SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....

9 DETAY: Süper Lig’de 16. haftaya doğru

9 Detay - MÜDAVİMLER | 01.01.2021 17:45

Süper Lig'de 16. hafta maçları öncesinde öne çıkan karşılaşmaların analizleri, Sumudica'nın Gaziantep'i, galibiyet golleri, puan farkları ve maç başına gol istatistikleri...

Didem DİLMEN Didem DİLMEN
9 DETAY: Süper Lig’de 16. haftaya doğru

Nihayet 2020’yi geride bıraktık ve umutlarımızı bu yeni, taze ve güzel olmasını dilediğimiz yıla taşıyoruz. Her ne kadar her şey kötü geçmiş olsa da insanoğlu her daim umut etmenin yolunu bulabilir. 2021 de bizim için o umudun temsili olacak.

Süper Lig’de 16. hafta maçları ile yeni yıla başlıyoruz. Farklar az, her an her şey değişebiliyor ve hiçbir takımın hedefsiz olmadığı bir süreç tüm hızıyla devam ediyor.

Hala şaşırtıcı olma ihtimali yüksek maçlar bizleri bekliyor ve kimsenin işi kolay değil.

1- ALANYASPOR-BAŞAKŞEHİR

Bir yanda 3 haftadır kazanamayan Alanyaspor, diğer yanda 6 haftadır kazanamayan Başakşehir. Uzaktan bakınca tam bir beraberlik karşılaşması gibi duruyor.

Okan Buruk’un üst üste Gaziantep ve Fenerbahçe yenilgileri, öncesinde de yine Beşiktaş’a mağlup olması takımı yatay bir seyre getirdi. Alanyaspor’a karşı da eğer kazanamazsa bu durumda düşüşe geçmesi işten bile olmayacak.

Başakşehir’in son haftalardaki en büyük problemi, yapmayı düşündüklerini sahaya yansıtacak fizik gücünü bulamıyor olması. Takımın çok yorgun olduğu ortada. Rotasyon açısından en zengin kadroya sahip olsa da bunu yeterince kullanma şansı olmuyor. Alternatifler asları aratıyor.

Alanyaspor’un daha iniş çıkışlı bir görüntüsü var. Top yapmasına izin vermeyen rakiplere karşı eli kolu bağlı kalıyor. Takım oyununa fazla düşkün olmanın getirdiği güç, bu güç elinden alındığında çözümsüz kalmalarına neden oluyor çünkü kadro bireysel yeteneklerin üzerine kurulmadı.

Bu noktada şapkadan tavşan çıkarabilecek Bakasetas, Efecan gibi oyuncuların eksiklikleri takımın performansına fazlasıyla yansıdı.

Başakşehir ile Alanyaspor’un maçı izlenesi bir 90 dakika vadediyor.

2- GALATASARAY-ANTALYASPOR

Antalyaspor’un Hatayspor maçında kalesinde 6 gol görmenin şokunu atlatması zor olmuştur, normaldir de…

Bu tür mağlubiyetlerin ardından takımlardan genelde çok büyük performans patlaması bekleyebiliriz. Oyuncuların bu mağlubiyetin acısını çıkarmak ve kendilerini hem affettirip hem de affetmek için galibiyete ihtiyaçları olur.

Öte yandan bu durumun bir dezavantaj olması da mümkündür; hele ki Galatasaray ile karşılaşıyorsanız…

Galatasaray, geçtiğimiz hafta Trabzonspor maçında hem taktiksel hem de bireysel performans açısından çok üst düzeye ulaştığı bölümler oynadı. Fatih Terim’in rakibi çözümlemesi kadar Arda Turan’ın liderliği ile birlikte oyuncuların hırslı, hevesli oyunu dikkate değerdi.

Galatasaray böyle oynadığı zaman onları yenmek gerçekten çok zor. Bir yolunu bulup rakibi kırması, ilk golü bulması ve geride boşluk kovalayabilecek, ani değişikliklere açık bir kadroya sahip olması gerek.

Antalyaspor’da rakibi kıracak futbolcular var ama temel sorun oyuncular arasındaki yetenek ve beceri farkının çok fazla olması. Ersun Yanal’ın en büyük problemi, Antalyaspor’dan bir takım yaratmak ve bunu Galatasaray maçından önce başarabilmek.

Kulağa çok kolay gelmiyor…

3- FATİH KARAGÜMRÜK-TRABZONSPOR

Bir stadı bile olmayan ve neredeyse tüm maçlarını İstanbul’un farklı yerlerinde oynayan, buna rağmen iç sahada en fazla puan toplayan takımlardan biri olmayı başaran Fatih Karagümrük, Süper Lig’in en çetin ceviz takımı…

Onları şimdiye kadar mağlup etmeyi başarmış 3 takım var; Fenerbahçe, Alanyaspor ve Hatayspor.

İlk ikisini normal karşılayabiliriz ancak iki karşılaşmayı da kolay bırakmadılar. Hatayspor’a gelince, oyuna sonradan girip iki gol atan Boupendza’nın sürpriz performansına karşı hazırlık yapma şansları yoktu, Ömer Erdoğan maça müthiş müdahale etmişti.

Trabzonspor ise Fatih Karagümrük gibi temelleri sağlam oturmuş bir takıma karşı oldukça zorlanma ihtimali taşıyor. Özellikle takım içindeki huzursuzluklar, Abdullah Avcı’nın henüz disiplini sağlayamamış olması, bir de üzerine oyuncuların git gelli performansları eklenince, kontrolü zor bir hale geliyorlar.

Şenol Can’ın Abdullah Avcı’nın cevap verebileceği bir teknik direktör olmasının yanı sıra Trabzonspor’un kırılganlığı maçı kaotik bir hale getirebilir.

Bir küçük not; maç Vodafone Park’ta oynanacak.

4- KAYSERİSPOR-BEŞİKTAŞ

Kayserispor toparlanmıyor ve Samet Aybaba’nın kariyerindeki en zor görevlerden birine dönüştüğü açık. Kağıt üzerinde bakınca, Kayserispor’un tempoyu artıran, oyunu hızlandıran Beşiktaş’ı durdurma ihtimali görünmüyor.

Kayserispor’un nasıl bir çözüm üretebileceğini düşünmek çok zor. Hele ki Ghezzal’ın ve N’Koudou’nun kanatlardan Atiba ve Mensah’ın merkezden baskısını karşılamak hiçbir takım için kolay değilken.

Beşiktaş’a karşı ne kapanmak çözüm ne de hücumda kalmak… Tek yapabileceğiniz merkezdeki oyuncularla hücum hattının pas bağlantılarını engelleyip ara toplarla arkadaki boşluğu kullanmak. Kayserispor’da bunu yapabilecek bir oyuncu kadrosu yok.

İş Samet Aybaba’ya kalıyor; Sergen Yalçın’ın oyun planı bu denli sabit ve stabilken karşı plan geliştirmek gerekiyor ama daha önemlisi planlarınızı sahaya koyabilecek bir kadronuzun olması gerekiyor. Basit düşünmek tek çıkış olabilir.

Sergen Yalçın ise hem 11’ini, hem rotasyon oyuncularını hem de ana planını buldu, artık buradan dönmeyecektir. Tek sorun, takımın her maçta ve maçın da her bölümünde aynı tempoyu koyamaması. Hızını aldığında ise rakip kaleden eli boş dönmemesi en büyük gücü oluyor.

5- KASIMPAŞA-FENERBAHÇE

Geçtiğimiz haftayı bay geçen, çok kötü gidiyor denilen ve hoca değişikliği çığırtkanlıklarının yapıldığı Fenerbahçe her ne kadar 5. sırada görünse de zirve ile puan farkı sadece 3, yazıyla üç!

Ortada biten, mahvolan, perişan bir şey olmadığı gibi fark da yok.

Fenerbahçe’nin bu denli kötüymüş gibi lanse edilmesini gerektiren şey tam olarak nedir, anlaşılır değil.

Evet, Fenerbahçe’nin sorunları var; santrforunu kullanamıyor, oyunu ikinci bölgeden üçüncü bölgeye taşımada sıkıntılar söz konusu ve ara koşularla rakibin üzerine gitmedeki en büyük silahları Ozan Tufan ve Perotti’nin yanı sıra Enner Valencia gibi hamle oyuncusunun da eksikliği çok önemliydi. Ne kadar güçlü bir takım olsanız da her oyuncunuzun yerini eşit şekilde dolduracak bir kadro kurabilecek bütçeye kimse sahip değil.

Eksiklerin dönmesi, özellikle Erol Bulut’un hamle oyuncularının yedek kulübesinde bulunması, Fenerbahçe’nin oyununu yukarıya taşıyabilir. Bu panik takıma sadece zarar veriyor, kime faydası olduğunu anlamak ise mümkün değil.

6- SUMUDICA VE GAZİANTEP

Süper Lig’in geride kalan 15 haftasına damga vuran isim elbette ki Sumudica oldu. Gaziantep FK, an itibariyle en uzun yenilmezlik serisine sahip ve onlara üstünlük kurmak çok zor.

Peki bunu nasıl başarıyorlar?

İlk ve en önemli cevap, Gaziantep’in “pilot kameraya sığan” bir takım olması. Sahadaki 10 oyuncu, pilot kamera açısından çekildiğinde kaleci hariç 10 oyuncunun tamamını görebilirsiniz. Bu son derece önemli çünkü alanı daraltmak derken bahsettiğimiz şey tam olarak bu. Son derece zordur, bir takımı bu kadar kompakt tutmak. Geçişe izin vermedikleri gibi karşı hamle geliştirilmesine de müsaade etmiyorlar.

İkincisi ise aslında 5’li defans oynuyor gibi görünseler de bu sadece defans dizilişi… Sumudica, takımı hücuma çıkardığında takım tam ters şekle giriyor ve defans hattı 3’lü kalırken diziliş 3-4-3’e dönüyor. Maxim ve Mirallas kanat çizgilerine açılıp ceza sahasına içeri kat ediyorlar, iki santrfor ve arkalarındaki Vetrih de vuruş pozisyonu alıyorlar.

O kadar hızlı kaleye geliyorlar ki bunu ancak pozisyon tekrarında anlayabiliyorsunuz.

7- GALİBİYET GOLLERİ

Takımının galibiyetini getiren golü atan oyuncular elbette ki hücumcular oluyor.

Hatayspor’da Mame Diouf ve Gaziantep FK’da Muhammet Demir, 4’er kez takımlarına galibiyeti getiren gollerin imzasını attılar ki biri 13 diğeri 14 maç oynarken bu denli net bir etki bırakabildiler.

Denizlispor’da da ise Hugo Rodallega, bu sezon şimdiye kadar 3 galibiyet alabilmiş olan takımının 3 galibiyetinin de mimarı oldu. Denizlispor’un 14 golünün 6’sında Rodallega’nın adı bulunuyor.

Alanyaspor’da Davidson’un 11 maçtaki 6 golünün 3’ü galibiyet golüydü.

Galatasaray’da Arda Turan ise 3 gol atıp 3’ünde de takımını öne geçirdi.

8- PUAN FARKLARI

16. haftaya başlamadan önce dilerseniz ligin puan farklarına da biraz göz atalım.

Lider Galatasaray’ın puanı 29 ve ikinci Beşiktaş’ın 28.

Bu ikisinin arkasından 5. sıraya kadar geldiğimizde Fenerbahçe’nin zirve ile farkı 3.

4 sıra daha geriye gidip 9’a baktığımızda Trabzonspor’u görüyoruz, zirve ile fark 9.

Tablonun ortasındaki Göztepe’nin puanı 19 ve 10-13 sıralardaki takımlar da aynı puandalar.

Bu sezon 4 takım küme düşecek, yani düşme çizgisi 17. sırada ve Gençlerbirliği’nin puanı an itibariyle 15 oldu.

Buraya kadar aslında farkların son derece kapanabilir olduğunu söylemek mümkün, hele ki ligin 42 hafta süreceğini de düşünürsek.

18-21 sıralar arası ise işler iyi görünmüyor, Ankaragücü, Denizlispor, BB Erzurumspor’un puanları 12 ve son sıradaki Kayserispor sadece 10 puan toplayabildi.

9- MAÇ BAŞINA GOL

Süper Lig’de bu sezon şimdiye kadar oynanan 15 haftada toplam 403 gol atıldı.

Bu gollerin maç başına dağılımına bakarsak, bir Süper Lig maçında izlediğimiz gol sayısı ortalama 2,69 oldu.

Ev sahibi takımlar ortalama maç başına 1,49 gol atarlarken deplasman takımlarında bu oran 1,19’a ulaştı.

150 maçta 403 gol izledik yani her 33,5 dakikada 1 gol oldu. Maçların %55’inde karşılıklı gol izledik.

40 maçta 2 gol oldu, 29 maçta 3 gol oldu ve sadece 12 maç 0-0 sona erdi. 8 maçta ise 5 gol izledik.

20 maç ise 1-1 tamamlandı.

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya