımda oynarım, diye düşündüm. Ben de öğrenmeyi seven birisiyim zaten. Hoca da iyi bir izlenim bıraktım.”

- İstanbulspor sonrası büyük bir kulüpte tecrübe yaşamadan Fransa’da hedefi olan bir takıma geçiş seni zorladı mı?

“Biraz zorladı. A Milli takıma gitmiştim, oradaki seviyeyi görüp Lille’e gittikten sonra 1-1.5 ay zorlandım. Daha sonra dil ve fiziksel sıkıntılarımı atlatıp ardından çabucak adapte oldum.”

- Bek oyuncusu olarak geliştirmeye çalıştırdığın özelliklerin neler? Farklı bakış açısı katmak için kendine ne yapıyorsun?

“Kendimi geliştirmek için her zaman maç izlemeye özen gösteriyorum. Hem kendi maçlarım hem de bölgemde oynayan oyuncuların maçları… Dünyadaki en iyi sağ bekleri takip ediyorum. Her zaman antrenmanda oyun bilgisi olarak kendimi geliştirmeye çalıştırıyorum.”

- Kendini nasıl motive ediyorsun?

“Her zaman başarılı olmak istiyorum. Biliyorum ki Türkiye’yi temsil ediyorum, arkamda ailem de var. Onlar için en iyi olmaya çalışıyorum.”

- Gökhan Gönül’ün yeri dolmaz diyenlerin yüreğine su serptin. Gökhan Gönül sana nasihatte bulunuyor mu?

“Ben Gökhan Gönül’ü çok izledim, ondan çok şey öğrendim ve örnek aldım. Ben de onun bayrağını alıp ne kadar götürebilirsem, götürmek isterim.”

- Bek oyuncuları biraz zor yetişiyor. Bunun sebebi sence nedir?

“Bunun sebebini ben de düşünüyorum. Herhalde insanlar bek oynamak istemiyor; bundan olabilir. Herkes hücumcu olmak istiyor…”

- Aynı kulüpte aynı dili konuşabildiğin biri var. Takım arkadaşlarınızın diyaloğu nasıl sizlerle?

“Yusuf zaten çok sempatik birisi… Geldiğinde bütün takımla çok iyi anlaştı; benden daha iyi anlaştı hatta… Bana da çok iyi arkadaş oldu.”

- Şenol Güneş’le arandaki diyalog nasıl? Senin futboluna çok büyük bir katkısı var açıkçası.

“İlk beni A takıma Şenol Hoca aldı zaten… Gençlere verdiği önem ortada; Milli Takım’a geldiğinde de katkısını ortaya koydu. Çok iyi bir başarı yakaladık. Milli duyguyu bize aktardı.”

- Şenol Güneş’ten sonra çalışmak istediğin Türk hoca kim olurdu?

“Zor soru… Erol Bulut’u çok övüyorlar. Erol Bulut ile çalışmak olabilirdi. Aynı zamanda Okan Hoca da olabilir.”

- Senin için Football Manager’ı çok seviyor, derler. Bu doğru mu?

“Ben FIFA oynamayı çok severim. Karantina zamanlarında aşırı oynadım. 45 gün boyunca FIFA oynamışımdır. Lille’i almıyorum, çünkü orada sürekli kendime pas atıyorum, oynayamıyorum. Mert Ağabey (Günok) ile 3 maç yaptık, ikisini ben kazandım.” (Gülerek)

- Karantinada dizi veya film izledin mi?

“Film izleme huyum yok. Gaziantep’te kaldığım dönemde Kördüğüm dizisini izledim. Bir de Pokemon’u izledim; İngilizcemi geliştirmek için… Çocukluğuma geri döndüm.”

- Senin arkandan geldiğini düşündüğün bir isim var mı?

“Abdülkadir Ömür olabilir. O da Avrupa’ya açılırsa çok iyi yerlere gelecektir.”

- Süper Lig’le alakalı öngörülerin neler?

“Bir takım söylemek zor. Puanlar çok yakın… Anadolu takımlarını severim… Hep içimde bir Başakşehir şampiyon olsun hissiyatı var.”

- Süper Lig’de play-off oynanması doğru olur mu? Düşme kaldırılsın deniyor. Düşüncelerin neler?

“Ligin oynanması taraftarıyım. Hak eden kazansın, hak eden düşsün. Her şey oynayarak belirlenmesi gerekiyor.”

- İzleyicilerimizden gelen bir soru: İlk profesyonel imzanı attığında nasıl bir duygu hissettin?

“İlk profesyonel imzamı ailem attı. 17 yaşındaydım, onlar attı imzayı…”

- Kız arkadaşın var mı, diye soruyorlar…

“Hayır, yok…” (Gülerek)

Milli oyuncumuz son olarak, Premier Lig’e hayranlığını dile getirirken; oyun tarzının İngiltere’ye uygun olduğunu belirterek keyifli söyleşiye son verdi.

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya