SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....

Maçın Hikayesi: Derbi Stresinde Roller Mi Değişti?

Süper Lig'in 24. haftasında Fenerbahçe, evinde Galatasaray'a Mostafa Mohamed'in golüyle 1-0 mağlup oldu. Maçın Hikayesi'ni Didem Dilmen kaleme aldı.

Didem DİLMEN Didem DİLMEN
Maçın Hikayesi: Derbi Stresinde Roller Mi Değişti?

Süper Lig’in en disiplinli, en organize ve en kompakt savunmalarından biri olan Fenerbahçe’nin, kendi gücüne denk takımlar karşısında topu rakibe bırakmaktan çekinmemesi normal. Elindeki hücum oyuncuları geniş alanda daha iyi performans gösteriyorsa, bu durum çoğunlukla işine bile geliyor.

Ancak Galatasaray’ın Fenerbahçe’nin bu planına bir hazırlığı vardı; sahayı genişletmek. Bu da aslında Galatasaray’ın kendi gücüne denk takımlara karşı sıklıkla yaptığı bir karşı hamledir. Nasıl Erol Bulut takımının savunmasına güveniyorsa, Fatih Terim de fiziksel atletizmine güveniyor.
Topu daha çok tutan ve daha fazla pas yapan Galatasaray olmasına rağmen, maçın ilginç detaylarından biri Altay’ı neredeyse hiç görmemiş olmamızdı; gol dahil olmak üzere… Fenerbahçe’nin savunması rakibin ceza sahası içine gelen toplarını da giren oyuncularını da karşılamakta başarılı olmasının yanı sıra, Galatasaray’ın hücumlarındaki tercih hataları ve dikkat eksikliğinin de rolü büyüktü.

İkinci yarıya daha baskılı, daha hareketli başlayan Galatasaray, rakibinin savunmada dengesiz yakalandığı, maç boyunca bulduğu tek yüzde yüzlük gol pozisyonunu ağlara gönderdi. Erol Bulut’un hamlesi, her zamanki gibi, sahaya taze hücum gücü göndermekti: Cisse, Mesut, Sinan… Değişiklikler işe yaradı aslında, Fenerbahçe oyuncuları için bu isimler kenardan “ileri” talimatıydı. Mesut’un ortasında Ozan Tufan’ın ofsayt nedeniyle sayılmayan golü geldi, skor değişmedi.

Aslında bu Fenerbahçe’nin maç boyunca yakaladığı 5-6 yüzde yüzlük pozisyon yakalamış olmasına rağmen kaleye gönderebildiği tek top oldu. Muslera’nın kurtarışlarının yanı sıra özellikle ilk yarıda bomboş pozisyonları dışarı atan Fenerbahçeliler, fırsatları oldukça kolay harcadılar. 1-0’dan sonra Fenerbahçe daha ileride, daha hücuma dönük oynamaya başladı. Bu defa geri çekilen Galatasaray, kalesinde devleşen Muslera vardı. 

Fenerbahçe’nin evinde derbiye çıkmak, en azından ilk 25-30 dakikada ağır baskı görmek anlamına gelir. Bunaltan bir hücum pres, sağlı sollu ataklar, kapanan rakibin üzerine yüklenmektir. Henüz daha maç başlamadan, rakip henüz topa değmeden, boğucu bir oyun ile yüksek stres yaratılmasıdır. Oysa Fenerbahçe, Galatasaray karşısında maçın son 10 dakikası hariç hiçbir zaman diliminde yoğun bir baskı kuramadı. Skoru elde eden taraf Galatasaray olunca, son 10 dakikanın gol getirmemiş olması, rakipte strese neden olmadı. Aslında stres maçın tamamında Galatasaray’ın üzerine hiç hissedilmedi. Son 10 dakika baskısının stresi de Fenerbahçe’nin omuzlarına bindi.

GÜNÜN ÖNEMLİ HABERLERİ

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya