SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....

9 DETAY: Süper Lig'de 1. haftaya doğru

9 Detay - MÜDAVİMLER | 11.09.2020 16:42

Süper Lig 2020-2021 sezonu sessiz, seyircisi ve kalabalık başlıyor. Transferlerin bitmediği ve takımların hazırlanmak için çok az zamanı olduğu göz önüne alınırsa bizi ne bekliyor.

Didem DİLMEN Didem DİLMEN
9 DETAY: Süper Lig'de 1. haftaya doğru

Süper Lig’de 2020-2021 sezonu 11 Eylül Cuma akşamı oynanacak Çaykur Rizespor-Fenerbahçe karşılaşmasıyla başlıyor, elbette çok sayıda bilinmezlik ve yenilikle birlikte.

21 takımla 42 hafta sürecek olan maraton, daha önce hiç koşulmadığı kadar uzun olacak, pandemi nedeniyle en azından şimdilik ilk devre seyircisiz oynanacak. Bir başka deyişle hem kalabalığız Kısa süren yaz arası ise takımlara yeteri kadar hazırlanma şansı verdi mi, bunun cevabını da henüz bilmiyoruz.

En azından bildiklerimizle başlayalım ve Süper Lig’de ilk haftanın taslağına göz atalım.

1- ÇAYKUR RİZESPOR-FENERBAHÇE

Stjepan Tomas’ın çalıştırdığı Çaykur Rizespor, şimdiye kadarki en flaş transferini Loic Remy ile yaptı. 33 yaşındaki Fransız santrfor, kariyerinin son yıllarını büyük bir düşüşte geçirmişti ve 2018’de Lille’e transfer oldu. 28. haftada sona eren Ligue 1’de standardının altında kalsa da 7 gol atabildi ve sadece 1 maçta 90 dakika oynayabildi. Remy’nin yine de Rizespor’da yararlı olabileceğini öngörebiliriz ancak kendisinden güçlü değil eşit seviyedeki takımlara karşı performans göstermesi ihtimali daha yüksek görünüyor.

Samudio, Boldrin, Morozyuk, Michalak, Milan Skoda gibi geçen sezon adlarından söz ettiren oyuncuların bu yıl neler yapacaklarını da merakla bekliyor olacağız.

Fenerbahçe ise transfer döneminin en hareketli takımıydı. Caner Erkin, Gökhan Gönül, Sosa, Sinan Gümüş, Mame Thiam, Filip Novak, Mert Hakan Yandaş gibi isimlerin yanı sıra Enner Valencia’yı da listeye eklediğimizde karşımıza çıkan Fenerbahçe şu mesajı veriyor sanki: Bu sezon şampiyon olalım, sonrasını sonra düşünürüz.

Türkiye’de şampiyonluk genelde ekonomik olarak daha fazla öne çıkmaya başladı ancak Fenerbahçe’nin durumunda farklı. Sarı lacivertlilerin öncelikle şampiyon olamama serisini acilen kırması gerekiyor, süreç uzadıkça bunu başarmak daha da zorlaşacak. Örnekleri de bunu gösteriyor.

Erol Bulut’un futbol anlayışı, bekle-açık yakala-atletizmle vur olarak özetlenebilir, Alanyaspor’da sezonu baz alırsak. Öte yandan Yeni Malatyaspor’da daha defansif, oyunu tutmaya yönelik bir oyun oynatmıştı.

Erol Hoca, elindeki malzemeye göre oyun üreten, kadronun içinde dar bir rotasyon kullanan, statik bir antrenör görüntüsü çizdi. Ancak tüm bu değerlendirmeler, iş Fenerbahçe’ye gelince değişir.

Şampiyon olacak doğru taktik repertuar ve buna uygun seçilmiş oyuncularla 90 dakikanın tamamında sahayı kontrol altında tutan, çok gol atan bir Fenerbahçe izlemeyi bekliyoruz.

Hazırlanmak için yeterli vakit oldu mu? Muhtemelen hayır. Fenerbahçelilerin birkaç hafta da sabretmesi gerekebilir.

2- GALATASARAY-GAZİANTEP FK

Sezonu iç sahada açacak olan Galatasaray’ın en önemli transferi, kondisyoner Scott Piri olacak gibi görünüyor. Pandemi arasının ardından geri dönen Galatasaray’ın en büyük sorunu maç içerisinde fiziksel olarak 90 dakikayı tamamlayacak gücünün olmamasıydı.

Gerçi bu sadece pandemi dönüşünün problemi değildi, Galatasaray sezona da aynı sorunla başlamıştı, çünkü transferler çok geç gelmiş ve takım sezon başı hazırlığını yeterince yapamamıştı.

Bu defa vakitsizlik yeterince hazır olmamanın bir nedeni olsa da Piri’nin farkının ortaya çıkması elzem.

Arda Turan, Emre Kılınç, Oğulcan Çağlayan transferleri kanat oyunculardı, santrfora Falcao ve Diagne yerleştirilecek, savunma aynı kalacak; Marcao, Luyindama, Donk, Emin Bayram, Ahmet Çalık. Bek rotasyonu da yeterli görünüyor.

Orta saha ise Etebo transferi yapıldı, Emre Akbaba ve Belhanda da hücuma yönelik oynayacak. Galatasaray’ın 6 numarası ise belirsiz, ilk hafta bu bölgede kim oynayacak, bilmiyoruz.

Fatih Terim’in geçen sezonun ikinci devre başlangıcıyla pandemi arasındaki dönemde kurduğu baskılı, kontrolü eline alan ve oyuna hükmeden futbolu bu kadroyla kurması mümkün mü? Maçlar başladığı zaman göreceğiz.

Sumudica ile ikinci sezonuna giren Gaziantep ise kağıt üzerinde yıldızsız ama kaliteli bir kadro kurdu. Sessiz ve derinden bir hazırlık dönemi geçirdiler. Geçtiğimiz sezon Galatasaray ile oynadıkları son maçı 3-1 geriye düşüp 3-3’e getirmişlerdi ve Gaziantep’in o maçta en fazla öne çıkan özelliği fizik kondisyon olarak en iyi ekip olmalarıydı.

Sumudica’nın ekibinin takımı yine aynı şekilde hazırlayacaklarını düşünürsek, Galatasaray’ın Scott Piri’yle neler yapabildiğinin önem kazanacağını öngörebiliriz.

3- TRABZONSPOR-BEŞİKTAŞ

Seyircisiz oynanması nereden bakarsanız bakın üzücü, bu derbi tribün atmosferini fazlasıyla hak ediyor. Ne yazık ki elden bir şey gelmiyor. Sessiz izleyeceğiz.

Eddie Newton’ın futbol anlayışı konusunda alabileceğimiz bir referans yok, Roberto Di Matteo ile birlikte Chelsea’nin teknik ekibine geldi, orada Guus Hiddink ve Frank Lampard ile çalıştıktan sonra geçtiğimiz sezonun devre arasında Hüseyim Çimşir’in yardımcısı olarak geldi.

En büyük avantajı, takımı Hüseyin hoca ile çalışırken tanımış olması. Şampiyonluğun kaybedildiği süreçte nelerin yanlış gittiğini, oyuncuların performanslarını ve gençlerin potansiyellerini biliyor. Trabzonspor’un en yüksek ve en çalkantılı döneminde Eddie Newton kulübedeydi.

Bu bir avantaj olarak görünüyor, zira Trabzon dışarıdan bakılabilecek bir camia değil.

Bizler Sosa, Novak gibi gidenlerin takımın oyununda çok önemli eksikler yaratacağını düşünsek de Eddie Newton için aynı durum geçerli olmayabilir. Söz gelimi, Trabzonspor’u takip eden arkadaşlarımız, Abdülkadir Ömür’ün merkez orta sahada ve hücumu yönlendirecek oyuncu olarak hazırlandığını belirtiyorlar.

Beşiktaş içinse hemen herkesin hemfikir, Burak Yılmaz çok büyük bir kayıp. Sadece santrfor değil, Burak’ın en önemli özelliği etrafındaki hücum oyuncularının sakarlıklarını da toparlayan, geri gelip top alan ve rakip stoperleri peşinden sürükleyen, hepsinden önemlisi saha içindeki lideri olan bir oyuncu olmasıydı.

Santrfor alabilirsiniz ama Burak Yılmaz’ın yerini doldurmanız çok zordur.

Var olan kadroda bir oyuncu görünmüyor, Adem Ljajic’in bunu yapamayacağı zaten şimdiye kadarki süreçte belli oldu. Hala transfer yapılması gerekmesi, eksik bölgelerin ciddiyeti ve bütçe sorunu da Sergen Yalçın’ın diğer sorunları arasında.

Ancak Sergen Yalçın’ın bir planı mutlaka olacaktır.

Bu ne Yeni Malatyaspor’daki, ne Alayaspor’daki ne de Beşiktaş’la geçirdiği yarım sezondaki oyun olmayacaktır. Sergen Yalçın, Beşiktaş’a kazanan bir oyun felsefesi ve plan yerleştirecektir. Ve bunun için gerçekten zamana ihtiyacı var.

4- HATAYSPOR-BAŞAKŞEHİR

Geçen sezon beklediğimiz Hatayspor, gecikmeli de olsa Süper Lig’e katıldı, gerçi bu defa biraz kalabalığız, yer bulmak biraz zor olabilir. Öte yandan sürprizlere de son derece açığız.

Süper Lig’e ilk kez yükselmek, pek çok takım için son derece zorlu bir adaptasyon süreci gerektirir. Küme yükselen takımın tamamını gönderip yerine “ligi bilen” 30 yaş üstü ne kadar futbolcu varsa doldurmak söz gelimi, hiç işe yaramamıştır.

Hatayspor ise kadronun yarısından fazlasını tuttu ve takviyeyi genelde yabancı oyunculardan yana kullandı. Mame Diouf, Aaron Boupendza, Ruben Riberio, Isaac Sackey, Munir, Pablo Santos, Alexandros Katranis’in yanı sıra Karlshure’den Burak Camoğlu ve Kestelspor’dan Mehmt Küçükdurmuş transfer edildi.

Evet, haklısınız, hiç Süper Lig’e yeni yükselmiş takım alışveriş listesi değil.

Bu arada takımın Ömer Erdoğan’a emanet edildiğini de hatırlatalım.

Son şampiyon Başakşehir ise Şampiyonlar Ligi kadrosu kurmakla meşgul, elbette eldeki limitler dahilinde mümkün olmasa da elinden geleni yapıyor yönetim.

Başakşehir’in oynayan kadrosundan Clichy, Attamah, Elia ayrıldı. Berkay Özcan, Azubuike, Hasan Ali Kaldırım, Rafael, Nacer Chadli transfer edildi. Okan Buruk’un elinde bozulmamış bir kadronun üzerine deneyimli oyuncular eklendi.

Ve yine Başakşehir sessiz sedasız, imzalar dışında konuşmuyorlar ve bu fırtınanın habercisi olabilir. Tabi ilk şampiyonluğunu yaşayan takımların sonraki sezon küme düşme istatistiğini de cebimize koyalım, elbette Başakşehir o listeye girmeyecektir, değil mi?

5- SİVASSPOR-ALANYASPOR

Geçen sezon, ligin şampiyonundan bile daha uzun süre liderlik koltuğunda oturan iki takım, ilk haftada karşı karşıya geliyorlar.

Sivasspor’da Rıza Çalımbay’ın takımından çok önemli eksikler var; Mert Hakan Yandaş, Paul Papp, Emre Kılınç, Fatih Aksoy ve Fernando Andrade ayrıldı. Bu neredeyse ilk 11’in yarısı anlamına geliyor. Ve elbette Sivasspor’un geçen sezondan başka bir oyun kuracağı…

Liderliğe yükseldiğinde, bu sayfalardan Rıza Çalımbay’ın oyun planının oyuncuya ve oyuncunun performansına çok bağlı olduğunu söylemiştik. Yani o oyuncu o bölgede ve o performansla o görevi doğru şekilde yapmazsa bütün oyun dağılıyordu. Buna futbolcuların güçlü ve zayıf rakiplere karşı aynı mental güçle çıkmadığını da eklememiz gerekiyor.

Robin Yalçın, Kerem Atakan Kesgin, Jorge Felix, Max Gradel, Casimir Ninga direkt ilk 11 için yapılmış transferler gibi görünüyor, Rıza Hoca’nın mutfaktan nasıl bir yemekle çıkacağını ise tahmin etmen mümkün değil.

Rakip Alanyaspor ise son 3 yıldır transferi bir sanata çevirdi, her sezon başında adını duymadığımız isimleri getirip kendi bölgelerinde lige damga vuran performanslarını izletiyorlar. Dolayısıyla en didik didik edilesi transferler yine Alanya’da…

Junior Fernandes, Welinton, Musa Çağıran, Djalma, Naiano, Papiss Cisse ayrıldı, öyle bir liste ki kim kaldı diyorsunuz ve daha gidecek isimler de olabilir. Gelenler ise Davidson, Efkan Bekiroğlu, Fatih Aksoy, Moubandje, Bareiro, Khouma Babacar, Isaac Sackey…

Çağdaş Atan’ın ilk teknik direktörlük deneyiminde Alanyaspor’un bu kadrosuyla neler yapabileceğini bilmek mümkün olmasa da Sergen Yalçın’ın yardımcısı olarak Alanya’da görev yaptığını hatırımızda tutalım. Alanyaspor’u gördüğünden geri bırakmayacak bir sistem geliştirecektir Çağdaş Hoca, Alanya da ona bu zamanı verecektir.

6- YENİLER

Genelde her sezon başında yeniler denince akıllara küme yükselen takımlar gelir ki bu sezon gidenler de olmadı, onları nereye koyacağız onu bilemedik.

Süper Lig’e yükselen 3 takım Hatayspor, Karagümrük ve BB Erzurumspor oldu.

Fatih Karagümrük, oynadığı son 15 maçta sadece 1 mağlubiyet alarak, çok başarılı bir serinin sonunda Süper Lig’e geldi. Takımı 1983 doğumlu çok genç bir hoca, Şenol Can çalıştırıyor. Şenol Can futbolu 2019’da Karagümrük’te bıraktı ve 1 sezon yardımcı antrenörlük yaptıktan sonra bu sezon başında teknik direktörlüğe getirildi.

Bu kadar genç ve yardımcı olarak bile çok az deneyimi olan bir hocaya Süper Lig takımı teslim etmek son derece riskli ancak gönlümüz sezonu en güzel şekilde takımının başında bitirmesi, bu ülke futbolunun genç teknik adamların bu işi yapabileceklerini görmeye ihtiyacı var. Fatih Karagümrük yönetimine de tebriklerimizi iletelim, şimdilik.

BB Erzurumspor da çok talihsiz bir şekilde düştüğü Süper Lig’e göğsünü gere gere geri döndü, umarız bir daha asla benzeri hiçbir takımda yaşanmasın.

Mehmet Özdilek, Erzurumspor’un başında olacak ve küme yükselen kadronun büyük bölümü ile devam edilecek. Arturo Mina, Farnolle ve Mitchell Donald geçtiğimiz sezon Yeni Malatyaspor’daydılar ve bu sezon Erzurumspor forması giyecekler.

Üçüncü takım olan Hatayspor’u yukarıda inceledik, ek olarak şunu söyleyebiliriz, Erzurumspor’u iki kez küme yükselten teknik direktör Mehmet Altıparmak sezona Kasımpaşa’nın başında başlıyor.

7- 21 TAKIM

2020-2021 sezonu 21 takımla oynanacak. Bunun en zor tarafı elbette EURO 2021’in de oynanacağı bir sezonu bitirebilmek olacak.

Toplam 42 hafta sürecek olan maraton 24 Ocak’ta devre arası yapacak ve bu sezon ilk defa Süper Lig’de devre arası yapılmayacak. Bu pek çok denklemi değiştirecek bir veri elbette. 29 Ocak’ta ligin ikinci yarısı başlayacak ve devre arası kampı yapılamayacak. 16 Mayıs 2021’de de sezon tamamlanmış olacak.

Fikstürü sığdırabilmek adına 9 maç haftası hafta içi oynanacak; 14, 17, 20, 23, 28, 33, 36, 38 ve 41. haftaları üst üste oynayacağız. Her takım 40’ar maç oynayacak ve maksimum ulaşılabilecek puan 126 olacak. Muhtemelen şampiyon ve küme düşmede rekor puana ulaşıldığını görebiliriz.

Her hafta bir takım bay geçecek, ilk hafta Konyaspor maç yapmayacak.

42 haftalık maratonun en zor tarafı ise normalde tamamlanan 34’te henüz ne şampiyon ne Avrupa bileti ne de küme düşenler belirlenmemiş olması olacak, yani finiş çizgisine geldiğimizde ligin bitmesine daha çok var diyeceğiz.

Nefes yetiştirmek, kadro genişliğini sağlamak, istikrarı sağlamak, fizik kondisyonu tutabilmek son derece zor bir mesai gerektirecek. 5 oyuncu değişikliği hakkı ise devam edecek.

8- SEYİRCİSİZ

Süper Lig’in en azından şimdilik ilk devresi seyircisiz oynanacak ve bizler bu senaryoyu daha önce, pandemi arasının ardından oynanan 8 haftada gördük.

Seyirci ve atmosfer futbolun en önemli parçası, oyunun tüm dinamiklerini değiştirebiliyor. Bazılarına göre Galatasaray ve Trabzonspor’un şampiyonluğu kaybetmesinin nedeni de bu devasa eksiklikti. Peki şimdi ne olacak, takımlar futbolcuları buna hazırlayabilecekler mi?

Elbette seyircisizlik en çok yüksek atmosfere sahip takımları vuracak, 4 büyükler başta olmak üzere… Seyirci ortalaması 30 binin altına düşmeyen bu takımlar ekonomik olarak da baya ciddi bir vurgun yiyecekler. Keza Göztepe, Erzurumspor, Hatayspor gibi futbol şehirleri için de seyircisizlik zor başa çıkılacak bir sorun.

Son dönemin klişesi, seyircisiz oynamaya alışık olan Başakşehir’in şampiyonluk yolunda bu alışkanlığını avantaja çevirdiğini söyleyenler olacaktır ama atladıkları çok önemli bir nota var. Başakşehir seyircisiz maçlardan en büyük darbeyi yiyebilir çünkü son şampiyon olarak ve oynadığı oyun ile de taktir toplayan bu takımın, stat çevresindeki insanlardan bir taraftar kitlesi yaratma şansı vardı. Bunu sonsuza dek kaybetmiş olabilirler.

Bu sayfanın yazarının isyanı ise tek bir takım için; Fatih Karagümrük. Bu takımın amatör kümeden profesyonel liglere yükselirken oynadığı play-off final karşılaşmasını tribünde, taraftarlarla beraber izlemiş ve kariyerinin en unutulmaz anısı olarak not etmiş biri olarak, ne büyük bir kayıp!

9- İÇ SAHA VE DEPLASMAN

Tüm bu değişiklikler, yenilikler ve bu sezona has uygulamaların ligin kaderini belirleyeceği aşikar. Ancak belki de en fazla üzerinde konuşmakta zorlanacağımız konu iç saha ve deplasman farkı olacak.

Her sezon için futbol takımlarının evlerinde ve deplasmanda oynadıkları maçlardaki performansları değişiklik gösterir. Bu defa ise bu farkı göremeyebiliriz.

Ya da tam tersine, ciddi bir fark yaratabilir.

Bunun nedenlerinden biri seyircisiz oynanacak ilk devre ve şimdilik seyircili ya da yarıdan az kapasite ile oynanması düşünülen ikinci devre olacak. Ayrıca takımların 20 deplasman maçına çıkacak olmaları da dinamikleri değiştirebilecek etkilerden biri.

Devre arasının olmaması, harcama limitleri nedeniyle kadro genişliğinin kurulmasının zor olması, uzun maratonda hafta içi mesaisine ek olarak Ziraat Türkiye Kupası ve Avrupa maçlarıyla birlikte 10 günde 3 maç yapan takımların yorgunluğuna ek olarak kısa süren hazırlık sürecini de eklersek çok fazla sakatlık problemi yaşanması olası görünüyor.

 

 

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya