SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....

Az bilinen hikaye: Zubizarreta

“Futbolda tüm sevaplar forvetlere, tüm günahlar da kalecilere aittir” derken kendi kariyerinin özetini de kendisi çıkarmıştı. Zubizarreta, erişilmesi imkansız bir hikaye bıraktı.

Didem DİLMEN Didem DİLMEN
Az bilinen hikaye: Zubizarreta

80’lerde sokakta oynanan futbol maçlarında zorla kaleye geçirilmenin tek iyi tarafı vardı; top geldiğinde “Zubizarretttaaaa” diye bağırarak direklere doğru atlayıp dizleri asfaltta parçalamak.

Bugünün modern anne babaları için korkunç bir fikir olsa da bir zamanlar kabuk bağlayan dizler çocukluğun şövalyelik nişanıydı.

Sokakların kahramanı Andoni Zubizarreta, 1961’de, Arechavaleta’daki bir köyde doğacaktı, tabi o köyde o zamanlar bir sağlık ocağı bile olsaydı. Ondan doğum yeri Vitoria olarak geçer.

Belki o yıllarda sağlık hizmetleri pek gelişmemişti ama futbolcu avcıları oradaydı. Kasabanın takımı  Aretxabaleta’da futbola başladı ve henüz 18 yaşına girmeden Deportivo Alaves’e transfer oldu. Takım 2. Lig’deydi ama Andoni Zubizarreta 3. Lig’deki reserv takıma gönderilmişti. Oradan İspanya Milli Takımı’na alt yaş kategorilerinden davet alacak kadar büyük bir gelecek vadetti.

Athletic Bilboa da bu genç kaleciyi kaçırmadı ve Alaves’ten satın aldı.

O yıllarda Athletic’in kalecisi Jose Angel Iribar’dı, kaleye geçmek için onun başına bir şey gelmesi gerekiyordu ve 1981’de ilk fırsatını yakaladı. Atletic Bilbao’da profesyonel olarak kaleye geçtiğinde 19 yaşındaydı, daha doğrusu 20 yaş doğum gününe sadece 2 gün vardı ve teknik direktörün doğum günü hediyesiydi eldivenler… La Liga’da geçecek sonraki 17 sezonun ilk maçı olacaktı.

Fethedilecek bir kale daha vardı; Luis Arconada’nın İspanya kalesi… 1985’te yedekti, 1986 Dünya Kupası’nda birinci kaleci. Zubi, sakince ve sabırla bekleyen, ilk fırsatta kaleye geçip eldivenleri aldığında da bir daha ayrılmayan bir oyuncuydu.

1986’daki Dünya Kupası performansı sonrasında Barcelona yönetimi kasayı açtı, Bilbao ne isterse verilecekti ve İspanya’nın en iyi kalecisine imza attırılacaktı. 1986-1987 sezonunu İspanya liglerinde en az gol yiyen kaleci olarak tamamlayarak kendisi için ödenen her kuruşun değerine değer kattı.

Zubizarreta kurtarışlarını estetik atlayışlarla süslerdi (o dizler o yüzden parçalandı işte) ancak çok daha fazlası vardı. Geriden çok iyi bir oyun görüşü olduğu gibi hava mücadelelerini kolay kolay kaybetmezdi. Tam bir saha içi lideri gibi davranır, takımı en geriden en uca kadar ateşe verebilirdi. Barcelona'da ikinci kaptanlığını almasının ve yıllar boyunca taşımasının en önemli nedeni de karakteriydi.

Bunların hepsi Johan Cruyff gelene kadardı. Çünkü Cruyff’un istediği kalecinin ayakları ve tekniği iyi olmalıydı, oyun görüşü olması sayesinde oyun da kurabilecekti tabi eksiklerini tamamlarsa…

İkilinin ilk sezonunda Zubizarreta, Cruyff’un istediği noktaya gelene kadar yedek bekledi. Ondaki hırs o denli büyüktü ki Barcelona’nın kalesi ikinci kez fethedilmişti.

1994 Şampiyonlar Ligi Finali’nde maçın mutlak favorisi olan Barcelona’nın Milan karşısında aldığı 4-0’lık hezimetin günah keçisi ilan edildi. Hatta öyle ki final maçının ertesi günü takım otobüsüne bindiği sırada kendisine kulüp bulması söylenmişti.

Valencia’ya gitti, 4 sezon da orada forma giydi. Toplamda 50 bin dakikadan fazla süre ve 622 La Liga maçında 625 gol yedi sadece ki bu dünya tarihinde çok az kalecinin başarabileceği bir istatistikti; maç başına 1 gol.

Ama o 1998 Dünya Kupası’nda Nijerya’dan yediği golle İspanya’yı yakan adam olarak hatırlatıldı.

O gün Andoni Zubizarreta’nın kalecilik kariyerinin son günüydü, bıraktı, her şeyi…

“Futbolda tüm sevaplar forvetlere, tüm günahlar da kalecilere aittir” demiş ya, kendi kariyerinin özetini de kendisi çıkarmıştır Zubizaretta…

İspanya’nın 1980’lerdeki en büyük kalecisi oldu, hatta belki bugün pek çokları için İspanya’nın en büyük kaleci efsanesidir hala…

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya