SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....

9 DETAY: Süper Lig'de 21. hafta

9 Detay - MÜDAVİMLER | 07.02.2020 14:56

Didem Dilmen, 9 Detay'da maç hafta haftasının öncesinde öne çıkan maçları analiz ediyor, istatistikleri değerlendiriyor.

Didem DİLMEN Didem DİLMEN
9 DETAY: Süper Lig'de 21. hafta

Süper Lig’de 21. haftaya girdik, şampiyonluk adaylarının puan kayıpları ile puan tablosunun tepesi bir anda karman çorman olabilir. Bu hafta Başakşehir ile Sivasspor’un maçı en ilgi çekici karşılaşma olacak. Galatasaray ve Fenerbahçe puan kaybetmek istemeyecek, Vodafone Park’ta ilk kez takımının başında sahaya çıkacak olan Sergen Yalçın heyecanı da işleri değiştirmeye aday...

9 DETAY’ın bu bölümünde kış transferinin bilançosunu çıkarttık, yeni transferlerin skor katkısını inceledik ve penaltı istatistiklerini derledik.

9 DETAY maç hafta sonu öncesinde yine dopdolu bir bölümle başlıyor.

1- AÇILIŞ MAÇI: YENİ MALATYASPOR – ANKARAGÜCÜ

Süper Lig’in 21. haftasının açılış maçı cuma akşamı oynanacak Yeni Malatyaspor-Ankaragücü karşılaşması olacak.

Bu maçın değerlendirmesini yaparken ilk aklımıza getirmemiz gereken bilgi, sezonun ilk yarısındaki Yeni Malatyaspor’un sahaya çıkmayacağı...

Sergen Yalçın’ın görevinden ayrıldığı, yerine Kemal Özdeş’in geldiği teknik direktör değişikliğinin yanı sıra futbolcu kadrosunda da Jahovic ve Guilherme gibi iki önemli skor katkısını kaybetmiş olması, Yeni Malatyaspor’un geçirdiği değişimin ciddiyetini ortaya koyacaktır.

Ligin ilk devresinin son haftalarında saha içinde futbolcuların arasında yaşanan gerilimler aslında bu değişimin habercisiydi. Sergen Hoca’nın maç sonu açıklamaları ve maç içindeki performansın gözle görülür düşüşü, takımda işlerin iyi gitmediğini gösteriyordu. Futbolcuların maç sırasında tartışması içeride iyi gitmeyen pek çok şeyin olduğunu gözler önüne seriyordu.

Devre arasında göreve gelen Kemal Özdeş ile birlikte Yeni Malatyaspor’un oyun anlayışı da değişecektir. Daha sistematik, daha statik ve daha kontrollü bir takım bekleyeceğiz.

Kemal Hoca, istikrar temeli bir futbol felsefesine sahiptir, oyunu iki taraflı oynarken kontrolü de takımında tutmak ister. Hücumu da savunmayı da bir arada yapabilen orta sahalarla uyumlu hatlar kurgular.

Bu kadar kısa zamanda Kemal Özdeş’in yeni bir oyuncu grubuna kendi fikrini aktarması kolay değil, nitekim Alanyaspor’a da mağlup oldular. Ankaragücü’ne karşı daha fazla çalışma fırsatı bulmuş olarak çıkacaklar.

Ankaragücü cephesi de baştan aşağıya yenilenmiş bir ekip, geçtiğimiz hafta Kasımpaşa ile 1-1 berabere kaldılar. Mustafa Reşit Akçay, geldiğini daha maç öncesi röportajıyla ilan etti.

“Yeni transferlere yer verdik, oyuncu grubu bunun Makyavelist bir yaklaşım olarak görebilir” cümlesini kurabilecek bu ülkede teknik adamlar vardır ama bu cümleyi bu şekilde kurmayı tercih etmek başka bir meseledir. Mustafa Reşit Akçay, farklı bakış açısına sahip özel bir teknik adam.

Elindeki kadronun kağıt üzerinde bir sorunu olmadığını, maç içinde de aslında bölüm bölüm iyi olabildiğini ancak kazanma alışkanlığı olmadığı gibi kolay gol yeme konusunda da çare üretemediğini biliyoruz. Yeni başlangıcın bu takımı toparlamaya yetip yetmeyeceğini tahmin etmek ise kolay değil.

Maç öncesinde Ankaragücü’nün kazanma ihtimali olan bir maç olarak tahminde bulunup “en azından kaybetmez” diye ortamı yumuşatmak, Makyavelist bir yaklaşım olarak görülmelidir.

2- GENÇLERBİRLİĞİ – TRABZONSPOR

Geçtiğimiz hafta Fenerbahçe karşısında alınan galibiyet gibi üst düzey performansları ya istikrar takip eder ya da mental düşüş... Hüseyin Hoca, 45. saniyede 1-0 geriye düşmüş takımını maçta tutması, 2-1 galip duruma taşıması ve çok güçlü bir rakibe karşı savunmada sağlam durabilmesi ile övgüleri toplamıştı.

Bu defa rakip Gençlerbirliği, her maça doğru hazırlanan, asla kopmayan ve pes etmeyen, son derece yırtıcı, savaşçı bir ekip.

Fenerbahçe gibi tarihsel gerginliğin beslediği derbilerde mental gücü sahaya yansıtması, Trabzonspor’un takım olarak iyi ve doğru hazırlandığını da gösteriyordu.

Öte yandan bu kadar güçlü derbiler, ne öncesindeki ne de sonrasındaki maçlar için gösterge değildir.

Trabzonspor, Süper Lig’in futbol olarak en güçlü 2 takımından biri, Başakşehir ile birlikte.

Futbolcu kadrosu ile oyun sistemi birbiriyle çok iyi örtüşüyor, oyuncu kalitesi de ligin oldukça üzerinde. Bu fark rakiplerini daha sahaya çıkmadan tedirgin etmeye yetiyor, hele ki gol de bulursa karşı tarafın maça tutunabilmesi iyice zorlaşıyor, sonuç olarak da fark geliyor.

Trabzonspor ile Başakşehir’in en büyük farkı ise disiplinleri. Okan Buruk’un Başakşehir’i an itibariyle en disiplinli ekip. Trabzonspor ise Trabzonspor; coşkusu ve hırçınlığı, anı anına uymamazlığı, yükselme ve düşüşü arasındaki uçurumları, aynı maçın içinde birkaç kez değişebilen ruh hali ile dizginlenmesi imkansız bir takım.

Karadeniz gibi, tıpkı...

Kalesinde gol gördüğünde bile tedirginlik yaşamayan, bulduğu her fırsatı değerlendirmek için savaşan Gençlerbirliği, son 4 maçında Başakşehir, Çaykur Rizespor, Beşiktaş’a kaybedip Gaziantep FK’yı mağlup etti.

Trabzonspor’u yenme ihtimalleri düşük olsa da bunu rakipleri için kolaylaştırmayacaklardır.

3- BEŞİKTAŞ – GAZİANTEP FK

Spektaküler galibiyet dediğimiz, Gaziantep FK’nın Sivasspor’a karşı 5-1 kazanmasıdır.

Alexandru Maxim, Gaziantep’in yeni transferinin, Süper Lig’de çıktığı ilk maçta gösterdiği performansı tabir etmek için ise sözlük karıştırmak gerekiyor.

Çünkü mesele 2 gol atması değil, Sivasspor’un geriden hücuma destek veren temel oyun planının bozulmasında oynadığı roldü.

Gaziantep FK, Beşiktaş’la ile oynadığı ilk devredeki maçı, henüz Sumudica’nın sistemi yerleşmemişken oynanmıştı, Abdullah Avcı’nın ekibinin dalgalanmalarından faydalanmış, savunmayı sağlam tutmuş ve rahat bir galibiyete ulaşmıştı.

Sert oyununu ilk devrede oynadığı maçlarda sıkça eleştirdiğimiz Sumudica, Gaziantep’in oyununu çeşitlendirmek yerine hırslı, faullü ve rakibin sinirlerini bozma planı üzerinden kazanıyor ya da kaybediyordu.

Sivasspor’a karşı, sezon başındaki sabırlı, hata takip eden ve aklıyla oynayan görüntülerine geri döndüklerini gördük. Değişimle beraber kolay galibiyet de hemen geldi.

Bu defa rakibin başında Sergen Yalçın var, yeni hocasının Vodafone Park Stadı’ndaki ilk maçı, oyuncu grubu ile teknik direktörün birlikte çalışma vakti oldu, avantajların hepsi tek tarafa, ev sahibinin hanesine yazılmış durumda.

Sergen Yalçın ile Beşiktaş, iç sahada kalan maçlarında kaybetmeyecektir, puan kaybı ihtimali bile düşük, Vodafone Park Stadı’nda kazanabilecek rakip çıkması kolay çıkmayacaktır. Gaziantep FK’nın Sivasspor galibiyetine rağmen Beşiktaş karşısında işi oldukça zor...

4- FENERBAHÇE – ALANYASPOR

Tek başına geçen haftaki derbi değil ama üst üste Başakşehir ve Trabzonspor’a karşı oynadığı oyun Fenerbahçe’nin bir türlü atlayamadığı hendeği geçtiğini söylemek için yeterli olsa gerek...

Sezon başından bu yana Fenerbahçe’de hep bir eksiklik göze çarpıyordu. Maçın kontrolünü elinde tutarak, coşkulu ve hareketli, bol presle beslenen, rakibi boğan Fenerbahçe olarak maça başladığında kaybetmiyorlardı. Ancak her maça da aynı zihinle çıkamıyor, en küçük dalgalanmada kalesinde golü görüyor, savunmanın hatalarını kapatamıyor, çabuk demoralize oluyorlardı.

Başakşehir ve Trabzonspor maçlarında ise bir adım ötesine geçmişlerdi.

Savunmayı ve hücumu dengeli kuran, rakibin hareketine izin vermeyen, kontrolü ele geçiremediğinde de direnç göstermeye devam edebilen bir Fenerbahçe izledik. Trabzonspor maçını belki kaybettiler ama oyun her anlamda umut vadetti.

Alanyaspor bekleyen bir ekip, rakibinin hareketlerini iyi takip edip açıkları bulup hızla kaleye giden, top sende oyununu hızlı hücumla birleştiren geçiş oyunu takımı.

Ziraat Türkiye Kupası’nda Galatasaray’a karşı 2. bölgede hücumu karşılayıp atağa çıkan Alanyaspor, rakibinin oyun kurmasına izin vermedi.

Benzer bir planla Fenerbahçe’ye karşı çıkacaklarını düşünürsek boğucu baskıyı 2. bölgeye itebilmeleri gerekecektir, kendi kalesine yakınlaşmamayı başarabilmeliler.

5- SİVASSPOR – BAŞAKŞEHİR

Haftanın en merakla beklenen maçı, hatta belki liderliğin kaderini çizecek karşılaşma, hazır mıyız?

Fenerbahçe karşısında Başakşehir’i, Gaziantep FK karşısındaki Sivasspor’u izledikten sonra hangi cümleleri kullanmak gerekir, nasıl bir yorum yapılabilir? Tahmin ne olur, maç hangi tarafa yakındır?

Öncelikle iki tarafın da gol bulabileceğini düşünebiliriz.

İkinci olarak ise bir fikir bulmak zor. Analiz etmek de zor.

Sezon başından bu yana izlediğimiz iki takımın üst üste iki maçta tanınmaz haldeki görüntülerini açıklamak daha da zor.

Sivasspor, devre sonunda Gençlerbirliği’ne karşı yaşadığı, hücum kuramama sorununu üst üste hem Çaykur Rizespor hem Gaziantep FK’ya karşı yaşadı. Bu üç takımın birbirlerinden farklı oyun sistemleri var.

Gençlerbirliği hücum ağırlıklı oynayıp rakibi kendi kalesine doğru yaslanmaya itiyor.

Çaykur Rizespor seri paslaşmalarla hızlı hareket ederek alanı enlemesine kullanıp hücum ve savunmayı birlikte yapıyor.

Gaziantep FK, Sivasspor maçında kendi ikinci bölgesinden savunma arkasına adam kaçırarak oynamıştı.

Sivasspor 3 farklı futbol fikrine toplam 7 puan kaybetti. Bu 3 maçın da favorisiydiler ama saha içinde çözüm üretemedikleri gibi kendi oyunlarını dikte de edemediler ve açık verdiler.

Başakşehir ise bu sezonki 3 mağlubiyetinin 2’sini Fenerbahçe’ye karşı aldı, deplasmandaki maçta ise bu sezon ilk defa gerçekten kötü bir takım performansı ortaya koydular.

İlk devrede ilk 8’deki Sivasspor, Beşiktaş, Trabzonspor, Alanyaspor’la berabere kalmışlardı. Okan Buruk’un takımı kolay puan kaybetmiyordu ama denk rakiplere karşı oyununu gerçekleştirmekte sorun yaşadı.

Başakşehir, rakibinin savunma yapmasını engelleyen bir taktikle oynuyor, açık oynamak zorunda bırakıyor.

Ceza sahasına uzak yerleşiyorlar, en fazla 2 oyuncuyu hücumda görebiliyorsunuz, bu rakibi de geride az adam bırakmasına neden oluyor, az adamla hızlı alan geçip sürpriz oyuncularla bir anda kalabalıklaşıyorlar, hücumu golle tamamlama oranları da son derece yüksek.

Bu plan Başakşehir’i durdurulması çok zor bir takıma dönüştürüyor.

Başakşehir ile Sivasspor maçını öncesinde tahmin etmek çok zor. Ancak taktiksel açıdan çok doyurucu olacağı kesin gibi...

6- KASIMPAŞA – GALATASARAY

Ziraat Türkiye Kupası’nda Alanyaspor’a 2-0 mağlup olan Galatasaray’da rüzgar aniden terse döndü. Lige başlangıcındaki performansı, Emre Akbaba’nın liderliği kadar skora katkı yapan oyuncu çeşitliliği, oyun temposu ve maçı domine etmesi üzerinden sayfalarca övgü düzülen Galatasaray, hemen hiçbir çözüm üretemediği kupa maçıyla yerden yere vuruldu.

Bir takımın rotasyon kadrosuyla sahaya çıkmasının suç gibi görüldüğü enteresan bir eleştiri dili var.

Alanyaspor as kadrosuyla çıkmıştı ve zaten oyuncu grubunu dar kullanan bir ekip olduklarını sezon başından bu yana anlatıyoruz.

Öte yandan Galatasaray (aynı şekilde Fenerbahçe, Trabzonspor ve Beşiktaş için de geçerli) gibi hedef takımları, sezonu daha geniş kadrolarla geçirirler, sadece sakat cezalı eksik durumu için değil farklı oyun planlarına uygun özelliklerde oyuncularla da zenginleştirilmiş kadrolar kurarlar. Rotasyona giren tüm oyuncular form durumlarını yüksek tutmak zorundadırlar.

Sezon başından beri Galatasaray’da var olan, rotasyon oyuncularının forma alamaması ve formlarının yetersizliği sorunu Alanyaspor karşısında bir kez daha ortaya çıktı.

Eleştirilerin temelinde Belhanda’nın yer alması ise şaşırtıcı olmadı. Henüz tek bir iyi maç oynamamış bir oyuncuysanız ve 10 numaralı formayı giyiyorsanız kimse size sabır göstermeyecektir.

Kasımpaşa karşısında Galatasaray’ın ligde son 3 maçta gösterdiği performansa geri dönmesini bekleyebiliriz.

Kötü gidişatını durdurabilir gibi gözükmeyen Kasımpaşa, Ankaragücü’ne karşı da umut vadeden bir görüntü ortaya koymamıştı, birbirinden kopuk ve aslında fazlasıyla disiplinsiz bir takım izliyoruz. Fuat Çapa’nın gelişiyle Kasımpaşa’nın toparlanması de ne yazık ki kolay olmayacak. Yanlış kurulmuş bir takım, uyumsuz bir oyuncu grubu var. Kasımpaşa’nın son 3 transfer döneminde gelip gidecek oyunculara karar verecek teknik direktör bile yoktu.

Bu kadrodan nasıl bir futbol çıkabileceğini 3 teknik adam çözemedi, dördüncü isim Fuat Çapa’nın neler yapabileceği de soru işareti.

7- KIŞLIK TRANSFER ALIŞVERİŞİ

Süper Lig’in kışlık futbolcu alışverişi bitti. Geçtiğimiz hafta 9 DETAY yayınlanırken hala son dakikalar geçiyordu. Toparlaması da bu haftaya kaldı.

Takımlarımızın limit meselesini tartışarak geçirdiği kış transfer döneminde bütçesi olmadığı için transferi de kısıtlandırmak zorunda kaldık. Öte yandan parası olup da transfer yapmayan ya da gereksiz harcamaya girmemiş kulüplerimiz de oldu ki onları ayrıca ele almamız gerek. Hep kötüyü konuşmaktan bırakanlara selamlarla...

Verinin kaynağı Transfermarkt internet sitesindeki kış transfer dökümü, ancak bir filtre uyguluyoruz. Altyapıya ya da genç oyuncu transferlerine, kiralık sözleşmesi bitip geri dönen futbolcuları dahil etmiyoruz.

Bizim burada baktığımız, takımlarımızın hedef oyuncu transferinde ne yaptıkları...

Kim kaç hedef oyuncu transfer etti ve kaçını ilk 3 haftada sahaya sürdü?

Transfer rekoru Ankaragücü’ne ait, 12 hedef oyuncu transfer etti ve bunlardan 4’ü sahaya çıktı. Transfer döneminin son günü tahtasını açtırabilen Ankaragücü’nün tüm transferleri aynı gün takıma katıldılar ve oynayabilecekleri 1 maçları oldu.

İkinci sırada Kasımpaşa var. 10 oyuncu transfer edildi ve 9’u ilk 3 haftada sahaya çıktı, hemen hepsinin ayağının tozunu çimde attığını söyleyebiliriz.

Üçüncü sıradaki Kayserispor’un 7 transferinin 6’sı oynadı.

Gelelim şampiyonluk adaylarına...

Trabzonspor 5 hedef transfer yaptı, sadece 2’sini sahaya sürdü.

Galatasaray ve Sivasspor 4’er transferin 3’ünü oynattılar. Beşiktaş Boateng ve Ajdin Hasic’i getirdi, ikisi de henüz sahaya inmedi. Fenerbahçe sadece Falette’yi kadrosuna kattı.

18 takım arasında sadece 1’i transfer yapmadı: Başakşehir.

Başakşehir ve Kasımpaşa ile birlikte ekonomik sıkıntısı olmayan borçsuz 3 kulüpten biri olan Göztepe sadece 2 transfer yaptı, Kamil Wilzcek ile Zlatko Tripic toplam 6 dakika oynadılar.

İlginç bir transfer detayı düşme hattından geldi.

Transfer rekorlarının hepsi ligin alt bölümündeki takımlardı. Sadece Konyaspor, 3 hedef transfer yaparak aralarında en az oyuncu getiren ekip oldu.

8- YENİ TRANSFERLERİN SKOR KATKISI

Aslında tüm bu transfer bilançosuna, yeni transferlerin skor katkısını görmek için hazırladığımızı itiraf edelim...

Önce Milan Skoda ardından Alexandru Maxim derken transfer dönemi süresinde yeni gelen oyuncuların golleri ligi oldukça sarstı. Gol ve asist katkısının tam dökümüne bakalım.

Kış transfer döneminde katılan oyuncuların skor katkısı almış 9 takım var.

Galatasaray’da Saracchi ile Onyekuru 3 asist katkısı yaptılar, Kasımpaşa’da Haddadi ve Sarlija’dan 2 asist geldi.

Trabzonspor’da N’diaye’nin 1 ve Kayserispor’da Umut Bulut’tan yine 1 asist geldi. (Umut Bulut devre arasında gelmedi ancak yine de kış transferi olarak kabul ediyoruz.)

Yeni transferlerin gol kralı Milan Skoda, Çaykur Rizespor’la çıktığı ilk maçta 2 gol atmıştı, Beşiktaş’a da 1 gol kaydetti.

Skoda’nın gösterdiği ilk maç başarısını Gaziantep FK’da da Alexandru Maxim izledik. İlk maçında Sivasspor’a karşı 2 gol attı. (İstatistiklere yansımasa da 1 gole de asist kadar katkısı olduğunu biliyoruz)

Birden fazla yeni transferden gol katkısı alan tek takım Çaykur Rizespor, Skoda ile birlikte Harmash’ın da 1 golünü yazdı.

Kayserispor’da Mesanovic, Sivasspor’da Yasin Öztekin, Ankaragücü’nde Gerson Rodriguez 1’er gol kaydettiler.

Maxim ve Skoda ligin başında gelmiş olsalardı diye insan düşünmeden edemiyor, faydasız bir soru olduğunu bile bile...

9- PENALTI

Süper Lig’de 21. haftaya kadar toplam 55 penaltı atıldı.

En fazla penaltıyı gole .eviren oyuncu Adis Jahovic, 4 penaltının 4’ünü de kaleye gönderdi.

En fazla penaltı kurtaran kaleci ise Denizlispor’da Adam Stachowiak, 3 kez gole engel oldu. Gaziantep FK kalecisi Günay Güvenç’in de 2 kurtarışı var.

En fazla penaltı kazanan iki takımdan Fenerbahçe 7’de 5, Galatasaray 7’de 6 penaltıyı gole çevirdi. Sivasspor ligde penaltı kazanmamış tek takım. 

Aleyhine penaltı çalınmamış takım yok...

En fazla penaltı yapan ekip Kasımpaşa, 12 kez beyaz noktayı savundular ve 10’unda engel olamadılar. Gaziantep FK’nın da 11 kez penaltı çaldırdığını ve 8’inde golü hanesine yazdırdığını ekleyelim.

55 penaltı atıldı, 11’i de kaçtı.

2 penaltı kaçırmış futbolcu yok ama 2’şer kez Fenerbahçe, Trabzonspor ve Göztepe penaltıdan faydalanamadı.

En fazla penaltı kararı veren hakem ise Abdülkadir Bitigen, yönettiği 10 maçta 8 kez beyaz noktayı gösterdi.

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya