SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....

Az bilinen hikaye: Hakkı Yeten

Baba Hakkı, sadece bir oyuncu da değildi kaptan da… O kulübüne, takımına bir kültür miras bıraktı ki gollerinin kayıtları olmasa da adı hala Dolmabahçe’nin yollarında yazılı.

Didem DİLMEN Didem DİLMEN
Az bilinen hikaye: Hakkı Yeten

Bugün bile hala Beşiktaş semtinin duvarlarında onun fotoğrafları asılıdır. Hakkı Yeten, Baba Hakkı, sadece bir oyuncu da değildi kaptan da… O kulübüne, takımına bir kültür miras bıraktı ki gollerinin kayıtları olmasa da bu adı hala Dolmabahçe’nin yollarında yazılıdır.

Hakkı Yeten, 1910 yılında Bulgaristan’ın Vodina kentinde doğdu ve ailesi ile birlikte Türkiye’ye göç ettiler. Beşiktaş semtine yerleştiklerinde Hakkı henüz ilk yaşını yeni doldurmuştu. Babası Binbaşı Mahmut Nedim Bey, 1. Dünya Savaşı’nda şehit düşmüştü ve o günlerde 4 yaşında olan Hakkı, onun izinden gidip asker olmaya karar verdi.

Futbola askeri okulda başladı ve 1931 yılında Karagümrük’te oynarken, Beşiktaş’ın bir başka efsane ismi, Şeref Bey’in kendisiyle konuşmasının ardından Beşiktaş’a imza attı. Bu onun tek transferi olacaktı.

Otoriter ve disiplinli mizacı sayesinde kısa sürede kaptanlık görevini aldı ve taraftarlar da ona duydukları sevgi ve saygısının bir göstergesi olarak “Baba” lakabını taktı.

Beşiktaş formasıyla 439 maçta 382 gol attı ve bu süre boyunca yalnızca 2 kez oyundan ihraç edildi. Onu efsane statüsüne yerleştiren ise futbol kariyerinin istatistikleri değildi.

Beşiktaş tribünlerinin Baba Hakkı’ya saygısı sonsuzdu, öyle ki tek bir el hareketi, tribünlerden rakibe yapılan küfürlü tezahüratı susturmaya yeterdi.

Takım arkadaşları ise Hakkı Yeten’in sözünden çıkmazdı. Bir maçta hakem tarafından ihraç edilen Beşiktaşlı Cihat, Baba Hakkı’nın yanına gider ve “Baba hakem beni oyundan attı, çıkayım mı” diye sorar. Baba Hakkı sinirli bir şekilde “Çık” deyince Cihat sahayı terk eder.

Kaptan olarak Beşiktaş’ın başında çıktığı Harp Okulu deplasmanında siyah beyazlılar 3 gol yemiştir ilk devre. Baba Hakkı kalın sesi ile gürler soyunma odasında, bir elinde takımın İstanbul’a dönüş tren biletleri: “Yırtarım biletleri, İstanbul’a yürüyerek döneriz, adam gibi oynayın”… Maç 6-3 biter, Beşiktaş kazanmıştır.

Bir başka hikaye de Şeref Stadı’nda Fenerbahçe ile oynanan maçta yaşanır. Beşiktaş 2 farkla öndedir, ardı ardına siyah-beyazlı ataklar gelmektedir. Baba Hakkı dayanamaz, Fenerbahçe kaptanının yanına gider, “Söyle sizin çocuklara biraz maça asılsınlar, böyle zevki çıkmıyor” der.

Baba Hakkı efsanelerinden birini de Coşkun Özarı anlatıyor: “Henüz gencecik bir futbolcuyum. İlk kez Galatasaray forması giymişim ve Şeref Stadı’nda Beşiktaş ile karşılaşıyoruz. Kalede Fevzi, kafayla harika bir gol attım. Baba Hakkı beni yanına çağırdı. Koştum, elini öptüm, ‘buyur Kaptan’ dedim. Başımı okşadı, yanındakilere, ‘Bu çocuk ilerde büyük futbolcu olacak, sakın tekme falan atmayın’ dedi”.

Fenerbahçe maçında, kornerden attığı golleriyle ünlü olan Şükrü Gülesin, korner atmaya hazırlanırken Baba Hakkı yanına gelip “pas ver” der. Şükrü Gülesin dinlemez Kaptan’ı ve topu doğrudan kaleye vurur ve gol olur. Baba Hakkı başlar Şükrü’yü sahada kovalamaya… Bir yandan can havliyle kaçan Gülesin, “Kızma Baba, gol oldu işte”… Hakkı Yeten cevap verir, “Dur ulan, vallahi dövmeyeceğim. Öpmek için kovalıyorum…”

Çünkü Baba Hakkı kızdı mı, vay takımın haline… Şeref Stadı’nda Fenerbahçe’den 4 gol yiyip mağlup olan takımın futbolcuları maçtan sonra Baba Hakkı tarafından sahada teker teker kovalanır. Sol açık Şükrü Gülesin hariç, o Baba’ya yakalanmayacak kadar hızlı koşardı…

Beşiktaş taraftarının Baba Hakkı’ya saygısı büyüktü. 1948 yılında oynanan Karagümrük-Beşiktaş maçında Baba Hakkı’nın vuruşunda top ağlara gider ancak ağlarda yırtık vardır, top ağların içinden geçer ve dışarı çıkar. Maçın orta hakemi Necdet Gezen, Müjdat Gezen’in babası, yan hakem ise sonradan spor gazeteciliğinin önemli isimlerinden biri olacak olan Fahri Somer. İkisi de göremezler ağlardaki yırtığı…

Tribünler çılgına dönmüştür. Maçı 1-0 Beşiktaş kazansa da taraftarın öfkesi dinmez. Maç biter, Baba Hakkı Fahri Somer’e “Söyle Necdet Bey’e yanıma gelsin” der. Maç çıkışı kapıda hakemi bekleyen taraftarlar, Necdet Gezen’in Baba Hakkı’nın kolunda stattan ayrıldığını görünce suspus olurlar. Necdet Bey, Beşiktaş’ı Baba Hakkı’nın kolunda terk eder…

Başka bir maçta ise tüm Beşiktaş takımı formalarıyla sahaya inerken Baba Hakkı’nın üzerinde kolsuz baklava desenli bir yelek vardır. Hakem “Hakkı’cım hayırdır” der. Baba Hakkı, “İstersen çıkarayım ama hastayım, izninle” der mağrur tavrıyla. Hakem başını yavaşça öne eğer, yürür gider…

Taraftarın sevgilisi Baba Hakkı’nın futbolu bırakışı da taraftarın tepkisiyle olur. 1947 yılında, İnönü Stadı’nın açılış maçında Yunanistan’ın AEK takımıyla karşılaşan Beşiktaş’ta, beklenen futbolu ortaya koyamayan 37 yaşındaki Baba Hakkı’ya tribünlerden ıslıklar yükselir. Devre arasında soyunma odasına inen Baba Hakkı, “Bu formayı bana taraftar giydirdi. Madem öyle istiyorlar çıkartırım” der, formasını duvara asar, diğer oyuncuların gözyaşları arasında.

1949 ve 1950-51 yıllarında iki sezon Beşiktaş’ta teknik direktörlük ve 3 kez başkanlık yapar.  Başkanlığı bıraksa da Beşiktaş camiasından ölene dek ayrılmaz.

Yaşamının son yıllarında mavi kartı ile otobüse biner, Beşiktaş’a gelir ve Çarşı’daki kahvehanelerde Beşiktaşlılarla sohbet ederdi. 1989 yılının 16 Nisan’ında hayata gözlerini yumsa da ruhu Beşiktaş’ı asla terk etmedi. Semte heykeli dikilen, adı sokaklara caddelere verilen Hakkı Yeten’in eski fotoğrafları bugün hala Çarşı’nın duvarlarını süsler.

 

 

GÜNÜN ÖNEMLİ HABERLERİ

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya