SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....

İTALYAN OYUNU: Üç Bilinmeyenli Denklem

İtalyan Oyunu - MÜDAVİMLER | 15.07.2020 11:30

Ant Arın Şermet, İtalya Serie A’da zirve ve düşme hattındaki denklemi çözmeye çalıştı.

Ant Arın SERMET Ant Arın SERMET
İTALYAN OYUNU: Üç Bilinmeyenli Denklem

Pandemi sonrasında İtalya’da iyi ve kötü durumdaki takımlar çok bariz bir şekilde görünür oldu. Matematiksel olarak henüz vedalaşmasak da Spal ve Brescia’ya ‘arrivederci’ dediğimiz sezonda üç farklı noktada bilinmeyenlerin içerisindeyiz. Üç bilinmeyenli bir denklemi çözemesek de belki çözüm yolunda fikirler bulabilir miyiz birlikte inceleyelim.

Denklemimizdeki ilk bilinmeyenimiz Scudetto’ya yani Serie A’da mutlu sona kimin ulaşacağı hakkında.

Juventus, pandemi sonrası dönemde en güçlü olması beklenen takımdı. Bu beklentiyi karşılayıp karşılamayacaklarının cevabı Maurizio Sarri’nin elindeydi.

61 yaşındaki İtalyan teknik adamın takımı adeta esip gürledi… Ta ki son 2 maça kadar. Bu iki maçta karşılaştığı Milan ve Atalanta ise taraflı, tarafsız herkesin hayranlığını kazandı. Milan’a karşı elindeki maçı anlaşılması güç bir şekilde 2-0’dan 4-2 verdikten sonra Atalanta karşısında aldığı 1 puan adeta şanstı.

Atalanta’nın tek kale ve sahadan silen futboluna karşı sadece 2 hata değerlendirmek onlara belki de psikolojik üstünlüğü getirdi.

Cristiano Ronaldo’nun ve Juventus’un bu sezon tam 10 penaltı golüne ulaşması dikkat çekici.

Bu sezon kazandığı tüm penaltıları Ronaldo’yla gole çeviren Torino ekibi, sadece gol oranıyla değil golün geldiği yer itibariyle de çok büyük bir fırsat yakaladı.

Inter’in bir ileri iki geri günlerine dair önceden yazdığım yazılara bakabilirsiniz çünkü bir kelime dahi farklı bir şey yoktu sahada. Torino’ya karşı aldıkları 3-1’lik galibiyet de bunu değiştirmedi.

Atalanta pandemi sonrası dönemin en formdaki İtalyan takımı olurken hafta içi Şampiyonlar Ligi’nde PSG ile eşleştikten sonra Juventus’a dünyayı dar etti.

Maç boyu oyunun tek hakimi olan Bergamo ekibi, iki tane bireysel hata yüzünde çok ama çok değerli 2 puandan olurken sezonu ikinci bitirme yolunda çok güçlü bir mesaj verdi. Ukrayanlı orta saha oyuncusu Ruslan Malinovsky özellikle Juventus maçında attığı golle dikkatleri üzerine çekse de ‘box to box’ oyun için ne kadar yetkin olduğunu da göstermiş oldu.

Geri dönüşün ardından Lazio kadar büyük kaybeden bir takımın var olduğunu sanmıyorum İtalya topraklarında. Simone Inzaghi’nin öğrencileri tamamen sahadan ve yarıştan kopmuş durumda.

Son haftaların en akılda kalıcı performansları kaleci Thomas Strakosha’dan geldi dersem sanırım daha da iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.

Son 3 maçında sırasıyla Milan, Lecce ve Sassuolo’ya kaybeden başkent temsilcisi eğer sıradaki rakibi Udinese’ye de puan kaybederse Lazio için rüya gibi başlangıç kabustan daha kötü bir sonla tamamlanmış olacak.

Denklemin ikinci bilinmeyeni Uefa Avrupa Ligi’ne kimin gideceği hakkında.

Sezona berbat başlayan, kötü olmaya bile ulaşmak için çok şey yapması gereken Milan, ‘ben de varım’ diyerek lige heyecan getirdi. Her ne kadar Zlatan’ın ayrılmayı düşündüğü bilinse de Milan için olumsuz bir etki yaratmamış. Pandemi sonrası süreçte aldığı kritik ve zorlu galibiyetler bir anda onları Avrupa tablosuna dahil etti.

Bu sezon Milan’la aynı yollardan yürümüş ve aynı zorlukları yaşamış olan Napoli de futbolun geri dönüşüyle beraber iyi bir ritimle ilerliyor. Milan’la oynadıkları ‘6 puanlık’ maçta gelen 1 puan ve iyi sayılabilecek oyun, Napoli temsilcisinin Avrupa umudunu devam ettirdi.

Ve Avrupa Ligi’ne gitme noktasında en iyi konumda olup en az ihtimale sahip Roma’ya geldi sıra… Geri dönen futbol İtalya’da en ağır darbeyi başkente vurdu. Lazio’nun dramatik düşüşüne nazire yaparcasına, ‘sen kazanamıyorsan ben kazanmaya çabalamam bile’ diye cevap verdi. Fonseca’nın öğrencileri. Son iki maçında Parma ve Brescia’yı yenmiş olmaları mücadele edeceklerini gösteriyor ama Henrikh Mkhitaryan ve Nicolo Zaniolo form kaybı yaşarlarsa konuştuğumuz şeyler çok daha farklı olacak…

Denklemimizin üçüncü ve son bilinmeyeni ise lige veda edecek üçüncü takımın kim olacağı.

Hala sezonun bitmesine beş hafta olsa da küme düşecek son takım adayları Genoa ve Lecce gibi görünüyor. Lecce özellikle geçtiğimiz hafta oynadığı Lazio ve Cagliari maçlarında altın değerinde 4 puan çıkarırken iyi bir görüntü sergilemeyen Fiorentina’yı ağırlayacak.

Eğer Filippo Falco geçtiğimiz hafta yakaladığı ritmi devam ettirirse Lecce’yi Genoa’ya göre yarım adım öne taşıyacak. Falco’nun bu haftaki performansı, 0-0’lık Cagliari-Lecce maçını izlenir kıldı…

Genoa, tarihi, taraftarı, stadyumu ve etkisiyle sahadaki oyundan çok daha büyük bir kulüp. Bu sezon oynanan Cenova derbisini yerinde izleme şansına eriştiğimde bunu çok daha net fark etmiştim.

Bu sezon 3 farklı teknik direktörle çalışan Genoa, Perşembe akşamı sezonun en önemli maçlarından birine çıkacak.

Lecce’ye göre daha zorlu bir fikstüre sahip olan Cenova temsilcisi, daha geniş ve kaliteli bir kadroya sahip. Ama Lecce’ye göre avantajı olan kadrosu aynı zamanda dezavantajı; sezon boyunca ahenkten ve düzenden uzak, sürekli denenen bir 11, hoca değişimleriyle parlayan ve sönen oyuncular Genoa’nın ne yapabileceğini tahmin etmeyi zorlaştırıyor.

Eğer gerçek bir mücadele, savaşan 22 insan izlemek istiyorsanız 19 Temmuz tarihini not edin. Luigi Ferraris gibi enfes bir stadyumda Genoa, Lecce’yi ağırlayacak. Biz de sorduğumuz soruların cevabını haftaya öğrenmiş olacağız.

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya