SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....

9 DETAY: Süper Lig'de 13. haftaya doğru

9 Detay - MÜDAVİMLER | 18.12.2020 17:39

Süper Lig'de 13. haftaya doğru öne çıkan maçlar, mağlubiyetten galibiyete gidebilenler, genç hocalar ve en fazla gol olan dakikalar.

Didem DİLMEN Didem DİLMEN
9 DETAY: Süper Lig'de 13. haftaya doğru

Türk futbolunun sorunlarına dair pek çok tespit yapılmıştır şimdiye kadar. 13. Hafta itibariyle görünen resim ise şunu söylüyor sanki: Bizde sorun her şeyi tersten yapıyor olmamız.

Kazanmak, takım yaratmak, istikrarlı seriler için zamana ihtiyaç var. Zamanınızın olabilmesi içinse kazanmanız gerekiyor.

Başakşehir’in bay geçeceği 13. haftada kimsenin vakti yok, acil kazanmak gerekiyor.

1- KARAGÜMRÜK - GALATASARAY

Geçtiğimiz hafta Hatayspor karşısında, bireysel hataların bedelini ağır ödeyerek mağlubiyet alan Fatih Karagümrük, zirve adayları arasından sadece Başakşehir’i yenebildi. Fenerbahçe ve Alanyaspor’a ise yenildi.

Lige yeni yükselen takımlar için doğru kabul edilen karma kadro yapısı ve Şenol Can’ın teknik direktörlüğünde performans eğrisi biraz iniş çıkışlı olsa da iyi bir görüntüyle 12 haftayı geride bıraktılar. Aklını kullanan bir takım, hata yapmaya başladıklarında ise işler bir anda sarpa sarabiliyor.

Galatasaray, rakiplerinin maç performansları sayesinde bay geçirdiği haftadan avantajlı çıkmayı başarmıştı. Öncesinde 6 maç yenilmeyip 5 de galibiyet alan, bu süreçte rakip kalelere 13 gol gösteren sarı kırmızılılar sezonun kendi adlarına en iyi serisini yakalamışlardı.

Mecburi ara Galatasaray’ın form durumunu nasıl etkiledi, maça çıktıklarında öğreneceğiz. Ancak asıl merakla beklenen Fatih Terim’in kadroda değişikliğe gidip gitmeyeceği, ya da başa dönüp dönmeyeceği… Hocanın istikrar kazanmış kadrosunu korumasını bekliyor olsak da yine de olası ilk 111 sürprizleri de olabilir.

Cuma açılışını yapacak ve 36 yıl sonra ilk kez karşı karşıya gelecek iki takımın mücadelesinin yüksek bir futbol vadettiğini söylemek mümkün.

2- TRABZONSPOR-ÇAYKUR RİZESPOR

Türk futbolunun en değerli rekabetlerinden ve en büyük derbilerinden biri… Karadeniz’in iki büyük takımının karşılaşması elbette heyecan dolu bir karşılaşma çağrıştırıyor.

Öte yandan iki takımın da performanslarına bakınca tadımız kaçıyor.

Abdullah Avcı ile birlikte takım olmaya çalışan Trabzonspor, sezon başında geçirilmesi gereken süreci sezon ortasında yaşıyor. Bu da beraberinde baskıyı artırıyor. Kaybetmese de kazanmakta çok zorlanan, özellikle gol bulmakta büyük sıkıntı çeken takımın, bir de gol yediğinde maçı çevirebilmesi problem haline geliyor.

Henüz oturması için zamana ihtiyaç olsa da işin kötü tarafı, Trabzonspor’da böyle bir zaman yok.

Çaykur Rizespor’u Trabzonspor karşısında en çok ümitlendiren, bu maç özelinde, gol atıp gol yiyen bir takım olmaları. Bu sezon sadece 3 maçı gol atmadan bitirdiler ve Trabzonspor’un gol bulmakta zorlanması Tomas hocanın skora yükleneceğini gösterebilir. Öte yandan oyunu iki yönlü oynamakta sıkıntı yaşadıkları aşikar ve maç hiç de planladıkları gibi gitmeyebilir.

3- GAZİANTEP FK-FENERBAHÇE

Başakşehir galibiyetiyle beraber yenilmezlik serisi 11 haftaya çıkaran Gaziantep, bu süreçte sadece 4 galibiyet alabildi. 7 beraberlik onları pek bir yere taşımaya yetmese de kaybetmiyor olmak rakiplerine karşı psikolojik üstünlük sağlıyor.

Her zaman Sumudica’nın kenardaki varlığının takıma 12. adam etkisi yaptığını belirtsek de Başakşehir maçında cezalı olmasına rağmen oyuncuları üzerindeki baskını gösterebildiğini gördük.

Fenerbahçe ise Gaziantep’in tam tersi bir görüntü sergiliyor, en son 3. haftada beraberlik alan sarı lacivertliler kazanma ve kaybetme istatistikleri ile öne çıkıyor. Saha içindeki genel görüntünün de iniş çıkışlı olması Fenerbahçe’yi krize sürüklüyor.

Aslında elbette medyada ve taraftar arasında görünür hale gelen kriz o denli büyük bir boyutta değil, ancak yaşanmışlıklar ve geçtiğimiz 2 sezon camiayı paniğe sürüklüyor. İşte bu panik takım için olabilecek en kötü şey çünkü dağılmaya yaklaştırıyor. Erol Bulut’un üzerindeki yük önce sakinliği yeniden sağlamak ve sonrasında da istikrarlı kaybetmeme serileri yakalamak.

Doğru kurulum bu şekil olsa da Fenerbahçe’de işler tam tersi yönde gitmek durumunda; önce kaybetmemek sonra sakinliği sağlamak. Erol Bulut’un işini de bu tersten gidiş zorlaştırıyor.

4- DENİZLİSPOR-ALANYASPOR

Süper Lig’deki en zorlu takımlardan biri de Denizlispor, bir kez daha teknik direktör değişikliğine gidildi ve Yalçın Koşukavak göreve getirildi.

En son 5. haftada aldığı galibiyetin ardından 5 mağlubiyet yaşayan takımının kaosa sürüklenmesi, hoca değişiklikleri normal olsa da çıkış elbette öncelikle iç huzur. Denizlispor’da huzur varmış gibi görünmüyor ve yeni hocanın da öncelikle maç kazanması gerekiyor.

İşte bu mecburiyet Yalçın hocanın, Alanyaspor gibi ligin en flaş performanslarından birini gösteren takıma karşı mücadelesini kritik hale getiriyor.

Mustafa Kaplan, Gençlerbirliği ile Alanyaspor’un zaafını buldu; kaleden oyun kurmalarını engelleyip Marafona’yı uzun topa zorlamak. Sergen Yalçın ise bir diğer zaafı ortaya çıkardı; baskı altında kapanmaya meyilli ve geri çekildiğinde yeniden çıkmakta zorlanıyor.

Çağdaş Atan’ın her hafta karşısına çıkan teknik direktörler işini zorlaştırıyorlar ve sürdürülebilir bir başarı için genç hocanın yeni fikirlere, esnek planlara ve acil müdahale atışlarına ihtiyacı var. Alanyaspor’un işi artık daha zor olacak.

5- BEŞİKTAŞ-BB ERZURUMSPOR

Hüseyin Çimşir, Erzurumspor’un başında Süper Lig’e geri döndü ve ilk maçında Gençlerbirliği’ne mağlup oldu.

Hüseyin hoca zor bir takım devraldı, önceden kararlaştırılmış planları uygulamakta zorlanan bir oyuncu grubu göze çarptı şimdiye kadar. İyi bir kadroya sahip olsa da takım olamıyorlar ve saha içi yardımlaşma çok zayıf.

Beşiktaş ise Alanyaspor’a karşı mağlup olduğu maçta ilk yarıda yaşadığı sorunların kurbanı oldu. İkinci yarıda özellikle 25 dakikalık bir performans vardı ki bunu 90 dakikaya yaydıklarında nasıl galibiyet elde ettiklerini son haftalarda gördük.

Beşiktaş’ın merkez ile kanatlar arasındaki bağlantılarını kopardığınızda ne kadar üstünüze gelirlerse gelsinler pozisyon yaratmakta zorlandıklarını gördük. Ghezzal ve Larin ile Rıdvan ve Rosier son derece kritik rol oynuyorlar, onlar olmadan merkezin de ileride etki yaratması zorlaşıyor.

Tek adamlık performansların ortadan kalktığı günümüz futbolunda her oyuncunun rolü kritik ama Beşiktaş’ta Atiba’nın varlığı muhtemelen en az 2 oyuncu gücü veriyor.

6- MAĞLUBİYETTEN GALİBİYETE

Maçı çevirebilmek, bir takımın en güçlü yönü olsa gerek. İlk golü kalesinde gördükten sonra pek çok takım disiplin sorunları yaşayabiliyor ya da sahada panik havası ile ardı ardına şutlarla gol denemelerine gidilebiliyor.

Bu da çok önemli bir hücum silahını, dönen topları elinizden alıyor.

Süper Lig’de mağlubiyetten galibiyet çıkarabilen sadece 10 takım var.

En fazla mağlup duruma düşen takım Erzurumspor, bu 10 maçın sadece 1’ini galibiyete çevirebildi, 7 kez kaybetti.

9 maçta mağlup duruma düşen Ankaragücü de 1 galibiyet elde edebildi.

En fazla maç çevirmiş takım ise Fenerbahçe, 5 kez kalesinde gol gördüğü maçın 2’sini galip tamamladı.

Galatasaray 2, Trabzonspor 5 ve Beşiktaş 4 kez mağlup duruma düştü ve hiçbirini kazanamadılar.

7- EN ÇOK ATILAN DAKİKALAR

Süper Lig’de bu haftaya kadar 315 gol atıldı.

Ve bu gollerin 3’te birinden fazlası 60 ile 90. dakikalar arasında geldi.

61 ve 75 arasında takımlar kalesinde 54 gol görürken 76 ile 90 arasında bu sayı 53 oldu.

76 ile 90 arasında en fazla kalesinde gol gören takım 7 ile Beşiktaş oldu.

Bir diğer ilginç bilgi ise bu iki 15’er dakikalık zaman aralıklarında kalesinde gol görmemiş takım bulunmaması.

76 ile 90 aralığında en fazla gol atan takım 7 ile Alanyaspor olurken 61-75 aralığında bu kez Göztepe 7 gol bulmuş.

8- EN GENÇ TEKNİK DİREKTÖR

Süper Lig’de genç teknik direktörlerin damga vurduğu bir sezona şahitlik ediyoruz.

Peki, tarihte Süper Lig’de takım çalıştırmış en genç teknik adam kim?

Doğru cevap: Giray Bulak. Trabzonspor’un başına geçtiği 1988’de 30 yaş 6 aylıktı.

Süper Lig’de yıllarını geçirmiş en güçlü teknik adamların hangisinin kaç yaşında göreve başladığına göz atmaya ne dersiniz?

İlginç bir istatistik, büyük bölümü 34 yaşındaydı. En küçükten itibaren sıralarsak şöyle bir tablo çıkıyor ortaya:

Fatih Terim – 1987 – Ankaragücü

Hamza Hamzaoğlu – 2004 – Konyaspor

Ersun Yanal – 1996 – Kocaelispor

Yılmaz Vural – 1987 – Malatyaspor

Samet Aybaba – 1990 – Ankaragücü

Aylut Kocaman, 2000’de İstanbulspor’u çalıştırmaya başladığında 35 yaşına basalı sadece 3 gün olmuştu.

Bu teknik adamlar, 37 yaşındaki Şenol Can’dan ve 40 yaşındaki Çağdaş Atan’dan çok daha genç başlamışlardı…

9- KALESİNİ KAPATAN KALECİ

Gemiyi kurtaran kaptan gibi, kalesini kapatan kaleci hemen hemen aynıdır diyebiliriz.

Süper Lig’de forma giyip çizgiye geçmiş 36 kaleciden 28’i en az bir maçta gol yemedi.

Beşiktaş’ın kalecileri Utku ve Ersin’in toplam 12 karşılaşmada 1’er maçları bulunuyor.

Galatasaray Fatih Öztürk’ün 4, Okan Koçuk’un ise 1 maçta gol yemediğini görüyoruz.

12 haftanın tamamında kalesinde görev yapan 4 kaleciden biri olan Altay Bayındır 3 maçta kalesini gole kapatabilmişti.

Tüm maçlarda son çizgiyi tutan diğer isimlerden Ramazan Köse ve İrfan Can 4’er maçta gol yememeyi başardılar.
Bu alandaki lider ise Marafona; 12 maçın 6’sında rakiplerine gol izni vermedi.

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya