SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....

9 DETAY: Süper Lig’de 8. haftaya doğru

9 Detay - MÜDAVİMLER | 06.11.2020 17:25

Bir kez daha milli araya gideceğiz ama önce Süper Lig'de 8. hafta var. Öne çıkan maçları, pas krallarını, uzun topları, hava hakimiyetini ve ofsayt istatistiklerini analiz ettik.

Didem DİLMEN Didem DİLMEN
9 DETAY: Süper Lig’de 8. haftaya doğru

Süper Lig’de ikinci kez milli araya giriyoruz ve hemen öncesindeki maçlarda elde edilen puanlar son derece kritik olacak. Takımlar için 2 haftalık araya galibiyetle gidebilmek önemli bir avantaja dönüşecek.

Yükselişe geçen performansların bu aradan nasıl etkileneceğini tahmin etmek elbette mümkün değil. Ancak lig denen şu uzun maratonda dönüşümüz 9. hafta olacak ki artık şampiyonluk adayları için bahanelerin bittiği noktadan yeniden başlayacağız.

Süper Lig’de 8. haftanın öne çıkan maçlarını, pas krallarını, hava topları ve uzun pasları tercih eden takımlarını, en fazla ofsayta düşenleri inceleyeceğiz.

1- GAZİANTEP FK – BEŞİKTAŞ

Süper Lig’de bu sezon oynadığı 7 maçın 5’i gollü beraberlikle tamamlanan Gaziantep FK, oldukça dikkat çekici istatistiklere sahip.

Gol atamadıkları maç yok, gol yemedikleri sadece 1-0 kazandıkları Konyaspor karşılaşması var. 5’li defans ve az adamla hücum taktiği ile eleştirilerimizin hedefi olan Sumudica’nın takımı istikrarlı bir ekip. Elbette çizginin çok düz gittiğini de eklemek gerekiyor.

Tahmin edilebilir bir takım olmalarıyla birlikte hücumdaki en etkili silahları bir anda ortaya çıkmaları. Rakibi hazırlıksız yakalamayı çok iyi başarıyorlar. Pozisyonları o kadar hızlı gelişiyor ki geri dönüp yakalamak son derece zor olabiliyor.

Beşiktaş’ın ise yükselen bir ivmesi var. Özellikle son iki maçında Denizlispor ve Yeni Malatyaspor’a karşı alınan galibiyetlerin ötesinde, futbolcuların yükselen form grafikleri, oyunun coşkusu daha fazla ön plana çıkıyor. Sergen Yalçın’ın oyuncular üzerindeki etkisinin görünür hale geldiğini söyleyebiliriz.

Beşiktaş'ın defansif sorunları devam ediyor, hala savunma yaparken dalgınlıklar, adam paylaşamamaların sürdüğünü gördük. Hücumu daha fazla düşünen ve gole motive olan Beşiktaş, aynı şeyi savunmada yapmakta zorlanıyor.

2- ALANYASPOR – TRABZONSPOR

Trabzonspor’da beklenen oldu ve Eddie Newton ile yollar ayrıldı. İngiliz hocayı bu sayfalardan sıklıkla, saha içindeki sorunlara yeterli müdahaleyi yapmamakla eleştirmiştik.

Eddie Newton’ın gidişi sonrasında Trabzonspor’un ivmesi yukarıya çıkabilir, oyuncuların saha içinde sorumluluk almaları gerekecek ki özellikle yeni transferlerin kendilerini göstermeleri gerekiyor. Bu dinamikler maçı Trabzonspor adına fazlasıyla etkileyecektir.

Karşılarında ise maç eksiği ile liderliği Fenerbahçe’ye devreden Alanyaspor var. Geçtiğimiz hafta Göztepe maçı, İzmir depremi nedeniyle ertelenen Alanyaspor’un en önemli özelliği oyunu kontrol etme başarısı diyebiliriz.

Çağdaş Atan’ın oyuncuları arasında kurduğu iletişim ve özellikle de onlara verdiği inisiyatif hakkı, oyun planının bir parçası. Aslında Alanyaspor’u bu kadar rakiplerinden ayıran özellik, saha içindeki takımın tek bir oyuncu gibi hareket edebilme başarısı. Bunu sağladığınızda ise modern futbolun teknik ve taktikleri sadece tamamlayıcı oluyor.

3- FENERBAHÇE – KONYASPOR

Maç fazlasıyla lider ve henüz yenilgi almamış Fenerbahçe, oynadığı 7 maçın 5’ini kazandı.

Kağıt üzerinde Erol Bulut’un takımının oldukça iyi gittiğini söylemek mümkün. Ancak 90 dakikaya bakıldığında sahadaki oyun için aynı şey geçerli mi?

Elbette futbolda kazanan her zaman haklıdır. Öte yandan akan oyunda sürekli hücumda kalan, sayısız pozisyon üreten Fenerbahçe’nin gol bulmakta Caner’in kornerlerine bağımlı kaldığı da ortada. Santrforunu topla buluşturmakta zorlanan Erol Bulut sıklıkla çift santrfora dönüyor, Cisse ile Samatta’yı birlikte kullanıyor. Ancak bu çözümün daha çok rakibi savunmaya daha fazla çekilmeye itiyor, hücumda alan bulmakta zorlanıyor ve dış şutlara yönelen oyuncular direkten dönüyorlar.

Konyaspor, an itibariyle devam eden performansıyla Fenerbahçe’nin hücumlarına direnmekte zorlanacaktır. Gol atabilirler, Fenerbahçe savunmasının sıklıkla boşta kaldığı, özellikle de stoperlerle birlikte hücuma çıktığında defansif olarak açık verdiğini biliyoruz.

Öte yandan Konyaspor gibi kazanmakta çok zorlanan ve henüz yerleşememiş bir takımın Fenerbahçe’nin kesilmez hücumlarına karşı koyması oldukça zor görünüyor.

4- BAŞAKŞEHİR – GENÇLEBİRLİĞİ

Son şampiyon apoletiyle başladığı ligde ilk 3 haftayı kabuslarla geçiren Başakşehir, Süper Lig’de üst üste 3 galibiyet aldı ve hafta içinde de Manchester United’ı 2-1 mağlup etti.

Daha önce Abdullah Avcı, ardından Okan Buruk yönetimindeki Başakşehir’de hoca ve oyuncular değişse de bazı şeyler aynı kalıyor, klişeleri yıkmak gibi…

Dolayısıyla da sürekli gözümüzü üzerinde tuttuğumuz bir takım, her zaman ne yapacaklarına dair tahminlerimiz ters köşeden gelebiliyor.

Başakşehir’in Gençlerbirliği mücadelesi de bir başka klişeyi test olacak.

Performans olarak ligin kötü giden takımlarından Gençlerbirliği, son şampiyon olarak Şampiyonlar Ligi’nde Manchester United’ı mağlup ettikten sonra lige dönüşünde nasıl bir oyun ortaya koyacak? Futbolcular ve teknik heyet oyuna adapte olmakta zorlanacaklar mı? Avrupa’dan galibiyetle dönüşlerde sıkça gördüğümüz Süper Lig mağlubiyeti klişesi tekrarlanacak mı?

İzlemeye değer bir maç bizleri bekliyor.

5- SİVASSPOR – GALATASARAY

Ne Avrupa Ligi’nde ne de Süper Lig’de işler Rıza Çalımbay’ın istediği gibi gitmiyor. Sivasspor, geçtiğimiz sezon liderlikten düştüğü günden beri toparlanmakta zorlanıyor. Rıza hocanın tüm çabalarına rağmen saha içindeki takımı kontrol etmekte zorlandığı ortada.

Gol atmakla ilgili bir sorunu yok Sivasspor’un, Villarreal’e 3 gol atıp karşılığında 5 golü engelleyememek, kadronun oyunun akışına mental olarak ayak uyduramadığını gösteriyor.

Ligde de durum çok farklı değil, maçların belli bölümlerinde yükselen performans, golü kalesinde görünce ani bir düşüş yaşıyor, toparlanması da zaman alıyor.

Galatasaray’ın ise son iki galibiyeti, oyun olarak sınıfta kalsa da kazanmaya yetti, elbette rakipleriyle de ilgili bir durumdu, Erzurumspor ve Ankaragücü neredeyse hiçbir etki ortaya koyamadan 90 dakikaları tamamladılar.

Fatih Terim’in oyuncu kadrosuyla hala tam bir karar veremediğini söylemek mümkün. Alternatiflerin çok olduğu hücum ve merkez orta sahalar her maçta değişiyor. Bunun en büyük sakıncası, birlikte oynama alışkanlığı ve oyun istikrarını sağlayamamak.

Ancak Fatih hocanın son derece sıkışık bir fikstür yılında tüm oyuncularından aynı performans seviyesini çıkmalarını beklemesi kadar doğal bir durum yok. Cevabını alamıyor olması ise hocayı daha güçlü çözümler üretmeye itebilir.

6- HAVA TOPU

Süper Lig’in ilk 7 haftasında hava toplarında en başarılı takımı, maç başına 17,7 hava topu mücadelesi kazanan Yeni Malatyaspor oldu.

Gol sayısı ve pas yüzdesi düşük olan Yeni Malatyaspor’un maç içi performansı da yetersiz. Öte yandan oyunu havalandırır ve yukarıdan oynarsanız, Yeni Malatyaspor’un oyuncularında kalma ihtimalini artırırsınız.

Hava toplarında başarı takımların ikinci sırasında Antalyaspor bulunuyor, maç başına 17 hava topu kazanıyorlar. Ardından gelen ve maç başına 16 ortalamanın üzerine çıkan üç takım Beşiktaş, Sivasspor ve Hatayspor.

Galatasaray’ın 15,9 ve Fenerbahçe’nin 14,9 hava topu başarısı bulunuyor. Bu alandaki en kötü takım, maç başına 10’un altında kalan Gençlerbirliği.

Alanyaspor’un da hava toplarındaki etkinliği oldukça düşük, sondan üçüncü sıradalar ve ancak 12 başarılı hava topu ortalamasına ulaşabildiler.

7- PAS KRALI

Süper Lig’de gol kralını ve asist kralını takip ediyor. Buna bir de ek yapalım, pas kralı…

Oynadığı maçlarda en yüksek başarılı pas yüzdesine ulaşan futbolcular bakalım.

Bu istatistikte genelde merkez orta saha oyuncularının garantili pasları öne çıkabilir, genelde kısa ve yan paslar bu istatistiği oldukça etkiler. Ancak oyuncuların maç sayısı ile pozisyonlarını öne çıkardığımızda ilginç sonuçlar görebiliriz.

Söz gelimi, Süper Lig’in en yüksek pas yüzdesine sahip oyuncusu, 5 maçta forma giyen Konyasporlu Deni Milosevic ve paslarında %95,5 başarı ortalamasını yakaladı.

Hemen ardından gelen isim, bu sezon Sergen Yalçın ile birlikte daha fazla hücuma yakın oynamaya başlayan Atiba, %94’lük pas başarısını 5 maçta yakaladı.

Erzurumspor’da oyuna sonradan giren ve sadece toplam 164 dakika sahada kalan Mitchell Donald’ın ortalaması %93,8’ken, Trabzonspor’un stoperi Edgar Ie %92,1’e ulaşmış.

Bu listenin en dikkat çeken ismi, şimdiye dek Süper Lig’de 7 maçın tamamında forma giyen Luiz Gustavo’nun maç başına %91,4 başarılı pas yapması ki bu oyuncunun da merkezden hücuma çok sık çıktığını biliyoruz.

8- UZUN OYNAYANLAR

Uzun toplarla oynamak bir seçim olduğu kadar çoğunlukla zorunluluktan da ortaya çıkabilir. Sürekli savunmada bunalan takımların gelişigüzel uzaklaştırmaları olabilirler. Ya da kontratak başlatan hücum arkasında atılabilirler.

Detayını görme şansımız olmasa da en fazla uzun topla pas tercih eden takımlara bakalım.

Ankaragücü’nün maç başına ortalama 67 uzun top kullanıyor olması son derece dikkat çekici. Dahası, Sivasspor’un 65 ve Erzurumspor’un 64 ile ilk 3’ü oluşturması.

Bu rakamlar oldukça yüksek.

Başakşehir’de 61, Galatasaray’da 58 ortalama uzun pas yapılıyor.

En düşük 3 takım ise daha ilgi çekici…

Maç başına en az uzun topla oynayan 3 takımın, Beşiktaş, Alanyaspor ve Fenerbahçe’nin, ortalaması aynı, 51.

9- OFSAYT

Süper Lig’de en fazla ofsayta yakalanan takımlarla bakalım.

Lider Konyaspor’un maç başına 3,5 kez ofsayta düştüğünü söyleyelim. İlk 3’teki diğer iki takım, maç başına 3 kez ofsayta yakalanan Ankaragücü ve Hatayspor.

Beşiktaş ve Galatasaray’da ortalama 2,3 olarak aynı gerçekleşmiş.

Trabzonspor 1,6 ve Alanyaspor 1,5 ofsayt istatistiğine sahipler. Fenerbahçe’de ise bu rakam 1,3 olarak gerçekleşmiş.

Süper Lig’de maç başına 1 kez ofsayta yakalanan iki takım Göztepe ve Erzurumspor, listenin en sonunda yer alıyorlar.

 

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya