SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....

SÜPER LİG PANORAMA: Özeleştiri

Her şeyi ve herkesi eleştirebilirsiniz, elbette önce kendinize karşı özeleştirinizi yapmayı unutmadıysanız. Çünkü asıl cevap başkalarında değil sizde.

Didem DİLMEN Didem DİLMEN
SÜPER LİG PANORAMA: Özeleştiri

Süper Lig’de Galatasaray’ın bay geçtiği haftada üst sıraların tek kazananı Alanyaspor oldu. Başakşehir’in de Gaziantep’e karşı aldığı mağlubiyet, şampiyonluk adaylarının yollarının ne kadar çetrefilli olduğunu gösterdi.

Trabzonspor, Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın ise gol yeme sorunlarına çözüm bulamazken atmakta çok zorlandıkları performansları kimse için iç açıcı olmadı.

Her şeyi ve herkesi eleştirebilirsiniz, elbette önce kendinize karşı özeleştirinizi yapmayı unutmadıysanız…

Süper Lig’de 12. Haftanın panoraması başlıyor.

DÖNMEYEN TOPLAR

Trabzonspor, Abdullah Avcı yönetiminde daha disiplinli ve takım halinde oynayan bir yapıya büründü. Ancak son haftalarda dikkat çeken pozisyon ve gol sorunu Kayserispor maçında daha da görünür hale geldi.

Zor pozisyona giriyor ve golü yeterince denemiyorlar. Orta sahada sürekli paslaşarak topu kontrol edebilseler de forvetlere aktaramıyorlar. Bunun en net göstergesi Ekuban’ın maçın en az topla buluşan ismi olmasıydı.

Forvetler topla buluşamadığında hücum orta saha oyuncularının şut denemesini beklersiniz ancak Abdülkadir Ömür ve Abdülkadir Parmak bile kaleye çok uzak oynuyorlar, rakip ceza sahasına girmiyorlar.

Uzaktan hücum etmek, pozisyon yaratılmasını engelliyor. Kenar ortaları da yeteri kadar denenmeyince gol atma şansınız tamamen ortadan kalkıyor. Üretmeden pas yapmanın hiçbir takıma faydası olmuyor.

Yapılan değişiklikler de çok fazla etkili olmadı. Aslında sorunun temelinde oyunu geriden kurma çabası yatıyor. Kaleden, stoperlerden ve merkez orta sahadan kurulmaya çalışılan oyun, kanatlar ve hücum ile merkez arasındaki boşlukta eriyip gitti. Set hücumu kurulamaması, top kayıpları gibi etmenler dönen top şansını da Trabzonspor’un elinden aldı.

Keza Kayserispor da etkisiz bir oyun ortaya koysa da en azından golü denediklerini, kaleye yaklaşmaya çalıştıklarını söylemek gerekiyor. Çok zayıf bir takım olarak kalmaları, olası bir galibiyetin de önünü kesen şey oldu.

KOLAY ÇÖZÜLEBİLİR OLMAK

Erol Bulut’un Yeni Malatyaspor’u çalışmadığı ya da bu takımın bir planı olmadığı yorumlarına katılmıyorum. Elbette bir plan var, en azından vardı. Ancak oyunun dinamik gidişatı içerisinde esneklik, ani plan değiştirme, çabuk müdahale ve rakibin oyununa karşı hızlı çözüm üretme konusunda eksik kaldığını söylerseniz, işte buna katılırım.

Eğer bu mağlubiyeti hocaya yazacaksak, 0-0 iken oynayacağı planı 2-0 yenikken hala yapmaya çalışması ve rakip zaten önlem almışken çıkış yolu üretmemiş olması üzerinden Erol Bulut’u eleştirebiliriz.

Ancak bundan önceki haftalarda da buradaki yazılarda tekrarladığım gibi, bu takımın saha içi lideri yok ve liderliği yapması beklenen oyuncular en duygusal, en panik olanlar. Bu da işleri iyice içinden çıkılmaz bir hale getiriyor.

Yeni Malatyaspor ve Konyaspor maçlarının ortak özelliği, iki teknik adamın da Fenerbahçe’nin zaafları üzerine planlar geliştirerek sahaya çıkmalarıydı.

Erol Bulut ise henüz kenarda ani çözümler ve hızlı müdahale seçenekleri geliştiremiyor. Hele ki bir de değişiklikler ikinci yarıya kadar bekletilince, iş işten geçmiş oldu.

Bu kadar kolay çözülen bir takım olmak, neresinden bakarsanız bakın büyük problemdir. Çünkü rakip teknik adamlar, Fenerbahçe gibi takımlara karşı “ben kendi oyunumu oynarım” klişesiyle çıkmazlar, çözümle çıkarlar.

Siz kendi oyununuzu oynayamadan, daha maçın ilk çeyreğinde 2-0 geriye düştüğünüzde ise artık o güvendiğiniz “kendi oyunum”dan geriye hiçbir şey kalmaz.

Maçın Hikayesi'nde şöyle bir ifade kullanmıştım: Fenerbahçe, Yeni Malatyaspor nasıl istiyorsa öyle oynadı. İşte bu en büyük sorundu.

Elbette iç sahada kaybedilen 3 maç önemlidir, daha önemlisi ise rakibinin üzerinde kontrolü olmayan bir takımın bu durumdan nasıl çıkacağını kestiremediği noktalarda devreye kimin ve nasıl gireceğidir. Bundan önceki 2 sezondaki kırılganlık ve hayal kırıklığı Fenerbahçe için tehlikedir. Düşüş başladığında çıkış yeni teknik direktörde değil, yapıyı güçlendirecek hamleleri yapabilecek liderlerdir. Sarı lacivertlilerin şu an en büyük ihtiyacı Emre Belözoğlu gibi görünüyor. 

ALAN VE GEÇİŞ

Birbirine tezat iki 45 dakikadan oluşan bir maç izledik. İlk yarı Alanyaspor’un mutlak egemenliğinde, hem topla oynayıp hem ön aldan baskı yaparak rakibinin topla hareket etmesine izin vermeyen Alanyaspor’u; ikinci yarı azimli, rakip kale önünde sürekli vakit geçiren ve rakibinin her türlü alan boşluklarından pozisyon çıkarmaya çalışan Beşiktaş.

Öte yandan Alanyaspor’un hem hücumda hem savunmada ligin en iyi takımlarından biri olduğunun altını çizmek gerekiyor. Çağdaş Atan öyle bir takım yarattı ki oyunun iki yönünü de kusursuza yakın oynayabiliyorlar. Ancak görünen o ki savunmaya yerleştiğinde topu alıp geçişleri yapmakta hala biraz sorun yaşıyorlar.

Beşiktaş’ta dikkat çekilmesi gereken konuların başında elbette ilk yarıdaki görüntüden ikinci yarıdaki hücum oyununa evrilmeleriydi. 1-0 yenik kapattıkları ilk yarının ardından ikinci yarıya yeni bir maçmış gibi, ilk 45’i unutup yeniden saldırmak için çıkabildiler. Bu takımın mental gücünün bir göstergesiydi.

Beşiktaş’ın ilk yarıdaki temel sıkıntısı, tam saha yüksek pres yapan ve hızlı paslarla aniden oyunun yönünü değiştirebilen Alanyaspor karşısında topu elde edememesiydi. Siyah beyazlılar topsuz oynayabilen bir takım değiller, özellikle de çıkışı başlatan Ghezzal’li, Larin’li, Atiba’lı ve Aboubakar’lı kadronun hem topa hem de geniş alana ihtiyacı var.

Alanyaspor hem alanı daraltıp hem baskı ile topu kullanmalarını engelleyince Beşiktaş kilitlenmişti. İkinci yarıda ise Larin’in yerine Mensah’ın girmesi, oyunu merkezden kurmaya başlayan Beşiktaş’ın alanı yönetmeye başlamasıydı. Ghezzal ve N’Koudou’nun çizgiden içeriye kat etmesi de Alanyaspor’u kendi sahasında defansif yerleşim almaya zorladı.

Beşiktaş’ın baskısı golü getirmeyince takım yoruldu, Alanyaspor da topu ele geçirdiğinde artık ezberledikleri paslarla kaleye gidince ikinci golü buldu.

Bitime 10 kala Babacar’ın gördüğü kırmızı kart, bu sezon Alanyaspor’u ilk kez 10 kişi oynarken izlememize neden oldu. Çağdaş Atan’ın hem Davidson hem Bakasetas’ı çıkarıp Fatih Aksoy’u oyuna alması açıkçası şaşırtıcıydı. Her ne kadar sahada Mustafa Pektemek olsa da savunmayı güçlendirmeyi seçti.

Bu seçim, topu kazanmış Alanyaspor’u geri çekip Beşiktaş’ın daha çok üzerine gelmesinden başka bir işe yaramadığı gibi son dakikada gelen penaltıyla 2-1’e gelen skor, Çağdaş Atan’a “yapılmayacaklar listesi”ne yeni bir madde daha ekletmiştir umarım.

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya