SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....
HAVA DURUMU : İstanbul 7°C/ 20°C

Az bilinen hikaye: Martin Palermo

Futbolcular kazandıklarıyla, yetenekleriyle veya dünya futboluna bıraktıkları miraslarla hatırlanırlar. Martin Palermo ise olduğu haliyle unutulmaz...

Didem DİLMEN Didem DİLMEN
Az bilinen hikaye: Martin Palermo

Unutulmaz ve efsane futbolcular kitabının sayfaları sayısız isimle doludur.

En büyük kupaları kazananlar, bu kupaları defalarca kazananlar, sayısız ödül kazananlar; yani "kazananlar"...

Çalım yetenekleri, vuruş yetenekleri, oyunu okuma yetenekleri, koşu yetenekleri ile hafızalara kazınanlar; yani "yetenekliler"...

Futbolu değiştirenler, rakibini değiştirenler, dünyayı sırtına taşıyanlar; yani "futbola miras bırakanlar"....

Bir adam daha var, onun kendine ait bambaşka bir kategorisi var. O benzersiz olmayı seçti, farklı olmayı, ayrışmayı, kimsenin yapamayacaklarını yapmayı…

EL LOCO

Ona “El Loca” yani Çılgın lakabını boşa takmadılar.

7 Kasım 1973’te Arjantin’de La Plata kentinde dünyaya geldi Martin Palermo. İtalyan pasaportu olsa da Arjantinliydi. Estudiantes’ten Boca Juniors’a transfer olduğunda, efsanelere sahip olmak sanki genlerine işlemiş olan La Bombanera’nın gürültüsü, Palermo’nun kalp atışları olacaktı.

1997-2000 ve 2004-2011 tarihleri arasında Boca adına 236 gol atmasının elbette bu unvanı almasındaki payı büyük oldu. En kolay golleri kaçıran, en olmadık pozisyonları gole çeviren adam olarak tanındı.

Dünya tarihine ilk geçişi 4 Temmuz 1999’du, o tarihi unutabilirsiniz, o gün nerede ne yaptığınızı da… Martin Palermo ve Arjantinlilerse asla!

Martin Palermo, Arjantin Milli Takımı formasını 13 maçta giydi ve 9 gol attı ancak bunlar yerine, 1999 Copa America'da oynadıkları Kolombiya maçıyla hatırlanıyor.

Copa America grup maçı, Arjantin ile Kolombiya karşı karşıyadır. Paraguaylı hakem Ubaldo Aquino, maçta Kolombiya lehine 1, Arjantin lehine ise 3 penaltı çalar. Cordoba, Kolombiya'nın tek penaltısını gole çevirir. Arjantin için her üç penaltıda da topun başına Palermo geçer.

Palermo, ilk penaltıyı direğe nişanladı, ikincisini dışarı attı, üçüncü penaltıyı da kaleci Miguel Calero kurtardı. Bir penaltıyı kaçırmanın başka bir yolu var mı? İşte size hat-trick’lerin en imkansızı…

O gün, bir maçta en fazla penaltı kaçırmak diye Guinness Rekorlar Kitabı'nda bir madde açıldı, karşısına Martin Palermo diye yazıldı.

Arjantin 3-0 yenildi. Çeyrek finalde Brezilya'yla eşleşen Tangocular bu maçı da 2-1 kaybedip kupadan elendiler.

Şanssız mıydı?

2000’de İspanya’ya yola çıktı. Villarreal, Real Betis ve Alaves’te daha çok misafircilik oynar gibiydi.

İkinci imkansızı orada başaracaktı: 29 Kasım 2001'de, Kral Kupası maçında gol atan Palermo, tribün önündeki alçak bir duvara tırmandı. Oraya yüklenen Villarreal taraftarının ağırlığıyla duvar çökünce bacağını iki yerden kırdı. Feci bir kazaydı ancak sahalardan sadece 2 ay uzak kaldı.

Talihsizlik mi?

Zaten İspanya’nın havası suyu da bir garip gelmişti, misafirliği uzatmanın bir anlamı yoktu, ne de olsa “evim gibisi yoktur” derler. 2004’te Boca Juniors’a geri döndü, yani kalbinin attığı yere…

Yalnızca 31 yaşındaydı ve daha yapacak çok şey vardı… İmza atılacak yeni imkansızlıklar: 4 Ekim 2009'da 39 metreden Velez'e attığı kafa golü gibi…

Şans mı?

Şans, şanssızlık, kader, talihsizlik… Bunlar CV’lerini mail adresinize gönderip müsait bir pozisyon çıkar mı diye beklemezler, onları siz bulursunuz.

Martin Palermo, Kolombiya maçında ikinci ve üçüncü penaltı atışını kullanmayabilirdi. Velez maçında kafasıyla kaleye doğru topu göndermeyi tercih etmeyebilirdi. Ve evet, kimse o duvarın çökeceğini tahmin edemezdi ama sırf alçak diye bir duvara tırmanılmaz ki…

Martin Palermo, Haziran 2011’de futboluna noktayı koydu. Hem kendi gözyaşları hem de La Bombonera’yı dolduran, Boca’ya gönül vermiş taraftarların gözyaşlarının eşliğinde. Ve o tarihten itibaren, River-Boca maçlarının boynu bükük kaldı…

Kolay golleri kaçırıp sadece fizik kuralları ile açıklanabilecek pozisyonlarda ağları sarstınız diye kimseye Ballon D'or vermezler.

Ama sol yanındaki kalbinde mangal tütüyorsa bir adamın, bize de 2011’de formasını çıkartıp futbolu bıraktığında nemli gözlerle gidişini izlemek düşer.

Çünkü, bilirsiniz, hem de adınız gibi, onun gibisi bir daha gelmeyecektir.

Bazı insanları, benzersizlikleri için seversiniz, bambaşkalıkları…

Yani, unutamadıysak, suç bizim değil ki…

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya