SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....

9 DETAY: Süper Lig’de 10. haftaya doğru

9 Detay - MÜDAVİMLER | 27.11.2020 17:55

Süper Lig'de 10. haftaya Fenerbahçe-Beşiktaş derbisi damga vuracak. Öne çıkan maçları, teknik direktör değişiklikliğinin etkisini, ilk 15 dakika gollerini inceledik.

Didem DİLMEN Didem DİLMEN
9 DETAY: Süper Lig’de 10. haftaya doğru

Süper Lig’de hareket artık iyiden iyiye kendini hissettirmeye başladı. Teknik direktör değişiklikleri ile birlikte takımların performans eğrileri de yeniden oluşacak. Süper Lig’in şampiyonluk adayları için artık puan kaybının sorun yaratmaya başlayacağı haftalar başlıyor.

Teknik direktörlerin rakiplerini daha iyi değerlendirmeleri için ellerinde yeterli data oluştu. Bahaneler tükeniyor, artık herkes kazanmaya odaklanıyor.

Süper Lig’de 10. hafta maçlarına doğru öne çıkanları, teknik direktör değişikliklerinin etkisini ve oyuna sonradan giren oyuncuların performanslarını inceledik.

9 DETAY başlıyor.

1- ANKARAGÜCÜ-TRABZONSPOR

Abdullah Avcı yönetimindeki ilk maçını zor kazansa da Trabzonspor’un daha istekli, daha mücadeleci oyunu öne çıkmıştı. Henüz teknik direktörün futbol anlayışının tamamen sahaya yansımasını beklemek için çok erken. Ancak yine de temel görev dağılımı henüz ilk maçtan bizlere ipucu verdi.

Daha esnek bir orta saha, daha özgür bırakılan Abdülkadir Ömür, oyunu merkezden yönlendiren Lewis Baker, savunmanın önünde oyunu çift yönlü oynayan Abdülkadir Parmak ve santrfor Afobe’ye bir adım yakın duran Ekuban…

Bu oyun planı hücumda etkili olacaktır, ancak savunma sorunlarının henüz çözülemediği de ortada. Vitor Hugo’nun tüm çabalarına rağmen Trabzonspor’un takım olarak geriye dönmekte zorlandığını görüyoruz.

Henüz galibiyeti olmayan Ankaragücü’nde ise Fuat Çapa ile yollar ayrıldı. Fuat hoca, Ankaragücü’nün son iki yılda göreve getirilen tüm teknik direktörleri ile aynı sorunu yaşadı; kadro aslında iyi ama performans yükselmiyor.

Ankaragücü’nde yapılan transferleri ve kadrodaki oyuncuları göndermek ve yeni bir takım kurmak ihtimali olmayınca, sürekli olarak hoca değişiyor ama sonuç değişmiyor. Bu noktada temelde yapılan hatalar, takımın toparlanmasını zorlaştırıyor. Bundan sonraki görev alacak isim kim olacak ve Ankaragücü’nden bir takım yaratabilecek mi, bekleyip göreceğiz.

2- BAŞAKŞEHİR-DENİZLİSPOR

Denizlispor’da beklenen oldu ve Robert Prosinecki ile yollar ayrıldı. Henüz bir teknik direktör açıklaması yapılmadı.

Denizlispor geçtiğimiz sezonun son bölümüne kadar yine benzer bir performans izliyordu. Oynatılması ve planları hayata geçirmesi zor bir kadro söz konusu. Ve rakipleri Başakşehir.

Bu sezon Şampiyonlar Ligi maçlarından sonra yorgun olsa da sahada ağırlığını koymak için mücadele eden çok kaliteli bir kadroya sahipler. İşler iyi gitmediğinde Okan Buruk’un çok sağlam bir kulübesi var ve oyunun gidişatını değiştirebilecek değişiklikler yapma şansına sahip.

Zorlandıkları her maçta, yedek kulübesi ile maçı çevirebiliyorlar, elbette geçtiğimiz hafta Beşiktaş maçında çok erken 3 farkı gördükleri için maçın süresi çevirmeye yetmedi. Ancak yapabilirlerdi, sahadaki görüntü bunu net bir şekilde gösteriyordu.

Denizlispor’un, hocasız kaldığı bir maçta Başakşehir’in hamlelerine karşı koyabilmesi son derece zor görünüyor. Okan hoca maçı asla bırakmayan ve kadro zengini, bunu da nasıl kullanacağını çok iyi biliyor.

3- ÇAYKUR RİZESPOR-GALATASARAY

Kayserispor’a karşı geçtiğimiz hafta direkleri döven, sayısız şut girişiminden sonuç alamayan Galatasaray’da ortaya konan oyun, rotasyon oyuncularının mücadele arzusu Fatih Terim’i memnun etmiş olsa da elbette 1-1’lik beraberlik kabul edilemez.

Şut çekmek, bunu defalarca kez üst üste denemek, size gol getirmeyebilir. Bu noktada topu yere indirerek farklı hücum çözümleri üretmek gerekir. Kayserispor maçında bunu yapabilecek yaratıcılık seviyesinde bir oyuncu yoktu. Hastalıklar, sakatlıklar derken kadronun maçı çözebilecek isimleri sahada değildi.

Emre Akbaba ve Emre Kılınç en çok çalışan isimler olsalar da söz konusu yaratıcılık olduğunda beklentilerin altında kaldılar.

Çaykur Rizespor, ikinci haftadan beri maç kaybetmedi, Tomas hocanın yerleştirdiği futbol anlayışını beğenmeyebiliriz ancak şimdiye kadar oldukça işe yaradı. İleride oynayan Fabricio, Boldrin, Samudio, Remy gibi isimler rakibin arasından nasıl geçeceklerini, nasıl demarke kalacaklarını, hücumu nasıl yönlendireceklerini iyi biliyorlar ve Tomas hoca da bu oyuncularına inisiyatif veriyor.

Bu plan Rizespor’un son derece etkili ataklar geliştirmesindeki temel özelliği. Ve rakipleri için de başa çıkılması zor sorunlar yaratabiliyorlar.

 4- ALANYASPOR-KONYASPOR

Süper Lig’in yenilmez takımı Alanyaspor, rakiplerinin başa çıkmakta çok zorlandığı ve kimsenin şimdiye kadar diş geçiremediği bir ekip. Çağdaş Atan’ı ve oynattığı oyunu, oyuncularının performanslarını, saha içindeki coşkuyu ne kadar övsek azdır.

Alanyaspor’u yenebilecek rakip arayışımızda, Konyaspor’u bunu başarabilecek ekipler arasına yazar mıyız?

Fenerbahçe ve Kasımpaşa maçlarında izlediğimiz Konyaspor’u sakin, sabırlı ve hücuma çıktığında çok net fırsatlar yaratabilen bir ekip olarak tanımlayabiliriz. İsmail Kartal’ın takımlarında görmeye alışık olduğumuz çok paslı ve organize hücumlar yerine, kadroya daha uygun olduğunu düşündüğü sabırlı, rakibi iyi gözlemleyen, dengeli bir ataklar görüyoruz.

Ancak bu takımın Alanyaspor’un alan daraltan, presli ve çok hızlı harekete geçen takımını durdurmakta sorun yaşama ihtimali yüksek görünüyor.

Yine de Alanyaspor’un yenilmezlik unvanını alabilecek takımlardan birini seçecek olursak, İsmail Kartal’ın Konyaspor’unu aday göstermek mümkün, özellikle de Fenerbahçe maçlarını baz aldığımızda…

5- FENERBAHÇE-BEŞİKTAŞ

Bol gollü bir beraberlik, 2-2 hatta belki 3-3 bitme ihtimali çok yüksek bir derbi bizleri bekliyor.

Her iki takımında da hücumda kuvvetli ama savunmada zaafları olduğunu, her ikisinin de gol bulmaya daha fazla odaklanacağını tahmin edersek, gollü beraberlikle bitmesi işten bile değil.

Fenerbahçe ile Beşiktaş’ın maçları her zaman yüksek mücadele, kora kor bir futbol ve tempo vadeder. Bu da bizler için bu derbiyi beklerken ciddi anlamda bir beklentiye neden olur. Özellikle son 10 yılda, düşük tempoda oynanmış bir Fenerbahçe-Beşiktaş derbisi az görülmüştür.

Sergen Yalçın’ın takımının hücum yerleşimi artık belirlendi diyebiliriz. Kalesi ve savunması, özellikle takımın kalanı yardıma gelmediğinde, ki bunu çok sık görüyoruz, büyük sorunlar yaşayabiliyor. Aynı şekilde Fenerbahçe de özellikle hücumda fazla yerleşik oynadığında arka tarafta büyük boşluklar bırakıyor. Erol Bulut’un stoperlerle beraber hücum planı, geride geniş alanlar bırakıyor.

İki takım da gol yiyecektir, hele ki ilk golün dakikası gecikirse bu maç ciddi anlamda gollü geçecektir.

6- EN İYİ YENİ TRANSFER

Futbolcuların iyi ya da kötü performansını ölçmek için çok sayıda değişken var elbette. Biz bu defa bu bölümde skora katkı ve oynadığı toplam süre üzerinden değerlendireceğiz.

En fazla skora katkı yapan yeni transfer, Alanyaspor’dan Davidson oldu. 8 maçta (Alanyaspor’un 1 maçı eksik) 6 gol ve 2 asistlik bir performans gösterdi.

Yine 6 gol atan Loic Remy de bu alanda Davidson’un arkasında yer alıyor.

En fazla süre alan yeni transferler ise Gaziantep’te Maxim, Galatasaray’da Emre Kılınç ve Fenerbahçe’de Caner Erkin oldu.

Caner’in 3 de asisti bulunuyor ki bu bilgi de onu en fazla asist yapan yeni transfer haline getiriyor.

7- İLK 15 DAKİKA GOLLERİ

Süper Lig’e bu sezon ilk 15 dakikalarda gol sayısı oldukça düşük oldu.

Golleri genelde 60’da sonra izliyoruz, ilk 15 dakikada ise 29 gol kaydedilmiş.

İlk 15 dakikasında kalesinde en fazla gol göre takımlar; Başakşehir, Çaykur Rizespor, Antalyaspor, Denizlispor oldu ve tüm bu takımların bu süre aralığında 3’er golü kalelerinde gördüklerini belirtelim.

İlk 15 dakikada hiç gol yememiş takımlar ise Alanyaspor, Fenerbahçe, Galatasaray, Konyaspor ve Kayserispor oldu.

İlk 15 dakikada en fazla gol atan takımlar ise Fatih Karagümrük, Göztepe, Kasımpaşa ve Gençlerbirliği 3’er kez ağları buldular.

İlk 15 dakikada hiç gol atamamış takımlar ise Trabzonspor, Konyaspor, BB Erzurumspor ve Denizlispor.

8- YENİ TEKNİK DİREKTÖR ETKİSİ

Süper Lig’de teknik direktör değişiklikleri başladı. Peki bir teknik adamın gelmesiyle ilk maçı kaybetmeme istatistiği devam ediyor mu?

Aslına bakarsanız bu sezon bu istatistik neredeyse tamamen çökmüş görünüyor.

İlk maçlarına çıkan 7 teknik direktörden sadece biri galibiyet alabildi; Trabzonspor’da Abdullah Avcı.

Bu istatistiğin bu sezona kadar şöyle okunduğunu da hatırlatalım; maç kaybetmezler! Yani mağlubiyet oranı düşer. Genelde son 10 yılda mağlubiyet ihtimali 4’te 1’e geliyordu.

Bu sezon ise 7 yeni teknik adamın sadece 1 galibiyet ve 2 beraberlik alabildiğini görüyoruz. 4 mağlubiyetten kaçınılamadı.

Teknik direktör değişikliği yapan takımın ilk maçını kaybetmeyeceği tahmini, 21 takımlı Süper Lig’de an itibariyle iyi bir fikir gibi görünmüyor.

9- JOKER

Süper Lig’de bu sezonun geride kalan maçlarında, oyuna sonradan dahil olup da skoru değiştirebilen oyunculara göz atalım.

Bu sezonun süper yedeği, Başakşehir’de Guldbrandsen oldu. 7 maçta oyuna sonradan alındı ve 3 gol atmayı başardı. İkinci sıradaki isim ise tam 9 kez maça yedek olarak başlayıp 2 de asist yapan Cenk Şahin’di.

Cenk Şahin’in joker asistçi krallığını Nacer Chadli ve Nwobodo ile paylaştığını da belirtelim.

Artem Kravets ise 1 maçta oyuna sonradan girip 2 gol 1 asist yaparak, kendi listesinin liderliğini yapıyor.

Kravets, Beşiktaş maçına 50’da dahil olmuş, 63 ve 83’te gollerini atmış, 78’de de Shengelia’ya asist yapmıştı.

 

 

 

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya