SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....

Maçın Hikayesi: Oyuna ve Muslera'ya Dönüş

Süper Lig'in 20. haftasında Galatasaray Denizlispor'u Emre Akbaba, Feghouli, Donk, Belhanda ve Muhammet'in kendi kalesine golleriyle 6-1 yendi. Maçın Hikayesi'ni Sinan Yılmaz yazdı

Sinan Yılmaz Sinan Yılmaz
Maçın Hikayesi: Oyuna ve Muslera'ya Dönüş

Geçen haftaki yazımda Sergen Yalçın'ın derbide top oynamak istediğini, Fatih Terim'in de ona izin verdiğini yazmıştım. Halbuki bu sezon boyunca söylediğim şey şuydu: "Bu ligde set oyununu, topu oynamayı en iyi bilen takım Galatasaray." 

İlk 11'i gördüğümde hele en uçta Babel de olduğunda, Galatasaray'ın tam da böyle rahat bir galibiyet alacağını tahmin ediyordum. Beklenen şekilde set oyunlarından doğan goller de gecikmeden geldi. 

Galatasaray adına üzücü olan, bu oyunun yaratıcısı olan Fatih Terim'in, kendi oyununa güvenmemesiydi. Fenerbahçe'yi bu oyunla yenemeyip, Rangers'a da elenince gemileri yakmış, "Regista'm Seri'm yok" demiş ve Etebo ile daha defansif düzenlere dönmüştü. Etebo'nun ilk 11 başladığı Kasımpaşa ve Alanyaspor maçlarında çok daha kötü oyunlarla kaybeden Galatasaray, daha sonra tekrar 'top oynayabilen' kadrosuna dönüş yapmıştı ve tekrar liderliğe yükselmişti.

Şunun şurasında 2 hafta öncesine kadar Galatasaray bu ligde liderdi. Nitekim ilk büyük maçta Terim yine kendi oyununa güvenmek yerine Etebo'ya ve savunma yapmaya döndü, topu ve oyun gücünü bıraktı, nihayetinde Beşiktaş'a da bu şekilde kaybetti. 

Etebo Galatasaray'ın ağırlık merkezini yaklaşık 30 metre daha geri çektiği gibi, Galatasaray'ın daha iyi savunma yapmasını da sağlamıyor. Öte yandan Etebo'suz kendi oyunuyla Galatasaray en azından çok daha iyi hücum yapabiliyor, hatta diyorum ya set oyununu en iyi Galatasaray yapabiliyor. Tabi Oğulcan ve Emre Kılınç gibi ön alan baskısı daha iyi olan isimler de olsa, bu oyun daha etkili de oynanıyor ve bunlar olmadığında rakiplere geçiş izinleri de verilebiliyor.

Ama Feghouli, Belhanda, Arda aynı anda sahada olunca bir de en uçta top tutabilen bir santrfor olunca işler çok kolaylaşıyor. Feghouli, Belhanda ve Arda üçlüsü tabi savunma anlamında da sorunlar yaratan isimler, Göztepe galibiyetinde de bu geçişlere verilen izinler dikkat çekmişti ama o zaman Akbaba yerine Kılınç gibi, bir kenarda Oğulcan gibi isimlerle onlara denge de kazandırılabilir. En uçta Babel'in topu daha iyi saklayıp tutabilmesi de, bu Feghouli-Belhanda-Arda üçlüsünü taşımak için bir avantaj.

Diagne gol atmayı Babel'den çok çok daha iyi bilen, gol hissi çok kuvvetli bir santrfor. Öte yandan Babel ise şu 6 atılan maçta bile tek gol atamadı ama Babel, sırtı dönük mükemmel pivotluk yaptığı için kendi atamasa da çevresindekilere attırıyor ve oyunun oynanmasını sağlıyor. Hafta sonu Diagne cezasını bitirip dönmüş olsa bile ben yine Babel'in santrforda başlayacağını düşünüyorum. 

Son olarak bu maçta Muslera'nın dönmesi ve sahalara döndüğü gibi performansı da sevindirici oldu. Birebirlerde yine kendine has kurtarışlarını yaptı ve düşünüldüğü gibi ritim tutmak adına çok beklemeyeceğini gösterdi. Bu da Galatasaraylılar için galibiyet kadar sevindirici olmuştur.

GÜNÜN ÖNEMLİ HABERLERİ

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya