SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....
HAVA DURUMU : İstanbul 7°C/ 20°C

BEŞ: Golcü, Onüç, Orta, Direktör, Kask

BEŞ - MÜDAVİMLER | 01.01.2020 14:36

Tarihin gördüğü en inanılmaz 5 kalecinin hikayesi, 5 filozofun, 5 sıra dışı adamın, 5 karakterin hikayesi

Didem DİLMEN Didem DİLMEN
BEŞ: Golcü, Onüç, Orta, Direktör, Kask

Futbolun en sıra dışı adamları, en akıllıları, geriden oyunu okuyanları ve biraz da filozofları...

BEŞ’te bu hafta tarihe damga vuran 5 kalecinin hikayesi var.

1- GOLCÜ: Rogerio Ceni

Tarih boyunca golcü kaleciler gördük, hatta gol atan kaleciler adında nefis bir liste de var. Öte yandan tarihin en golcüsü, santrforlarla yarışan Rogerio Ceni’nin hikayesi filmlere konu olur.

24 yılda 1256 maçta 131 gol attı, bu sayıya ulaşabilmiş santrfor yok. Bayrak adamı olduğu tüm kariyeri boyunca formasını giydiği Sao Paulo’nun değil, tüm dünyanın efsane golcüleri arasına girdi. Dünyanın tüm golcü kalecileri arasında kendisine ayrı bir yer edindi, ilk akla gelen isim oldu.

42 yaşına kadar futbol oynamaya devam eden ve futbola başladığı forma veda eden Ceni, futbol romantiklerinin bir numarası oldu, hem mecazi hem gerçek anlam. Gollerine 5 Şubat 1997’de Paulista liginde Uniao Sao Joao’ya karşı serbest vuruştan kaydettiği gol ile başladı.

Kariyerinde toplam 131 gole ulaştı, futbol tarihinin en golcü kalecisi ünvanının sahibi oldu. Penaltı, serbest vuruşlardan attığı goller, Ceni'yi unutulmaz efsanelerden birine dönüştürdü, öyle ki kaleciliğinin önüne geçti. Ceni nasıl bir kaleciydi diye sorsak hatırlayan bulamayız...

5 kez bir maçta iki gol atmayı başardı; bir tek Jose Luis Chilavert’in hat-trick yapan tek kaleci apoletini ele geçiremedi.

Öte yandan aynı maçta hem penaltı atıp hem de penaltı kurtaran tek kaleci yine Rogerio Ceni’ydi.

24 Kasım 2013'te, Botafogo maçında, Sao Paolo formasıyla 1117. maçına çıktı, brezilya futbol tarihinde, tek kulüpte en fazla forma giyen futbolcu oldu. Rekorunu aldığı büyük efsane Pele'ye saygısıyla, yıllarca Sao Paolo kalesinde giydiği 01 numaralı forma yerine sırtında 10 numaralı forma ile çıktı.

2- ONÜÇ: Asmir Begovic

2013’te Stoke City kalecisi Asmir Begovic, Southampton maçının henüz 13. saniyesinde topu karşı yarı sahaya doğru gönderdi. Yerde seken top, Artur Boruc'un da önde olmasını fırsat bilip kaleye girdi.

Boşnak kaleci Asmir Begovic, Schmeichel, Howard, Fridel ve Robinson'un ardından, Premier Lig tarihinde gol kaydeden 5. kaleci oldu. 13. saniyede gelen gol, Begovic'i, Premier Lig’in en hızlı 5. golcüsü olarak yazdı.

Asmir Begovic'in, Southampton maçı sonrası yaptığı açıklama ise, böylesi bir pozisyonda bir kaleciyi ancak başka bir kaleci anlar dedirtiyor: "Golden sonra sevinmek içinden gelmedi çünkü Boruc'un kendisini ne kadar kötü hissettiğini tahmin edebiliyordum"

Sezon sonunda Begovic’in maçın 13. Saniyesinde 91.9 metreden attığı gol, Guiness tarafından dünyanın en uzaktan atılan golü ilan edildi. Begovic, "Harika hissediyorum. Bu rekora sahip olduğum için onur duyuyorum. Ama o vuruşu yaparken golü düşünmemiştim. Bir rekor denemem yoktu. Ancak bunun keyfini çıkartacağım."

3- ORTA: David James

Futbolda taktiksel oyuncu değişikliklerinin kullanılmasının tarihi üzerine bir kitap yazılsa, kalecilerin bu amaçla kullanımı başlığının altında pek fazla madde olmaz. Ancak işin aslı şu ki, en dahice değişiklikler bu sayfada yazacaktır.

2014 Dünya Kupası’nda, Hollanda teknik direktörü Louis Van Gaal’in, Kosta Rika karşılamasının penaltılara gitmesine saniyeler kala Jasper Cillessen’in yerine Tim Krul’u oyuna alıp kaleci değişikliği yapması, Krul’un 2 penaltı kurtararak tarihin en unutulmaz penaltı performanslarından birine imza atması güzel bir örnek olsa da, daha dahiceleri de yapıldı.

Futbol tarihinin en golcü kalecilerinden biri olan Jorge Campos’un 1990’ların ortasında Cruz Azul ve Atlante’de oynarken, son dakikalarda yerine kaleci alınıp Campos’un orta sahada ve hatta santrfor pozisyonuna geçiş yapması, alışılmış bir görüntüydü. Elbette söz konusu “golcülüğü ile nam salmış bir kaleci” ve Meksika, Brezilya gibi “futbol sahalarında görebileceğiniz hiçbir şey sizi şaşırtamaz” ülkeleri olunca, Campos’un yedek santrforluğu enfes bir hikaye olarak anlatılır.

Peki ya, aynı oyuncu değişikliği İngiltere Premier Ligi’nin dev takımında üstelik gol atmışlığı olmayan bir kaleci ile yapıldı desem? Şimdi biraz daha ilgi çekici oldu başlık sanırım…

Tarih 15 Mayıs 2005, İngiltere Premier Ligi’nde Avrupa kupaları vizesi arayan Manchester City, Middlesbrough karşında 88. dakikaya 1-1 berabere giriyor.

Teknik direktör Stuart Pearce, oyuncu değişikliğine gidiyor. Çıkan oyuncu, orta sahadan Nicky Waever, giren oyuncu kaleci Claudio Reyna. Manchester City kalecisi David James, şaşkın bakışlar altında kenara geliyor ve kaleci kazağını çıkartıp kendi ismiyle hazırlanmış 1 numaralı normal formayı sırtına geçiriyor.

Oyun başladığında James orta sahadan aldığı topla ceza sahasının çizgisi üzerinde topla dans etmeye başlıyor. Şaşkınlığı üzerinden atamayan Middlesbrough cephesi içinse kalan süre ne olduğunu anlamaya çalışarak, adeta yarı koma halinde geçiyor.

O maçta Middlesbrough teknik direktörü olan Steve McLaren, “Gözlerime inanamadım” diye anlatıyor o günü, “inanılır gibi bir şey değildi. Son düdük çaldığında, Stuart Pearce’ın dehasının farkına vardım. Bunu planlamış olması muazzam bir şeydi”

4- DİREKTÖR: Edwin Van Der Sar

Hollanda’nın güneyinde, Noordwijk kentinin mütevazi ve küçük bir takımının altyapısından, Louis Van Gaal’in dikkatini çekmek düşünebileceğinizden daha zor bir iş... Edwin van der Sar bunu başardı… Ajax’ın altın jenerasyonunun kalesini henüz 20 yaşında ele geçirdi, bu sadece kendi neslinin en iyilerinden biri olma yolunda başlangıçtı. 9 yıl boyunca Ajax’la kazanmadık kupa bırakmadı. Elbette Sir Alex Ferguson kapısına adamlarını dikmişti. Kaçmasına izin vermeyeceklerdi güya da nasıl olduysa Edwin Van der Sar, yolunu İtalya’ya Juventus’a çevirdi ve siyah beyazlıların ilk yabancı kalecisi oldu.

Henüz İtalya’daki ikinci sezonundaydı. Parma forması giymekte olan ve orta sahadan cayıp sonradan kaleye geçme, Gianluigi Buffon adında kimsenin tanımadığı gencecik bir adam çıktı ortaya. Bir kaleci için ödenen en yüksek bonservis rekoru karşılığında Juventus’un kapısından içeri adım attı, Edwin van der Sar da ertelediği İngiltere biletinin tarihini belirledi. Van der Sar’ın uçağı önce Londra’ya iniyordu, Fulham tesislerine…

Manchester United’da, jeneriklerin adamı, efsanelerin idolü, Peter Schmeichel’ın ayrılması söz konusuydu. Sir Alex, Van der Sar’a bir kez daha gitti. Bu kez elinden kaçmasına izin vermeyecekti.

6 yıl Manchester United’ın kalesinde bekleyen Edwin Van Der Sar, 2008-2009 sezonunda, 1311 dakika kalesinde gol görmedi ve bu alanda dünya rekorunu ele geçirdi. 2 farklı takımla Şampiyonlar Ligi şampiyonluğuna uzanan çok az sayıda kaleciden biri oldu. Tüm kariyerinde 25 kupa kaldıran, futbolun en uzun boylu futbolcularından Edwin Van der Sar, 2011’de Barcelona ile oynadıkları Şampiyonlar Ligi finalini kaybettikten 3 gün sonra emeklilik kararını açıkladı.

Futbolu bıraktıktan sonra verilebilecek en sıra dışı kararla çıktı karşımıza...

Edwin Van Der Sar’ı, kulübede görmeyi bekleyenler yanıldı; dedik ya, sıra dışı bir adam… O Ajax’ın pazarlama direktörü...

5- KASK: Petr Cech

Viktoria Plzen altyapısından yetişen, Sparta Prag ve Rennes'de forma giyen Çek kaleci Petr Cech, İngiliz ekibi Chelsea'nin radarına takıldı. Cuducini'ye iyi bir yedek arayan maviler, 7 milyon pound bonservis bedeli ile, kulüp tarihinin en pahalı kalecisini İngiltere'ye getirdiler.

Ancak daha sezon başlamadan, Cuducini sakatlandı. Mourinho, Petr Cech'i kaleye koydu. Yedek olarak alınan Cech'in yeni evi, Chelsea'nin kalesi olmuştu.

2004-2005 sezonunun ilk maçında Manchester United karşısında kaleye geçen Petr Cech, aradan geçen süre zarfında onlarca ödül topladı, çok ağır bir sakatlık geçirdi, kupalara uzandı, talihsiz goller yedi... 10. sezonunda 300. Premier Lig maçına çıktığında ise, arkasında, onu ilk maçında kaleye koyan Jose Mourinho vardı...

2006-2007 sezonunun hemen başında, 14 Ekim 2006'da Premier Lig'de Reading karşılaşmasında Stephen Hunt ile çarpışan Petr Cech, kelimenin tam anlamıyla ölümden dönmüştü. Kafatasında oluşan çatlak nedeniyle, acilen ameliyata alınan Cech, 3 aylık bir tedavi sürecinin ardından, mucizevi bir şekilde kalesini geri aldı. Ancak bu kez, başında, rugby oyuncularının kullandığı kasklardan vardı.

Kafatasındaki çatlak tedavi edilmiş olsa da Cech'in kemikleri artık eskisi kadar dayanıklı değildi ve en ufak bir çarpışma hayatını riske sokacaktı. Bu nedenle, Cech kariyerinin sonuna kadar bu kaskı takmak zorundaydı.

Cech'in kaskı, Çek kalecinin ayrışan bir özelliği haline geldi. Zihinlerde Cech denince hep aynı fotoğraf canlanacak; kalesinin önünde başındaki kaskıyla...

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya