SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....
HAVA DURUMU : İstanbul 7°C/ 20°C

NOT DEFTERİ: “Sevmek istesem de sevemem artık”

Not Defteri - MÜDAVİMLER | 24.04.2020 12:59

Futbol kültürünün en önemli ciltleri tezahüratlarla yazılır. Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'un unutulmaz tezahürat hikayeleri...

Didem DİLMEN Didem DİLMEN
NOT DEFTERİ: “Sevmek istesem de sevemem artık”

Tezahüratlar, günün moda şarkılarının tribünler tarafından kendi takımlarına uyarlanarak yazılır. Sonra bir bakmışsınız ki şarkının kendisini hatırlayan kalmamış ama tezahürat hala ezberde...

Bazı şarkıları dinlerken ister istemez aklımızın içinde tuttuğumuz takımların renklerine uyarlarız, bu bir futbolsever hastalığıdır ve tedavisi de yoktur.

Bazı tezahüratların ilk kez hangi takım tarafından uyarlandığı, yani kime ait olduğu süregelen tartışmadır. Ancak bazıları var ki onlar takımlarıyla özdeşleştiler. Artık birbirlerinden ayırmak mümkün değil.

Gelin o tezahüratların şarkılarını hatırlayalım. Futbolsuzlukta en azından bir süre aklımızın içinde yankılansın sesleri...

Samanyolu şarkısının sözlerini Teoman Alpay’ın yazdı, bestesini ise Metin Bükey hazırladı. Şarkı, 1967 yılında dönemin yeni parlayan yıldızı Berkant’a büyük şöhret kazandırdı. Hollandalı şarkıcı David Alexander Winter’ın 1969 yılında “Oh Lady Mary” adıyla seslendirdiği Samanyolu’na tüm dünyada ün kazandıran, Fransız şarkıcı Patricia Carli’ydi.

Kendisi de iyi bir Fenerbahçeli olan Berkant, maça gittiği dönemlerde, tribündekiler “Haydi başlayalım Berkant Ağabey” derlerdi ve Fenerbahçe tribünleri şarkıyı Berkant ile birlikte söylerdi.

Samanyolu şarkısı, bugün hala Fenerbahçe tribünlerinin sarı-lacivert buluşmalarının tercümanıdır.

Türkiye’de bol acılı arabesk parçaların fırtına gibi estiği yıllardır… İzmir’den bir şarkıcı, Tüdanya, “Seni Sevmeyen Ölsün” adlı şarkısıyla parıldar… 14 yıllık şampiyonluk özlemi ile yanıp tutuşan Galatasaray tribünleri, şarkıya kendi yorumlarını katarlar ve Türk futbol tarihinin en unutulmaz tezahüratlarından biri doğar:

“14 senelik bu çile, bitsin artık bu sene, sen şampiyon olacaksın, seni sevmeyen ölsün...”

Fenerbahçe-Galatasaray derbilerinin en son iki efsanesi, Hagi ve Alex’ti. Onları ayrı sevdik, kazansalar da kaybetseler de… Onlar gerçi kaybetmeyi hiç sevmediler. Yıldızlarını derbinin üzerine bıraktılar ve şimdi uzaktan izliyorlar, bizler de onların oynadığı derbilerin hatıralarını anıyoruz.

Bu iki ismin, Alex ve Hagi’nin bir de ortak noktası vardı; ikisi için de aynı tezahürat söylendi:

"I love you Alex", "I love you Hagi"...

Bu tezahürat aslında bir şarkıdan gelir; Ömür Göksel’in şarkısı, “Sevmek istesem de sevemem artık”...

Galatasaray'ın kulüp kadar eski tezahüratı, "Re re re ra ra ra… "

Tezahüratın tribünlere geliş hikayesini Orhan Ölçen, “Aslan Yürekliler” kitabında, yaratıcısı Sabit Cinol’un torunu Can Cinol’la yaptığı sohbetten aktarıyor.

Tezahürat aslında İsviçre'nin Servette takımına aittir. Oyuncular maça çıkmadan önce bir araya gelip "Re re re ra ra ra Servette Servette ro ro ro" diye bağırırlardı. Tezahüratı sarı-kırmızılılara getiren kişinin, o yıllarda İsviçre'ye üniversite okumaya giden Galatasaray Liseli (aynı zamanda kulüp oyuncusu) Sabit Cinol olduğu, torunu tarafından aktarılıyor. Sabit Bey, bir yandan okurken diğer yandan İsviçre’nin Servette takımında lisanslı olarak futbol oynuyordu, ülkeye döndükten sonra da tekrar Galatasaray kulübünde futbol oynadığı 1922-1923 yıllarında bu tezahüratı bugünkü versiyonuyla takım arkadaşlarına söyletip benimsetti. Tezahüratın tribünlere sıçraması da çok fazla zaman almamıştı.

Sabit Bey’in torunu Can Cinol, Orhan Ölçen’e şöyle anlatıyor:

“Tezahüratın 2 heceden oluşan Servette için söylenmesi zor değil, ancak Galatasaray’da durum aynı değil. Bu yüzden tezahüratı öğretirken Sabit dedem Galatasaray’ı ‘Gassaray’ olarak değiştirmiş.”

Yıl 2007, bir kasım akşamı… Beşiktaş, malum Liverpool maçı sonrası ligde Sivasspor’u ağırlamaktadır. Normal şartlar altında böyle durumlarda tribünler takımı protesto eder… İnönü Stadı ise başka bir evrendir…

Beşiktaş tribünleri "Aldırma Kartal aldırma” diye bağırmaktadır...

Ünlü şair Sabahattin Ali’nin 1933 yılında Sinop Cezaevi'nde yazdığı, Hapishane Şarkısı V adıyla da bilinen Aldırma Gönül, Kerem Güney tarafından bestelenir ve 1977 yılında Edip Akbayram tarafından seslendirilir.

"Aldırma Kartal Aldırma" versiyonu ise 1977-78 sezonundaki Türkiye Kupası mücadelesinde İnönü Stadı’nda oynanan Fenerbahçe maçında, Beşiktaş aleyhine verilen bir gol kararını protesto etmek için uyarlanmış ve ilk kez 1978 yılının Şubat ayında İnönü’de, Diyarbakırspor maçında seslendirilmiştir.

Adı, Kazım Koyuncu…

33 yaşında kanserle mücadelesini kaybedip aramızdan ayrılan müzik adamı Hopalı Kazım Koyuncu…

Trabzonsporlu Kazım Koyuncu…

Tribün adamıydı Kazım Koyuncu… Fırsat buldukça maça giderdi. Avni Aker Stadı’nın tribünlerinden geçip de Kazım Koyuncu ile maç anısı olmayan Trabzonsporlu taraftar sayısı yok denecek kadar azdır, kime sorsanız anlatmaya başlar bir Kazım hikayesi… Şarkıcıdan tribün adamı olunca, o ambiyansını yansıtan bir şarkı yazdı, "Uh Aha”… Şarkıyı alıp yönetime götürdü, teslim etti, karşılığında hiçbir şey talep etmeden. Şarkısı Trabzonspor’un gol müziği oldu, Avni Aker’de, Şenol Güneş Stadı’nda her gole bordo mavililer Kazım’ın sesi ve melodisiyle coşuyorlar… Her golde Kazım’a sarılıp seviniyorlar.

Bir röportajında Trabzonspor tutkusunu anlatırken şu cümleleri kullanıyordu: “Trabzonspor, sadece bir yöre takımı değildir, bu yüzden Urfalı, Diyarbakırlı, Mardinli Trabzonspor taraftarı vardır, Trabzonspor, Trabzon’ u değil Karadeniz’i aştı. Benim için Trabzonspor, Türk futbolunun en evrensel değeridir.”

Kazım Koyuncu kazandığı için değil, savaştığı için sevdi Trabzonspor’u…

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya