SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....

BEŞ: Canavar, doktora, rock yıldızı, tercüman, çamaşır sepeti

BEŞ - MÜDAVİMLER | 07.10.2020 10:42

Jose Mourinho'nun başarıları bir tarafa, gariplikleri de başlı başına inceleme konusudur. Tercümanlıktan dünyanın en etkili adamına dönüşmesine, en ilginç BEŞ Mourinho hikayesi..

Didem DİLMEN Didem DİLMEN
BEŞ: Canavar, doktora, rock yıldızı, tercüman, çamaşır sepeti

 

Jose Mourinho’ya dair bu sayfalarda eminiz çok şey yapmışızdır. Ancak sanmıyoruz ki elimizdeki malzemeler bitmiş olsun.

Bitecek gibi de değil…

BEŞ’te her hafta futbolun hikayelerini derliyoruz. Bu bölümde ise Mourinho’yu konuk etmek istedik ve kendisi hakkında en acayip hikayelerden BEŞ’ini seçtik.

Malzemelerimiz bitti sanmayın, ileride bir Mourinho BEŞ’i daha yapacak kadar kumbaramız dolu…

1- CANAVAR

Jose Mourinho 2000’de Benfica’da teknik direktörlüğe başladı ve kısa bir süre Leiria’yı çalıştırdıktan sonra 2002’de Porto’nun başına geçti. “Portekiz Ligi’nde iç sahada maç kaybetmemiş teknik adam”dı… Ancak bu durum öyle fazla uzun sürmeyecekti.

23 Şubat 2002’de, 9 kişi kalan Porto, evinde Beira’ya 3-2 ile mağlup olurken, Mourinho iç sahada ilk kez yeniliyordu. Mourinho’nun yenilmezlik serisi sona ermişti.

O gün böyle düşünenler çok yanıldılar çünkü 23 Şubat 2002 sadece bir başlangıçtı…

9 yıl, 150 maç, 4 takım; Porto, Chelsea, Inter ve Real Madrid’in başında Mourinho liglerde evinde mağlubiyet almıyordu…

9 yıl sonra, 2011’in Nisan ayında, Sporting Gijon, Santiago Bernebau’da Real Madrid’e karşı, Mourinho’nun liglerdeki 151. iç saha maçında 1-0 galip geldi.

2011’de Real Madrid’i yenen Sporting Gijon’un teknik direktörünün kim olduğunu hatırlıyor musunuz?

Ne Alex Ferguson’lar, ne Mancini’ler, ne Pellegrini’ler denediler, hiçbirinin yapamadığını Manuel Preciado yapmıştı.

Preciado, tüm kariyerinde iki kez dünyanın en çok konuşulan adamı oldu, biri Mourinho’yu yendiğinde, diğeri 6 Haziran 2012’de Villarreal’in yeni teknik direktörü olarak ilk basın toplantısından bir gece önce kaldığı otel odasında kalp krizi geçirip bu dünyaya veda ettiğinde…

Mourinho sonradan iç sahada çok yenildi, ama hiç kimse Preciado’nun yerini dolduramadı.

2- DOKTORA

Jose Mourinho ise hiçbir zaman iyi bir futbolcu olamadı. Tüm hevesine rağmen futbol hayatı erken bitti. Üniversiteye gidip Spor Bilimleri üzerine okudu, dersler verdi. İçindeki futbol tutkusunu ise teknik direktörlük kursları ile tatmin etmeye çalıştı.

Annesi Julia Maria'ya göre, Jose Mourinho küçük yaşlardan beri mükemmeliyetçi bir karaktere sahipti. İlkokulda düzgün ve anlaşılır bir defter tutmak için tüm kalemlerini, boyalarını ve cetvellerini yanında taşırmış.

Futbolda bir geleceği olmayacağı anlaşılınca annesinin isteği üzerine işletme fakültesine kayıt yaptırdı. Ancak futbolsuz bir hayatta mutlu olamayacağını anlayınca, ertesi gün kaydını sildirdi. Yine de eğitimine devam etti, ama kendi seçtiği yolda... Jose Mourinho'nun Lisbon Teknik Üniversitesi'nde psikolojik eğitim, spor üzerine lisans eğitimi ve futbol üzerine doktorası var.

Inter'le anlaştıktan kısa bir süre sonra muhabirlerle yaptığı bir sohbette, 3 hafta içerisinde İtalya'da yaşamak ve çalışmak için yeterli olacak kadar İtalyancasını geliştirdiğini söylemişti.

3- ROCK YILDIZI

Mourinho'nun kariyerindeki en büyük başarılarından biri basınla kurduğu ilişki oldu. Çalıştığı her ülkede basına iyi malzeme vermeyi bildi.

2011 yılının son ayında, dünyaca ünlü müzik dergisi Rolling Stone'un İspanya versiyonu Jose Mourinho'yu "yılın rock yıldızı" seçti. Dergi 2011 Aralık sayısının kapağında Jose Mourinho illüstrasyonu ile çıktı.

Rakip takım teknik direktörlerinin sempatisini kazanamadı ama birlikte çalıştığı futbolcularda ise hep hayranlık uyandırmayı başardı. Wesley Sneijder, Karim Benzema, Deco, Cristiano Ronaldo ve Zlatan İbrahimoviç gibi yıldız isimlere göre, Mpurinho, dünyanın en iyi teknik direktörü olmasının yanı sıra, harika bir adam...

Tüm bu ilginç özellikleri ve saha içerisindeki taktiksel dehası, Jose Mourinho'yu futbol dünyasının en önemli karakterlerinden biri haline getirdi. Ancak Mourinho'nun bile çekindiği bir isim var: Dünyanın en etkili dokuzuncu insanı seçilmesinin ardından görüşlerini soran İspanyol medyasına şu cevabı vermişti:

"Evde sözüm geçmiyor, acaba eşim listenin kaçıncı sırasında?”

4- TERCÜMAN

Mourinho, Bobby Robson'ın tercümanlığını yapıyordu. Robson, bu genç Portekizli'nin fikirlerini ve bakış açısını keşfedince Mourinho'yu yardımcı antrenör yaptı ve kariyerini baştan yazdı.

Mourinho ile Robson, efsane teknik adam Porto’da görev yaparken tanıştılar. Robson, Barcelona’dan teklif aldığında yanında Mourinho’yu da götürdü. İlk başlarda herkes Mourinho’yu tercüman sanıyordu. Oysa değildi.

İkili Porto’da çalışırken Mourinho, Robson’ın her kararını sorgular, her dediğinin nedenini sorar, hiçbir tecrübesi olmaksızın kendi fikrini söylerdi. Bu durum normalde bir teknik adamın odasından kovulmasıyla sonuçlanması gerekirken Robson, Mourinho’yu dinliyordu. Bir süre tercüman olduğu kadar birinci yardımcısı haline gelmişti.

Barcelona’ya giderken aslında yönetim Robson’ın önüne uzun bir liste koymuştu, hepsi önemli futbolculardı ve antrenörlük yapıyorlardı. Bobby Robson ise Mourinho’yu istedi.

Mourinho, Robson’ın cümlelerini çevirirken kendi fikirlerini katardı, Robson da bunu bilirdi ve hatta Mourinho’yu yüreklendirirdi. Hiç futbol oynamamış Jose Mourinho’nun teknik direktörlük kariyeri, Bobby Robson tarafından şekilllendirildi.

5- ÇAMAŞIR SEPETİ

Yıl 2005, Chelsea ile Bayern Münih, Şampiyonlar Ligi’nde karşı karşıya geliyorlar. Jose Mourinho cezalı, takımının başında maça çıkamıyor.

Şimdi bunlar bildiklerimiz… Gelelim sonradan öğrendiklerimize…

5 Nisan 2005’te Stanford Bridge Stadı’nda oynanacak maçtan 6 saat önce Jose Mourinho stada gelir. Kimse görmeden soyunma odasına girer ve orada bulduğu bir köşede maç saatine kadar saklanıp bekler. Oyuncular soyunma odasına giriş yapınca kapılar kilitlenir ve Mourinho taktiklerin üzerinden geçip oyuncularına direktifler yağdırmaya başlar.

Takım sahaya çıkar, yardımcısı o gün aslında 16 derece ve İngiltere standartlarında ılık olan havada kalın bir bere takmaktadır çünkü Mourinho soyunma odasındaki televizyondan maçı izlemekte ve Faria’ya taktiklerini ve müdahalelerini ulaştırmaktadır.

Bu durum UEFA’nın 4. hakemi tarafından anlaşılır, Faria uyarı alır. Bu defa kaleci antrenörü Silvinho Louro, soyunma odasına girip çıkmaya, her defasında elinde kağıtla Mourinho’nun notlarını Faria’ya getirmektedir.

Maçın bitimi yaklaşınca Mourinho, önceden anlaştığı temizlikçiyi odaya çağırır, terli formaların bulunduğu çamaşır sepetinin dibine gizlenir, üzerini kirli çamaşırlarla örterler ve stat dışına kadar sepetin içinde çıkar.

Chelsea, Bayern Münih’i 4-2 yener.

Olayı ortaya çıkaran İngiliz Times gazetesi, UEFA’ya haberi yayınlayacaklarını, bir demeçleri olup olmadığını sorar ve UEFA yetkilisi şöyle der: “Bu konuyu unutalım artık!”

 

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya