SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....

BEŞ: Schumacher, Stumpf, Falko, Kuntz, Aumann

BEŞ - MÜDAVİMLER | 04.11.2020 10:07

Ülkemizde forma giymiş en unutulmaz Alman futbol efsaneleri, kuşkusuz Toni Schumacher ile başlar ve Falko-Stumpf ikilisi, Aumann ve Kuntz'a kadar ulaşır.

Didem DİLMEN Didem DİLMEN
BEŞ: Schumacher, Stumpf, Falko, Kuntz, Aumann

Ülkemizde forma giymiş pek çok ülkeden yabancı futbolcu var, öyle ki hiç transfer yapmadığımız ülkeleri saymaya kalksak daha kısa sürer.

Ancak Alman futbolcuların bıraktıkları izler, biraz daha özeldir.

Bugün Podolski, yakın dönemde Mario Gomez ve Fabian Ernst, elbette acıklı hikayesiyle Robert Enke ve daha pek çok isimi ardı ardına sıralamaya başlayabiliriz ve bize ayrılan yere sığmayız. 

Gelin biraz daha gerilere gidelim, hafızalarımızı tazeleyelim. 

Sizleri geçtiğimiz yüzyılın sonlarına doğru bir yolculuğa çıkarıyoruz, en unutulmaz Alman futbolculardan BEŞ’ini hatırlamaya davet ediyoruz.

1- TONI SCHUMACHER

Ne sadece bir futbolcu ne de kaleciydi… O güne dek Türkiye’ye transfer olmuş en kariyerli futbolcu olmasının ötesinde, kendi zamanının ikon haline gelmiş nadir isimlerinden biriydi. Almanya ve kaleci denince, Manuel Neuer gelmez akıllara, elbette yaşınız Toni Schumacher’i izlemeye yettiyse.

1980 Avrupa Futbol Şampiyonu ve 1982 Dünya Kupası’nda Almanya’nın kalesindeydi. 1988’de Fenerbahçe’ye geldiğinde, ilk maçına TSYD Kupası’nda Beşiktaş’a karşı çıktı. O dönemki adıyla 1. Lig’de, Rizespor deplasmanında ilk kez kaleye geçerken, kaptanlık bandını da almıştı.

Fenerbahçe o sezon 103 golle şampiyon olurken, Toni Schumacher 35 maçın 15’inde kalesini rakiplere kapatıyor, sarı lacivertliler en az gol yediği sezonu da yaşıyordu.

Ertesi sezon yakalandığı hastalık, uzun süre sahalardan uzak kalmasına neden oldu, 1991’de de fiili olarak futbolu bıraktı. İnönü Stadı ve İzmir Atatürk Stadı’nda düzenlenen iki jübile maçıyla, aslında daha uzun yıllar forma giyebilecekken kariyerine nokta koydu.

2- REINHARD STUMPF

Namı diğer Ayıboğan! Galatasaray taraftarları Stumpf’a bu lakabı takmışlardı. Hakkı da vardı, devasa bir adamdı.

Stumpf’u Galatasaray’a getiren isim, efsanevi alman teknik adamlardan Karl-Heinz Feldkamp’tı. Kariyerinin ilk kupasını, Kaiserslautern’de Feldkamp’la kazanan Stumpf, Galatasaray’da 2 lig ve bir Türkiye Kupası şampiyonluğu yaşadı.

Sert bir oyuncu olmasıyla hatırlansa da Stumpf’un asıl öne çıkan özelliği rakip geçirmezliğiydi. Kendi döneminin stoperlerini tamamen yansıttığını söyleyebiliriz.

Stumpf, Galatasaray’dan sonra Köln’e gitti ve bir Bundesliga şampiyonluğu da orada yaşadı.

Reinhard Stumpf, Galatasaray’a ikinci kez Eric Gerets’in yardımcısı olarak geldi. 2007’de sadece 2 maçlığına Gençlerbirliği’nin teknik direktörü olarak sahaya çıktı ancak galibiyet elde edemedi.

O yılların futbol takipçileri için Stumpf denince arkasından hemen bir isim daha söylenir: Elbette Falko Götz.

3- FALKO GÖTZ

Falko Götz aslen Doğu Alman’dı ve Dinamo Berlin forması ile futbola adım atmıştı. Takımı ile Avrupa Kupası’nda oynadıkları partizan maçında kırmızı kart gördükten sonra stattan kaçması, Belgrad’daki Batı Almanya Konsolosluğu’na gidip iltica etmesi, filmleri aratmayan bir senaryodur.

Ancak elbette Dinamo Berlin, ülkeden kaçan futbolcusunun sözleşmesini fesh etmeyecekti, FIFA da Falko’ya 1 yıl ceza verecekti. Ancak kaçışından tam 365 gün sonra, 3 Kasım 1984’te Bayer Leverkusen formasıyla sahalara geri dönecekti.

1988’de Leverkusen ile Avrupa Kupası şampiyonluğuna ulaşan Falko Götz, 1992’de Galatasaray’a transfer oldu.

Stumpf ile birlikte Galatasaray’ın o dönemki başarılarında önemli rol oynamış olmalarının dışında, futbol hafızamıza da isimlerini kazımışlardı.

4- STEFAN KUNTZ

Ülkemiz futbol tarihinde en unutulmaz Alman futbolculardan biri de Stefan Kuntz’du.

Beşiktaş’a transfer olduğunda Bundesliga’nın gol kralı unvanıyla İnönü’ye adım atmıştı. Ondan beklentiler de çok yüksekti. Almanya’da o denli büyük bir popülaritesi vardı ki sırf Kuntz’u izlemek için İstanbul’a turlar düzenleniyordu.

Stefan Kuntz, saha içinde ve attığı gollerle beklentilerin altında kaldı. Ancak muhtemelen o yıllarda İnönü Stadı’nda maç izlemiş olanların kulaklarında bugün bile Kuntz tezahüratları yankılanıyordur.

Unutulmaz Rosenborg eşleşmesinin rövanş maçında 3-1 kazanmasına rağmen elenen Beşiktaş’ın saha içindeki yıldızı oluşu, Kuntz’u efsaneler arasına yazdırmıştı.

Christoph Daum’un isteğiyle transfer edilen Kuntz, Daum’un gönderilmesiyle takımdan ayrıldı.

5- RAIMOND AUMANN

Bayern Münih’e altyapıdan transfer olan Raimond Aumann, ilk kez A takıma çıktığında dördüncü kaleciydi. 2 yıl sonra ise ilk 11’deydi.

Bayern Münih ile 6 Bundesliga şampiyonluğu yaşamıştı. 1992’de peşine düşen sakatlıklarla boğuşurken, Fenerbahçe’de futbolu bırakan Toni Schumacher, onun yokluğunda 6 maç için Münih’e getirilmişti. Ancak süreç iyi gitmiyordu. Kendi neslinin dünyada en iyi kalecilerinden biri olan Aumann, 1994’te kaleyi Oliver Kahn’a devretti ve Münih’ten ayrıldı.

Christoph Daum’un araya girmesiyle Beşiktaş’a transfer olmuştu, ilk sezonunda kalitesini ortaya koymuştu. 1994-1995’te gelen şampiyonluğun mimarlarındadı.

Daha önünde muhtemelen birkaç yıl daha vardı, kalesini korumak için... Ancak sakatlıklar yine peşindeydi ve Rosenborg’a elenmenin ardından Beşiktaş’tan ayrıldı ve futbolu bıraktı. 

Bıyığı, şapkası ve kalesindeki duruşuyla, Aumann tam anlamıyla bir 90'larda futbolunun klasiğidir.

 

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya