SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....

POTA ALTI: Süper Alman Dirk Nowitzki

Pota Altı - MÜDAVİMLER - NBA | 20.08.2020 14:36

NBA’in ikonik isimlerini ele aldığımız yazı dizimizde Kemal Taş bu bölümde NBA'in Alman efsanesi Dirk Nowitzki’yi yazdı.

POTA ALTI: Süper Alman Dirk Nowitzki

NBA, yıllar boyu birçok yıldızı dünyaya tanıtma fırsatı veren çok büyük bir organizasyon. Öyle ki bundan yıllar önce Almanya’nın orta sıraları takımında gösterdiği performans ve ardından Amerika’da katıldığı bir organizasyonda ortaya koyduğu oyunla tüm dünyanın heyecanlandığı isim olan Dirk Nowitzki’nin kariyerine dair kısa bir yolculuk yapalım.

HAYATI

Dirk Nowitzki, 19 Haziran 1978’de Almanya’nın Würzburg şehrinde dünyaya geldi. Sporcu bir aileden gelen Nowitzki’nin annesi basketbolcu, babası ise hentbolcu idi. Çocukluk döneminde spora tenis ve hentbol ile başlayan Dirk, kendi yaşıtlarından 40-50 cm olmasından dolayı bir zaman sonra bu durumdan sıkıldı ve basketbol oynamaya başladı. Daha sonra basketbolda Würzburg takımına katılır ve 15 yaşında o dönemin önemli basketbolcularından Holger Geschwindner’in onun basketbol yeteneğini keşfetmesiyle hayatı değişir. Holger, Alman oyuncuyla antrenman yaparken fizik, kondisyon yerine daha çok şut ve pas çalışmaları yaptı. Bunun dışında Dirk’in kişisel gelişimi açısından onu müzik ve kitap okumaya yönlendirdi.

Bundan 1 yıl sonra Nowitzki’nin gelişimine hayran kalan Holger ona şu öneriyi sunar, “Şimdi dünyanın en iyilerine karşı mı yoksa Almanya'nın yerel kahramanlarına mı karşı oynayacağına karar vermelisin. Eğer ikincisini seçersen hemen antrenmanları durduracağız çünkü kimse bunun önüne geçemez. Ama en iyilere karşı oynamayı seçersen günlük antrenmanlar yapmak zorundayız.” Nowitzki bu öneriye “Dünyanın en iyilerine karşı mücadele etmek istiyorum” der ve profesyonel hayatın ilk adımını her gün yapacağı antrenmanlarla başlar.

KARİYERİNİN İLK ADIMLARI

Nowitzki’nin profesyonel olarak ilk sezonu fazla parlak geçmez ve çoğunlukla bench’te oturur. Genç oyuncu 95/96 sezonuyla birlikte yavaştan kendini göstermeye başlar ve özellikle çift haneli skorlar üretmesi ardından da o dönemin Alman Milli Takım koçu Dirk Bauermann’ın onun hakkında, “Son yılların en iyi Alman basketbolcusunu gördüm.” demiştir.

Dirk, 97 yılında zorunlu askerlik görevini tamamlar ve sezonu da 28.2 sayı ortalamasıyla sayı kralı olarak tamamlar. Dirk için artık dünyada tanınma adımı gelmiştir. O yıl Nike’ın düzenlediği bir turnuvada Scottie Pippen ve Charles Barkley’e karşı oynar. Barkley onun gösterdiği perofrmans hakkında “Bu çocuk olağanüstü, eğer NBA’e gelmek isterse beni arasın” der. 98’de ise yine Amerika’da düzenlenen bir turnuvada Al Harrington ve Rashard Lewis gibi oyunculara karşı yine harika bir performans gösterir ve maçı 33 sayı 14 ribaunt ile maçın en skorer ismi olur. Turnuvanın yıldızı olan Dirk Nowitzki, NBA takımların ilgisini çeker.

NBA DÖNEMİ

1998 yılında NBA draftlarına katılan 20 yaşındaki oyuncu ilk tur 9. sıradan Milwaukee Bucks tarafından draft edilir. Fakat Bucks aralarında Phoenix’in de olduğu bir takas paketiyle onu Dallas’a gönderir. Dallas bu takas paketinin içinden Steve Nash ve Dirk Nowitzki gibi 2 yıldız adayıyla çıkar. Nash ve Dirk kısa sürede çok yakınarkadaş olur. İlk senesi pek pozitif geçmeyen Dirk Avrupa’ya dönmeyi dahi düşünür ama Höger ile konuşması aklına gelir Alman disiplini ile çalışmalarına devam eder. Çalışmalarının meyvesini takımın da pozitif havaya büründüğü 99/00 sezonunda Mark Cuban’ın takımı satın almasıyla başlar. O sezonu 17.5 sayı 6.5 ribaund ortalamasıyla bitiren Nowitzki, önce All-Star kadrosuna seçilir ve orada üçlük yarılmasına katılarak bu organizasyona katılan en uzun NBA oyuncusu olur. O sezon ayrıca ligde “En çok gelişme kaydeden oyuncusu” ödülünde 2. sırayı alır.

2006 yılına kadar Dallas ile sürekli play-off’lara katılan Nowitzki bir türlü finallere gelemez. 2006 yılında ise artık NBA finali zamanı gelmiştir. Batı Konferansı Finali’nde Phoenix’i geçerek şampiyon olan Dallas, Doğu Konferansı şampiyonu Miami Heat ile eşleşir. Kadrosunda Wade ve Shaq O’Neal gibi isimleri bulunduran Miami, Nowitzki önderliğinde Dallas’a karşı ilk 2 maçını kaybeder. Serinin 3. maçında Wade etkileyici performansıyla kazanır ve durumu 2-1’e getirir. Serinin geri kalan maçlarında ivmeyi kendi lehine çeviren Miami, Wade önderliğinde üst üste 3 maçı da kazanarak şampiyon olur. Nowitzki final serisi hakkında, “3. maçta aldığımız yenilgi ağır bir yenilgiydi. O maç sonrası ivme onlara döndü ve cevap veremedik.” şeklinde konuşur.

2010/11 ŞAMPİYONLUK SEZONU

Dallas o yıla kısa rotasyonunda yer alan Shawn Marion ve Caron Butler’ın yanına uzun rotasyonuna Tyson Chandler’ı alarak kadrosunu güçlendirir. Pota altında o yıl etkili bir takım haline gelen Dallas, normal sezonu 57 galibiyetle 3. sırada tamamlar. Play-off turunda ilk olarak Portland ile eşleşen Mavericks, rakibini 4-2 ile geçer ve yarı finalde Lakers ile eşleşir. Lakers’ı 4-0 gibi etkileyici bir seriyle geçen Dallas, konferans finaline yükselir. Konferans finalinde Durant ve Westbrook gibi genç yıldızları barındıran Oklahoma City Thunder ile karşılaşan Nowitzki ve ekibi rakibini 4-1 ile geçerek NBA finaline yükselir.

NBA finalinde rakip yine Miami Heat olur. Bu sefer kadrosunda LeBron James, Dwyane Wade, Chris Bosh gibi isimler olan Miami Heat final serisinin büyük favorisidir. Serinin ilk maçını Miami Heat kazanır, Nowizki maçta sol orta parmağından sakatlanır ama ikinci maçta oynamasına engel olmayacağını söyler ve sözünde durur. İkinci maçta hiçbir şey olmamış gibi oynar ve 24 sayı 11 ribauntla oynayarak takımına maçı kazandıran isim olur. Serinin sonraki iki maçında da her iki takım birer galibiyet alır ve seri 2-2’ye gelir. Serinin sonraki 2 maçında da mükemmel bir oyun sergileyen Nowitzki ve arkadaşları seriyi 4-2 ile bitirerek şampiyonluğa ulaşır. Nowitzki final serisinin MVP’si seçilir. Bu şampiyonluk Dallas Mavericks’in kulüp tarihinde ve Dirk Nowitzki’nin kariyerindeki ilk şampiyonluğu olarak tarihe geçer.

Dirk Nowitzki kariyerinin geri kalan yıllarında belki bir daha şampiyon olamadı ama tüm dünyanın saygı duyduğu ve takdir ettiği bir sporcu olarak hafızalara kazındı. Nowitzki, 2019 yılında basketbol kariyerine son verdi ve emekli oldu.

Onun tüm dünyada sevilmesini sağlayan kendine has geriye çekilerek atışı ileriki yıllarda NBA’in süper starları olan Kobe Bryant ve LeBron James’e ilham kaynağı oldu.

BAŞARILARI

13 kez All-Star seçildi.

MVP ödülünü kazanan ilk Avrupalı basketbolcu oldu.

NBA tarihinin en çok sayı atan yabancı basketbolcusudur.

Kareem Abdul-Jabbar ile birlikte play-off maçlarında 30 sayı 15 ribaund barajını 4 maç üst üste geçebilen tek oyuncudur.

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya