SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....

BEŞ: El Loco, El Loco, El Loco, El Loco, El Loco

BEŞ - MÜDAVİMLER | 12.08.2020 10:49

Hata yok, kendimizi tekrar da etmiyoruz, size yine BEŞ futbol hikayesi anlatacağız. Bu bölümde El Loco'lar yani Deli'ler var...

Didem DİLMEN Didem DİLMEN
BEŞ: El Loco, El Loco, El Loco, El Loco, El Loco

Kendimizi tekrar etmiyoruz, yanlış anlamayın, yine BEŞ futbol hikayesi anlatacağız.

İsim benzerlikleri, soyadı benzerlikleri bir yana, El Loco yani Deli lakabını paylaşan en ilginç isimleri bir araya getirdik.

Listede tek eksik, Martin Palermo, çünkü kısa zaman önce onun deliliğini tek başına bir makaleye zor sığdırmıştık…

1- SEBASTIAN ABREU

Herkesin bir deliliği vardır mutlaka, Abreu’nun ise birkaç tane…

Kariyerinin büyük kısmını Güney Amerika’da geçiren Sebastian Abreu’nun sadece oynadığı takımları saysak, makalenin tamamı için bize ayrılan alanın sonuna varırız. 11 ülkede 29 farklı takımın formasını giydi. İsrail’de Beitar Jerusalem ve İspanya’da Deportivo la Coruna ve Real Sociedad dışında Avrupa ülkesi yoktur diye tahmin ediyoruz çünkü inanın onun oynadığı takımlarının yarısının adını hiçbirimiz duymamışızdır.

Bir dönem Trabzonspor’la da adı geçen Sebastian Abreu’nun aynı takvim yılı içinde 3 takım değiştirmesi gayet normaldir.

Sebastian Abreu, 2010’da Dünya Kupası’nda Uruguay forması giydi, ona deli lakabını getiren ise saha içinde asla kontrol edilemez olmasıydı.

Aklına ne eserse onu yapan, taktik ve plan tanımayan, inanılmaz yetenekli olmasına rağmen tüm penaltıları Panenka atmak uğruna büyük bölümünü kaçıran, birini de 2010 Dünya Kupası yarı finalinde yapan Abreu, tam bir teknik direktör belası.

Sevmediğiniz bir hocanız varsa Abreu’yu getirin, 6 aya kalmaz ikisinden biri gider!

Henüz futbolu bırakmadığından, dünyanın en fazla takımda forma giyen futbolcusu unvanını alıp almayacağını merakla bekliyoruz.

Evet 43 yaşındaki Deli, Uruguay’da Boston River takımında hala oynamaya devam ediyor ancak kendisine bir hoca bulunamadığından mıdır nedir, aynı zamanda takımın antrenörü de…

2- MARCELO BIELSA

Bu bölümde daha önce AZ BİLİNEN HİKAYE’sini yazdığımız Marcelo Bielsa, bugünlerde Leeds United ile Premier Lig’e yükselme sevinci yaşıyor.

Futbol takıntılı olan ve genç yaşta “çok yeteneksiz” olduğu için futbol oynayamayan Marcelo Bielsa, hocaların hocası olacak kadar büyük bir futbol adamıdır. Ancak geliştirdiği taktikler, hala insan olan futbolcu tarafından onun istediği mükemmellikte uygulanamadığından, henüz Şampiyonlar Ligi ve Dünya Kupası şampiyonlukları yok.

Peki Marcelo Bielsa’ya neden El Loco deniyor?

Leeds United’daki oyuncusu Ezgjan Alioski anlatıyor:

“Kimse bizden daha fazla çalışıyor olamaz. Günde 5-6 saat çalışıyoruz. Bielsa’nın hiçbir şey için bahanesi yok. Futbol için deli oluyor, hiçbir şeyi şansa bırakmıyor, detaylara takıntılı. Çok az antrenmana gelir çünkü odasında rakip için saatlerce taktik ve plan çalışıyordur.”

3- RENE HIGUITA

Dünyanın en meşhur hareketi Kolombiyalı kaleci Rene Higuita'nın 1995'te Wembley'deki kurtarışı, namı diğer Akrep Vuruşu desek yanlış olmaz.

El Loco lakabını, en olmadık anlarda en sıra dışı hamleleri korkusuzca ve gözü kara şekilde yapabilmesinden aldı.

Ancak nedeni Akrep Vuruşu değildi. Asıl olay, 1990’da Dünya Kupası’nda Kamerun’a karşı oynadıkları maçta kalesini terk edip Roger Milla’nın ayağından topu almaya kalktığı ve başaramadığı, kaleyi olabilecek en kötü şekilde terk edip Milla’nın da en kolay golünü atmasına neden olduğu için aldı.

O hataya rağmen, dünya futbol tarihinin ilk libero kalecilerinden olan Higuita, aklımızda Akrep Vuruşu ile kalsa da aslında kalecilerin maç içerisinde daha fazla sorumluluk alabileceğini gösterenlerden biriydi.

Onu büyütmeye çalışan bekar annesini de küçük yaşta kaybeden ve okumak yerine gazete satarak çocukluğunu geçiren Higuita’nın hikayesi tam bir dramdır. Futbola geç başladı ancak kısa sürede yükseldi. Atletico Mineiro ile Copa Americana’yı kazandığında daha 20’lerinin başındaydı.

Higuita’yı karıştığı ve başını belaya soktuğu sayısız olayla anmayı istemeyiz, zira futbol kariyerini çok fazlasıyla lekelemişti.

Kendi kıtasının gelmiş geçmiş en iyi 8. kalecisi  olmasından çok Escobar’la anılması, hayatta yaptığınız hataların silinemeyeceğinin önemli bir kanıtıdır.

4- RAMON QUIROGA

Kimi bir maçta 3 penaltı kaçırdığı için (Martin Palermo gibi), kimi takıntılı olduğundan (Abreu’nın Panenka’sı gibi) kimi de (Higuita gibi) saha içinde olabilecek en mantıksız kararı verdiği için El Loco lakabını aldı.

Ramon Quiroga da işte o mantığını evde unutan kalecilerden biriydi.

1978 Dünya Kupası’nda Peru Milli Takımı’yla Polonya’ya karşı sahadaydı. Avrupalı takımlar o yıllarda taktik ve oyun disiplini açısından zorlu rakiplerdi ama Güney Amerikalılar tahmin edilemez oldukları için daha zorluydular.

Rakibi ceza sahasına kadar çekmiş Polonya, aradığı sahipsiz bir topu buldu, Grzegorz Lato yarı sahayı peşinde Perulu oyuncularla birlikte geçti. Orta saha çizgisine kadar çıkan Quiroga’nın karşısına çıktı. Ve ne oldu dersiniz?

Quiroga, rakibine o kadar sert bir faul yaptı aslında kırmızıyla atılması gerekirken sarıyla zor kurtuldu.

Bu tip pozisyonlarda, sahalarımıza ender karşılaştığımız bunun gibi sayısız mantıksız ani karar, Ramon Quiroga’ya çok haklı bir lakap kazandırdı.

5- JUAN MANUEL VARGAS

Tüm delilerin arasında en akıllısı olabilir. En azından genel olarak hikayesini şöyle bir okuyup geçseniz, neresi deli bile dersiniz.

Ancak Perulu Juan Manuel Vargas’ı izlemeniz gerekir, neden El Loco olduğunu anlamak için…

Kenar çizgisini hem defansif hem ofansiz oynayabilen, inanılmaz dripling yeteneğiyle rakiplerini geride bırakan, özellikle kaleye çapraz pozisyonda vurduğu çok sert ve isabetli şutlarıyla nam salan Vargas’ın adı pek çok büyük kulüple anıldı.

Ancak Vargas gibi oyuncuların zamanı geride kaldı.

Saha içinde fazlasıyla bireysel bir oyuncu olan Vargas’ın tahmin edilemezliği, kariyerindeki kupaların eksikliğini açıklar.

Fiorentina’da taraftarların delicesine sevdiği ve lakabını verdiği Deli, kulüp tarihinin en unutulmaz oyuncularından biri oldu.

Belki de onu Vargas yapan, başına buyrukluğuydu ki taraftarları da onu bu yüzden sevdi.

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya