SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....

9 DETAY: Süper Lig’de 33. Hafta

9 Detay - MÜDAVİMLER | 17.07.2020 15:15

Süper Lig'de bitime iki hafta kaldı. Şampiyon ve küme düşecek takımlar için geri sayım başladı. Didem Dilmen, Süper Lig'de 33. haftanın öne çıkan başlıklarını derledi.

Didem DİLMEN Didem DİLMEN
9 DETAY: Süper Lig’de 33. Hafta

Hiç bitmeyecekmiş gibi uzayan Süper Lig’de artık son iki haftaya girdik. Hikayesi, draması, tartışması bol bir sezonun artık son metrelerini koşacağız.

Ne tepesi ne biletleri ne de vedası belli olamayan bu enteresan sezonun dinamikleri belirleyen kesinlikle pandemiydi. Verilen 88 günlük ara takımları hem mental hem fiziksel olarak takımların üzerinde bıraktığı etki de puan tablosunu değiştirdi.

Süper Lig’de 33. haftada Beşiktaş-Fenerbahçe derbisine ve Başakşehir ile Trabzonspor’un şampiyonluk mücadelesindeki son viraja tanıklık edeceğiz.

1- GALATASARAY-GÖZTEPE

Geçtiğimiz hafta maçların pazartesi tamamlanmasının ardından bu hafta da açılış maçlarını cumartesi akşamı izleyeceğiz.

Üst üste alınan 3 mağlubiyet, Galatasaray’ın şampiyonluk hedefinden havlu atmasının ardından aslında ligi de neredeyse bıraktığı şeklinde yorumlanabilir. Oysa hala ortada bir Avrupa bileti vardı ki geriden gelen Beşiktaş da elini uzatmayı başardı.

Yüksek hedefleri olan takımların, daha alt hedeflere motive olamadığı aşikar. Şampiyonluk gitmişken UEFA Avrupa Ligi için koşamıyorsunuz. Bir de bunun üzerine eksikler eklenince, Fatih Terim’in ligin ikinci yarısında hayata geçirdiği Galatasaray’dan eser kalmadı.

En son Ankaragücü’ne de mağlup olarak neredeyse konuyu kapattılar.

Bu defa rakip, kendisinden daha fazla pes etmiş Süper Lig’deki tek ekip.

Göztepe pandemi arasından dönmedi… 10 haftadır galibiyeti yok ve 7 de mağlubiyet aldı bu süreçte. Gol atamadığı maç var ama yemediği yok.

Kim daha fazla vazgeçmiş maçını izleyeceğiz.

Ligin en iyi yerli rotasyonlarından birine sahipken bugün neredeyse alt yaş takımıyla çıksa bu kadar kötü olmaz görüntüsündeler.

Galatasaray’ın geçebileceği bir rakip olmalarının nedeni de işte sadece bu…

2- BEŞİKTAŞ-FENERBAHÇE

Pazar akşamı aynı saatte başlayacak 7 maçtan biri dev bir derbi…

Süper Lig’de, iyi futbolun garantisini veren derbilerden ve Trabzonspor ile Başakşehir’in şampiyonluk mücadelesi ile çekişecek.

İç saha avantajının, taraftarın olmadığı, şampiyonluk yarışından uzak bir derbinin tadı kesinlikle çok fazlasıyla eksik olacak. Tanıdığımız bildiğimiz Beşiktaş-Fenerbahçe derbilerinin yüksek futbol kalitesini beklemeden televizyon karşına geçeceğiz.

Form grafiği birbirinin tersine giden iki takımdan Beşiktaş, Sergen Yalçın ile oynamaya alıştı. Elbette henüz ortada bir Sergen Yalçın takımı yok, an itibariyle sadece sezonu en iyi şekilde bitirmeye odaklanmış, sadece hücum düşünüp savunmayı da rakip yarı sahada yapan, çok sıkça açık veren ve kalesinde de gol gören bir Beşiktaş izliyoruz.

Sergen Yalçın’ın önümüzdeki sezon seyredeceğimiz Beşiktaş’ı ise alanı daha iyi tutan, sahayı çok doğru şekilde kaplayan, maçın büyük bölümünü organize ataklarla geçiren bir takım olacak. En azından Sergen Yalçın’ın önceki takımlarında bunları yapmış olmasından geleceğin falına bakıyoruz.

Fenerbahçe karşısında Beşiktaş bir adım önde, özellikle de sarı lacivertlilerin savunma sorunları bu kadar ortadayken. Geri çekilmek, kontratak kovalamak ve Beşiktaş’ın arkasında bıraktığı boşlukları değerlendirmek için elinde silahı olsa da gücü yok. İyi bir Deniz Türüç-Ozan Tufan ortaklığı ile Vedat Muriqi bu maçtan gol çıkarabilirdi oysa…

Beşiktaş’ın ise eksiklerinden haberler iyi, Burak Yılmaz ve Boateng derbiye yetişiyor. Umut, Ljajic, Nkoudou yok. Fenerbahçe’nin sorunu ise daha büyük, Göztepe maçı dışında sahada izleyebildiğimiz bir oyun planı yok.

Tadı eksik, sessiz ve hedefsiz bir derbi izlemek kulağa pek hoş gelmiyor olsa da derbi her zaman derbidir, bunu da unutmamak gerek.

3- TRABZONSPOR-KONYASPOR

Geçtiğimiz hafta Başakşehir’e karşı neredeyse bir mucizeye imza atan Konyaspor, sezonu ligin dibinde geçirmesine neden olan tüm iplerinden nasıl oldu da bir maçta kurtuldu,  anlamak gerçekten zor.

Başakşehir’e karşı penaltı ile 1-0 geriye düşüp devreyi 3-1 tamamlamak, 3-3’e yakalanıp maçın son dakikalarında bir gol daha bulabilmek, bizim sezon başından bu yana skor üretemediği ve maç içinde oyundan çabuk düştüğü eleştirilerimizi taca attı.

Diğer yandan Denizlispor karşısında 1-0 öne geçip gol bulamayan, ikinci yarıda ise 2 golü birden kalesinde gören, bu esnada Başakşehir’in mağlup durumda olduğunu bilen Trabzonspor’un neden mücadele edecek gücünün olmadığını ise anlamak mümkün değil.

Geçen haftaki Konyaspor ile Trabzonspor karşılaşırsa, sonuç kesinlikle yeşillerden yana olur.

Öte yandan böylesi yüksek performansları bir sonraki haftaya taşımak çok zor olduğu gibi, Trabzonspor’un maç sonrasında başta Hüseyin Hoca’nın açıklamaları olmak üzere yaşadıklarının takıma nasıl bir mental etki bırakacağını da kestirmek zor.

En azından kaybetmiyor dediğimiz Trabzonspor’un gerçek oyununu ve kimliğini hatırlaması şart, ötesi yok.

4- BAŞAKŞEHİR-KAYSERİSPOR

İlk golü bulmuş Başakşehir, nasıl olur da düşme hattındaki ve görece zayıf rakibinin karşısında kendi sahasına çekilmek zorunda kalır? Aynı durum Galatasaray maçında da olmuştu evet ama güçler dengesini teraziye koyduğunuzda, Okan Buruk’un kenardan defalarca kez “Çıkın” diye bağırmasına rağmen, Konyaspor’un baskısından çıkamamış olmaları çok büyük bir problemdi.

Başakşehir, rakibinin baskısıyla geriye itebildiği bir takım, bunun örneklerini son haftalarda sıkça gördük. Gol yiyorlar, bunu da biliyoruz. Hücum silahlarını durduramayan pek çok takım Başakşehir’e mağlup oldu. Ancak Konyaspor maçının, kapanmaya meyilli takımın bir başka foyasını daha ortaya çıkardığını söylemek mümkün: Başakşehir maç içerisinde bocalayabiliyor.

Bu durumu kalan iki maçta da görme ihtimalimiz yüksek, elbette Okan Buruk önlem almazsa. Ki bunu en iyi değerlendirecek takımlardan birine karşı oynayacak.

Kayserispor’da Robert Prosinecki, ligin en dibinden aldığı takımı yukarıya doğru taşırken bir yandan da avcılığa soyundu. Son maçlarını gözünüzün önüne getirin: En güçlü yanınızdan vurup en zayıf yerinizden işinizi bitiriyor.

Başakşehir’in küme düşme hattındaki takımlarla oynayacak olmasına bakıp “Fikstür avantajı var” diyenlere selam olsun, bu ligde an itibariyle mağlup edilmesi en zor takıma karşı oynayacaklar.

5- SİVASSPOR-GENÇLERBİRLİĞİ

Dedik ya en başta, pandemi bu ligin bütün dengesini bozdu diye… Gençlerbirliği de o bozulan takımlardan biri kesinlikle.

Hamza Hamzaoğlu yönetiminde mücadeleci, pes etmeyen, sürekli koşan ve gol yiyince adeta daha fazla hırslanan bir takım izliyorduk.

Pandemi sonrasındaki Gençlerbirliği ise tamamen tahmin edilemez bir takıma dönüştü. Hamza Hoca’nın kenar hamleleri takımı ayağa kaldırırsa puanı alıyor, yoksa kronometreye bakıyor.

Düşüşünde pandeminin değil bizzat kendisinin payı olan takımlardan Sivasspor, belki şampiyonluk potasından erken düştü ama gerçekten çok şanslı takımdı, zira Avrupa bileti ile çekiştiği rakipleri, başta Galatasaray ve Alanyaspor olmak üzere, Sivasspor’dan daha fazla puan kaybetmeyi başardılar.

Rıza Çalımbay da Beşiktaş’la 3. yarışında baş başa kaldı.

Beraberlik bile Sivasspor’a yaramaz. 12. sıraya gerileyip düşme hattı ile puan farkının 4’e inmesine engel olamayan Gençlerbirliği’nin ise kazanması gerekiyor.

Formsuz ve tahmin edilemez iki takımın mücadelesinden, üçüncü bir kazanan çıkabilir; elbette derbide kazanırsa Beşiktaş!

6- EN GOLCÜ YERLİLER

Madem yabancı oyuncu sınırlaması tartışmaları bir kez daha gün yüzüne çıktı, biz de yerli oyuncuların gol katkısına bakalım.

Sadece yerli oyuncuların attığı goller sayılsaydı, Süper Lig’in lideri Sivasspor olurdu.

32 maçta 28 golünü yerli oyuncuların attığı Sivasspor, rakiplerinden sadece 7 gol yedi. Aynı puanla ikinci sıradaki Beşiktaş’ın yerli golcüleri 27 gol atarken, 11 rakip golüne de engel olamadı.

Yerli rotasyonu açısından Süper Lig’in en iyi takımlarından Göztepe, 27 gol atıp 14 gol yerken 55 puan toplayıp 3. sıraya yerleşirdi. Hemen arkasından 16 golle Fenerbahçe gelirdi.

Bu istatistiğin en ilginç verilerinden biri, yerli oyuncularla elde edilen galibiyet sayısı çok az olurken, ligde oynanan maçların neredeyse 4’te 3’ü berabere biterdi. Çok sayıda maçta 0-0 beraberlik görülürdü ki bu sezon Süper Lig’in 32 haftalık sürecinde golsüz berabere biten maç sayısı sadece 16 ve bu her 2 haftada sadece 1 kez 0-0 sonuç görüldüğü anlamına geliyor.

Galatasaray’da 12, Başakşehir’de 6 ve Trabzonspor’da 7 gol yerli futbolcuların imzasını taşıyor.

Yerli oyuncularından en az gol katkısı alan takım ise sadece 3 kez ile Gençlerbirliği oldu.

7- KIRMIZI KART DOSYASI

Süper Lig’de çok kırmızı kartlı bir sezonu geride bırakmaya hazırlanıyoruz.

Bu sezonun 32 haftalık sürecinde 40 oyuncu direkt kırmızı kart gördü ve toplamda 43’e ulaştık. İkinci sarı karttan kırmızı gören oyuncu sayısı ise 48 ve toplam sayı 48.

32 haftanın toplam kırmızı kart sayısı 91 oldu.

Süper Lig’de sezonun geride kalan kısmında sadece 9. haftada kırmızı kart çıkmadı.

8 haftayı 1’er kırmızı kart ile geçirdik. Rekor ise 11. haftada çıkan 6 kırmızı oldu.

6 haftayı ise 5’er kırmızı ile tamamladık.

Pandemi sonrasında da durum değişmedi, kırmızı çıkmayan haftamız olmadı.

8- GOL TÜRLERİ

Süper Lig’de şimdiye kadar atılan gollerin türlerine baktığımızda ise ikisi ön plana çıkıyor.

Toplam 820 gol atılan Süper Lig’de gollerin ezici bir çoğunluğu açık oyunda atıldı.

Duran toptan en fazla gol atan takım Beşiktaş oldu, 15 kez frikiki skora çevirdiler. İkinci Alanyaspor’un 14 golü var. Konyaspor sadece 1 golü duran toptan bulabilmiş.

Galatasaray’da bu rakam 5, Fenerbahçe’de 7, Başakşehir’de 8, Trabzonspor’da 9 oldu.

Penaltıdan en çok gol bulan takımlar ise 10’ar ile Trabzonspor ve Galatasaray. Başakşehir’in 6, Beşiktaş’ın 7, Fenerbahçe’nin 8 penaltı golü bulunuyor.

En çok kafa golü atan iki takım, 14’er kez ile Trabzonspor ve Alanyaspor.

Süper Lig’de sağ ayak ile atılan gol sayısı ise 258 olarak sayılmış.

9- ŞUT ÇEKİLEN BÖLGELER

Süper Lig takımlarının şut çekmek için en çok kullandıkları alan ceza sahası oldu. Ortalama olarak şutların %50’sinden fazlası, ceza sahası ile kale sahası arasındaki bölgeden geldi.

Ceza sahasını şut çekmek için kullanan takımların zirvesinde Trabzonspor var, oranı %58 olarak ölçülmüş.

Ceza sahası dışından şut denemesini en fazla tercih eden takım Konyaspor oldu, %51 ile. Diğer takımların ise ortalamada %40’ı zor görebildiklerini söyleyebiliriz.

Kale sahasını en çok kullanan takım ise %10 ile Beşiktaş oldu. Takımların bu alanı kullanma oranı yaklaşık %7 olarak ölçülmüş.

Fenerbahçe’de şutların %7’si kale sahasından, %52’si ceza sahasından ve %41 ceza sahası dışından gelmiş.

Galatasaray’da ise %57 ceza sahası kullanılmış, ceza sahası dışından atılan şutlar %36’da kalmış ve kale sahası sadece %8 olmuş.

 

 

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya