SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....

Fransız Mutfağı: Geri Dönüş

Ligue 1’de 4. hafta; Saint Etienne liderliğiyle geçildi. Saygın Elgün, Fransa Ligi’nde geride kalan haftayı değerlendiriyor.

Fransız Mutfağı: Geri Dönüş

Başlangıçlar

Başlangıçta sizlere geçen haftanın yemeğini sunmak zorundayım. Dikkatli tüketmenizde fayda var. Son üç maçında 55 şut atan Lyon, Nimes karşısında sahadan yine golsüz beraberlikle ayrıldı. Bordeaux ve Montpellier maçlarında olduğu gibi pozisyon üreterek maça başlayan ev sahibi, topu içeri atamayınca yeni bir krize girdi. Oyun olarak çok büyük sıkıntıları olmayan takımın en büyük sorunu, tüm skor seçeneklerinin aynı anda krize girmesi gibi duruyor. Zira son üç maçından sadece iki puan ve bir gol çıkarabilen Lyon’un kadrosunda; Memphis Depay dışında gol atan bir personel bulunmuyor. Lyon’un başında çıktığı 11 lig maçında sadece üç galibiyet alabilen Rudi Garcia artık bir şeyleri değiştirmek zorunda.

Gael Kakuta, 2007’de Lens’ten Chelsea’ye transfer olduğunda henüz 16 yaşındaydı. Dünyanın pek çok yerini dolaşan bir zamanların ‘harika çocuğu’ futbola başladığı yerde yeniden kendini bulmuş gibi görünüyor. Bordeaux’u ağırladıkları maçı, başından sonuna dek domine eden Kakuta, Stade Bollaert-Delelis sakinlerine muhteşem bir resital sundu.

L1: we can't stop RC Lens anymore! - France 24 - Teller Report  Kakuta’nın işini kolaylaştıran en önemli etken ise; sürekli yer değiştirerek -bu maça gol yemeden çıkan- Bordeaux savunmasını fazlasıyla hırpalayan Sotoca-Ganago ikilisi oldu. Özellikle 1999 doğumlu Ignatius Ganago’nun attığı koşular ve yaptığı baskı, kaçırdığı akıl almaz gollere rağmen Lens’e çok yardımcı oldu. Savunmanın çok büyük hatasını değerlendirerek takımını öne geçiren Ganago, maçın da sonunu getirdi. Bu golden sonra da oyunun kontrolünü alamayan Bordeaux’da Paul Baysse’nin yaptığı penaltı sonrasında gördüğü kırmızı kart; onlar adına sezonun ilk mağlubiyetini kesinleştirdi. Üst üste üçüncü galibiyetini alarak dört maçta dokuz puana ulaşan Lens ise 2005-2006 sezonundan bu yana lige en iyi başlangıcını yaptı.

 

Ara Sıcaklar

Paris Saint Germain nihayet sezona başladı. Hafta içi dokuz kişi tamamladığı maçta Metz’i son dakikada Draxler’in golüyle yenerek bu sezonki ilk galibiyetini alan son üç sezonun şampiyonu, Nice deplasmanında rakibini oyuna hiç ortak etmeden çok rahat bir maç kazandı. Maçın başında Florenzi’nin defansif zaaflarından faydalanmak isteyen rakibini kalesinden çok uzakta tutan konuk ekip, maçı Mbappe’yle kopardı. Futbolu çok özlediği her halinden belli olan yıldız oyuncu, COVID’i yendikten sonra çıktığı ilk maçta takımının iki golünü yoktan var etti. İkinci yarının başındaki 10 dakika hariç PSG’yi hiç zorlayamayan Nice, üst üste ikinci mağlubiyetini alırken; PSG bu sezon ilk kez bir maçta birden fazla gol buldu.

Kylian Mbappe makes winning return for PSG as players wear jersey with  names in Mandarin - in pictures - The National

Ara sıcaklara pek misafirperver olmayan bir takımla devam ediyoruz. Sezona deplasmandaki Rennes mağlubiyetiyle giren Montpellier’e; kendi evi Stade de la Mosson ilaç oldu. Angers’i ağırladıkları maçı başından sonuna kadar kontrol eden Michel Der Zakarian’ın öğrencileri, tempoyu artırmasına da gerek kalmadan bu sezonki en rahat galibiyetini elde etti. Sahanın yıldızıysa ekran başındakilere ‘Forvetliğe Giriş 101’ dersi veren Andy Delort oldu. Gaetan Laborde’yle müthiş bir ortaklık yakalayan Cezayirli oyuncu, maçı tam anlamıyla domine etti. Özellikle ikinci golünde Angers stoperlerine yaptığı adım numarasıyla arka direkte bomboş kalması olağanüstüydü. Günün dikkat çeken bir diğer performansıysa kulübeden geldi. Oyuna Arnaud Souquet’in yerine giren Junior Sambia, rölantide giden oyuna büyük hareketlilik getirdi ve takımının farka gitmesine yardımcı oldu.

Haftanın son maçı Velodrome’da oynandı. Lille’de Jonathan Ikone’nin yerine, geçen hafta attığı golle takımına galibiyeti getiren Luiz Araujo’yu sahaya süren Christoph Galtier, bunun karşılığını fazlasıyla aldı. Brezilyalı oyuncunun orta saha desteğiyle Marsilya’ya karşı sahanın her yerinde bir kişi fazla görünen Lille mutlak bir oyun üstünlüğü kurdu. İkinci yarının başında Bamba’nın büyük çabasıyla getirdiği topu direk dibine bırakarak takımını öne geçiren Araujo, golün hemen ardından kaptığı topla David ve Burak’ı ikiye bir bıraktı. Maçın bu kırılma anında Burak Yılmaz’ın direğe vurduğu top, konuk ekip adına puan kaybının işareti oldu. Lille Marsilya ile yenişemedi Burak Yılmaz geceye damga vurdu - Internet  Haber

Bu pozisyondan sonra da goller kaçırmaya devam eden Lille, altı pasta Valere Germain’i de bomboş bırakınca üç puanı fazlasıyla hakettiği maçı bir puanla tamamlamak zorunda kaldı. Marsilya adına; PSG deplasmanında takımın en iyisinin Mandanda olması anlaşılabilirdi; ancak Lille karşısında da Fransız kalecinin yıldızlaşması pek hayra alamet değil.

 

Ana Yemek

Şefin Tavsiyesi köşemizin ilk gözağrısı olan Rennes-Monaco maçının ilk 15 dakikası pozisyon getirmese de Monaco kontrolünde geçti. Sıklıkla Rennes sol beki Maoussa’nın arkasına adam kaçırmaya çalışan Monaco, Rennes’in orta saha merkezini öne çıkarmasıyla aslında çok da işlerine yaramayan bu kontrolü kaybetti. İki takımın da üretkenlikten çok uzak olduğu maçta gol, mümkün olan nadir seçeneklerden birisiyle geldi. Monaco’nun kullandığı köşe vuruşunda birbirini tanımıyor gibi yapan Da Silva ve N’Zonzi, Ben Yedder’e servis yaptı. Fransız futbolcu da olağanüstü bir son vuruşla takımını öne geçirdi. Golün birkaç dakika sonrasında maçın kendileri adına en iyisi Maoussa’yı da sakatlığa kurban veren Rennes için yeni bir hikayenin o an başladığı pek de tahmin edilebilir değildi. 60’tan sonra oyundan yavaş yavaş düşen Monaco kalesine dalga dalga inmeye başlayan Rennes’te günün yıldızı, tahmin edilemeyecek bir isim oldu: Adrien Truffert. Takımının son yarım saatte kurduğu baskıda sol kulvarı çok iyi işleyen 2001 doğumlu sol bek, önce N’Zonzi’nin orta sahada topu kapıp atağı başlatarak ceza alanına attığı koşuyu harika bir ortayla ödüllendirdi. Maçın uzatma dakikalarında da Guirassy’den seken topu ceza sahasının hemen dışında tamamlayıp Ligue 1’deki ilk maçında hem gol hem de asist yapan tarihteki beşinci oyuncu oldu ve takımına üç puanı kazandırdı.

 

Tatlı

Akşam güneşi yine güzele vurdu ve haftanın en güzel maçı, pazar akşam üzeri Stade de la Beaujoire’de Nantes ile Saint Etienne arasında oynandı. Lige kayıpsız giren konuk ekip, bu maça da golle girdi. İlk dakika henüz dolmuşken; Bouanga’nın Noupa’ya bıraktığı nefis ara topu, 2002 doğumlu Adil Aouchiche’nin topu boş kaleye yuvarlamasını sağladı. Sezona üçte üçle giren St.Etienne, 10 dakika geride kaldığında üç fırsat yakalayıp, Nantes’in de bir tehlikesini savuşturmuştu bile. Sezonun en hareketli 15 dakikasının ardından 60. dakikaya kadar temposu düşen oyun, aslında fırtına öncesi sessizlik anlamına geliyordu. St.Etienne, sol beki Maçon’un attığı muhteşem golle farkı ikiye çıkartınca ipleri tamamen rakibe vermenin bedelini ağır ödedi. Son 20 dakika rakibini sahasına kapatan Nantes, önce Denis Appiah’ın harika asistinde Simon Moses’ın golüyle umutlandı. 85’te oyuna giren Renaud Emond ise saniyeler sonra attığı golle takımına hakettiği puanı kazandırdı.

L1 (J4) : Malmené, Nantes résiste à Saint-Etienne

Haftanın Golü: Yvann Maçon (Nantes-St.Etienne)

Haftanın Performansı: Adrien Truffert (Rennes-Monaco)

 

Şefin Tavsiyesi

26 Eylül Cumartesi günü saat 18:00’da; dört maçta 10 puana ulaşan iki keyifli takımı karşı karşıya getirecek olan Saint Etienne-Rennes maçını kaçırırsanız çok üzülebilirsiniz.

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya