SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....
HAVA DURUMU : İstanbul 7°C/ 20°C

ADA GEZİLERİ: Şampiyonluk psikolojisi

Ada Gezileri - MÜDAVİMLER | 11.02.2020 16:42

Pickford'un savunması, Pochettino'nun United yolu, Premier Lig'in gündemini Erhan Barış Karakuş yazdı

Erhan Barış KARAKUŞ Erhan Barış KARAKUŞ
ADA GEZİLERİ: Şampiyonluk psikolojisi

Premier Lig Liverpool taraftarları için rüya gibi gidiyor. Liverpool bir mucize olmazsa 30 yıldır beklediği şampiyonluğa ulaşacak. Tabii bu durum hem diğer takım taraftarlarını hem de tarafsız gözle şampiyonluk rekabeti arayan gözleri pek de memnun etmiyor. Ada Gezileri'nde bu hafta Liverpool camiasının şampiyonluk psikolojisine ne kadar hazır olduğuna, Everton kalecisi Pickford'ın tartışma yaratan açıklamalarına ve tabii ki transfer dedikodularına bakacağız.

Başlayalım.

LIVERPOOL’UN PSİKOLOJİSİ ÇOK BOZUK

Premier Lig’de Liverpool’un zirvede yalnız kalması kırmızı beyazlı camianın ayarlarını biraz bozmuş gibi duruyor. 30 yıldır beklenen şampiyonluk çok yakın, hatta artık takımın bu sezonu zirvede tamamlayamayacağını düşünen yok gibi. 1990 yılından bu yana lig şampiyonluğuna ulaşamayan ve geride kalan 30 yılda 18 şampiyonluk sayısında çakılı kalan camia ise şampiyonluğa pek hazır gibi değil.

Liverpool başkanı Tom Werner şu an bulundukları noktaya inanamadığını ve zaman zaman puan tablosuna bakarken kendisini çimdiklediğini söylemiş. Başkanın neyse ki ayakları yere basıyor ve henüz kazandığımız bir şey yok işi sıkı tutuyoruz demiş.

Mark Gretton isimli bir Liverpool taraftarı ise bitime 13 hafta olmasına karşın, koluna “2019-20 sezonu şampiyonu Liverpool” yazan bir dövmeyi şimdiden yaptırtmış.

Takımının bu kez şeytanın bacağını kıracağına emin olan Gretton’a sormuşlar, “Ya olamazsanız ne yapacaksın?” Gretton sanırım nasıl bir risk aldığının farkında, “İnsan içine çıkamam, kendimi dağa taşa vururum” demiş.

Dedik ya Liverpool camiasının psikolojisi bozuk, bunun en çok takıldığım örneği ise Stevan Gerard’ın takıma dönmesi ile ilgili ortaya atılan iddialar.

Liverpool taraftarının, kulübün simge isimlerinden Steven Gerrard ile 5 maçlık sözleşme imzalanıp efsane futbolcuya Premier Lig kupasını kaldırtmak için kampanya başlatması gerçekten bu garip psikolojinin geldiği noktayı gösteren bir örnek olarak karşımıza çıkıyor.

1987 yılında Liverpool altyapısına giren, 1998 yılından 2015’e kadar A takımda forma giyen, 3 Lig Kupası, 2 FA Cup, 1’er FA Community Shield, Şampiyonlar Ligi, UEFA Kupası ve UEFA Süper Kupa kazanan ancak hiç lig şampiyonluğu elde edemeyen Gerrard’ın bu yolla çok istediği lig şampiyonluğu kupasını kaldırması isteniyordu.

Bu saçma sapan ve fazlasıyla romantik istek en çok Steven Gerrard’a hakaret.

Hali hazırda Rangers teknik direktörlüğü görevini yürüten Liverpool’un efsane kaptanının hiçbir emeğinin bulunmadığı bir şampiyonluğa ortak olup takımın gerçek üyelerinin yanında kupayı kaldırmasını planlamak gerçekten inanılmaz.

Liverpool taraftarının psikolojisi biraz değil çok bozuk.

PICKFORD VE TARTIŞMA YARATAN SAVUNMASI

Everton kalecisi, İngiltere Milli Takımı'nda oynadığı için eleştirildiğini söyledi.

Jordan Pickford, yapılan eleştirilerin kırıcı olduğunu söyledi ve İngiltere Milli Takımı'nda oynayan oyunculardan nefret edildiğini, acımasızca eleştirildiklerini savundu.

Everton kalecisi Jordan Pickford’ın Crystal Palace ile oynadıkların maçın ardından yaptığı açıklamalar Ada’da yeni bir tartışmayı başlattı. 3-1 kazandıkları mücadelede kötü bir maç geçiren ve bir de hatalı gol yiyen 25 yaşındaki kaleci ilginç açıklamalarda bulundu.

Pickford, başta Sky Sports’ta yorumculuk yapan Gary Neville olmak üzere ülkedeki yazar ve yorumcuların milli takım futbolcularına haksızlık yaptığını söyledi. "Medyanın İngiltere Milli Takımı'nda oynayan oyuncuların üzerine fazla gittiğini görebilirsiniz, nedense, milli takımda olduğunuz zaman herkes sizden nefret ediyor. Tüm oyuncular paylarına düşeni bir şekilde alıyorlar. İngiltere Milli Takımı'nda oynarken kabul etmeniz gerçeklerden biri bu ve katlanmak zorundasınız."

Peki gerçekten Pickford haklı mı? Aslında kendisi biraz kolaycılığa kaçarak eleştirilerin hedefi olduğu bir maç sonrasında milliyetçilik damarını kullanarak sıyrılmaya çalışmış.

Ancak Premier Lig’in ‘yabancılar’ ligi olduğunun da altını çizmemiz gerekiyor. Ligde yabancı futbolcu oranı %65. Bu Avrupa’da en yüksek oran. Bu durum da İngiliz futbolcuların bu büyük rekabet içindeki performanslarının ister istemez mercek altına alınmasına neden oluyor.

Malum İngiltere Milli Takımı 1966 Dünya Kupası zaferinden bu yana uluslararası organizasyonlarda final bile oynayamadı. Hal böyle olunca futbolun ana vatanı İngiltere’de hem kamuoyunda hem de spor basınında milli futbolcular üzerindeki baskı kuşkusuz artıyor.

Pickford da bunu iyi bildiği için durumdan böyle sıyrılmak istemiş belli ki.

POCHETTINO KIRMIZI ŞEYTANLARA İLAÇ OLUR MU?

Manchester United, rüya gibi geçen Alex Ferguson dönemini mumla arıyor. Kulübe çok büyük başarılar yaşatan ve çalıştırdığı her sezon takımını şampiyonluğun en büyük adayları arasına sokmayı başaran İskoç teknik adam ayrıldıktan sonra yeri bir türlü doldurulamadı.

David Moyes, geçici oyuncu menajer, Ryan Giggs, Louis van Gaal, Jose Mourinho ve son olarak Ole Gunnar Solskjaer Kırmızı Şeytanlara ilaç olamadı. İngiltere’de şimdi de Arjantinli Mauricio Pochettino’nun takımın başına getirileceği konuşuluyor.

Manchester United'ın ilk 6'ya girilmemesi durumunda Solskjaer'le yollarını ayırarak Arjantinli teknik adamla ile yeni bir başlangıç yapacağı iddia ediliyor.

Pochettino Tottenham’ı bambaşka bir noktaya taşımış ve bana kalırsa kendisine büyük vefasızlık yapılmıştı. Avrupa’nın en iyileri arasında yer alan Pochettino bu teori gerçekleşirse Manchester United’ı eski görkemli günlerine geri döndürebilir mi o soru işareti tabii ki.

PREMIER LİG CENGİZ İÇİN BİÇİLMİŞ KAFTAN

Roma’da futbol hayatını sürdüren Cengiz Ünder ile ilgili uzun süredir transfer söylentileri duyuyoruz. Cengiz’in adı birçok takımla birlikte anılıyor. İtalya’dan Milan’ın yanı sıra İngiltere’den Tottenham ise son dönemde en çok öne çıkan kulüpler.

İngiliz basınında yer alan haberlere göre adı geçen bu iki kulüpten biri Cengiz’in yeni takımı olacak. Transfer için teklife gelen kulübün ise en az 40 milyon Euro bonservis bedelini gözden çıkarması gerekiyor.

Cengiz son dönemde, daha doğrusu sakatlığı sonrası bir türlü beklenen noktaya gelemedi. Ancak yaşı ve yetenekleri nedeni ile birçok kulüp tarafından uzun süredir takip edilmeye devam ediyor.

Bana göre Premier Lig Cengiz Ünder stili futbolcular için Serie A’ya göre çok daha uygun bir platform. Mourinho’nun onu kafaya taktığı belli ve transfer için Milan’dan daha şanslılar

Umarım Cengiz PL’ye gelir ve ne kadar büyük bir yetenek olduğunu Ada’nın o güzel statlarında herkese gösterir. Tabii hiç bahsini geçirmediğimiz bir İspanyol kulübüne gitmezse…

Bu haftalık bu kadar, haftaya görüşmek üzere...

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya