SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....

Futbol Kapital: Kur ile Dans Edilir Mi?

Futbol Kapital - MÜDAVİMLER | 06.11.2020 15:38

Kerem Akbaş, kur farkının ve ekonomik düzensizliğin futbol üzerindeki etkisini üç büyüklerin ekonomik düzlemleri üzerinden kaleme aldı.

Futbol Kapital: Kur ile Dans Edilir Mi?

Bugünün iktisat kitapları geçerliliğini yitirmek üzere. Pek çok temel tez artık çökme aşamasına geldi. Ekonominin temel prensipleri özellikle Merkez Bankaları politikaları ile mutasyona uğruyor ve değişiyor. Bu değişimden ise ekonominin tüm katmanları etkileniyor.

Özellikle Avrupa Merkez Bankası’nın hamleleri ile eskiden bankaları paranın sahibine kira öderken artık paranın sahibi bankalara kira ödüyor negatif faiz ile. Ticaret savaşları ile ülkeler birbirlerine üstünlük kurmaya, para birimlerini zayıflatarak avantajlı konuma geçmeye çalışıyorlar. Tüm bu ekonomik aktiviteden dar gelirli negatif etkilenirken bir kısım azınlık ise genel anlamda pozitif etkileniyor.

Euro kuru ne kadar ? Dolar kuru ne kadar ? En güncel döviz fiyatları

Ülkemizde ekonomik aktivitenin etkilediği pek çok sektör olmasına karşın sporlar böylesi durumlarda genelde futbol kulüplerine dönüyor. Temelde batık durumda olan futbol kulüplerinin ekonomik gelişmelerden etkilenme hassasiyeti oldukça yüksek çünkü bir tarafta döviz kuru diğer tarafta ise faiz ile baş başalar.

Futbolun tarihsel süreç içinde yarattığı ekonomik değer katlanarak attı. Kulüplerin gelirleri başkanlarının hayallerinin çok ötesinde artarken Bosman kuralları ile başlayan futbolcu göçü, kalkan sınırlar kulüplerin harcamalarını artırmalarına sebep oldu.

Artan harcamalar ile birlikte ülkemizde kulüplerin yabancı para kullanımları da artmaya başladı. Ülkemizde yıllardır ekonominin çıpası olarak döviz kuru kulüplerin de borçlanmalarında ana para birimi haline geldi kaçınılmaz olarak. Ülkedeki ekonomik şoklar ile döviz fiyatlarındaki artış çoğu zaman futbol kulüplerinin borçlarının artmasına sebep oldu.

Ülkemizde kulüpler gelirlerin bir kısmını TL bir kısmını ise yabancı para ile tahsil ediyor. Özellikle UEFA’dan alınan gelirler, loca satışları, bir takım sponsorluklar ve yayın gelirinin %50’lik kısmı yabancı para ile elde edilirken kalan kısımlar TL üzerinden kulüplerin kasasına giriyor.

Kulüplerin giderlerine baktığımızda ise aslan payının futbolcu ve teknik ekip maaşları olduğunu görüyoruz. 2019/20 sezonunda Türk kulüpleri kazandıkları her 100 birimin 73 birimini futbolcu ve teknik ekibe ödemiş. Toplam giderler içinde ücretlerinin payı ise yaklaşık %65 civarında. Yani kulüpleri giderlerinin %65’i en baştan döviz cinsinden.

Bu kur karmaşasının yaratacağı sorunları bertaraf etmek için 05.05.2020 tarihinde Fenerbahçe 62,7 milyon USD ve 108,20 milyon EUR krediyi TL'ye çevirdi. Bu işlemler sırasında USD kuru 6,91 TL, EUR kuru ise 7,23 TL olarak sabitlendi. O tarihten bu güne ise kur öyle bir dans etti ki, kur grafiklerinde Donald Trump silüeti bile belirdi.

Euro kurunun 10 TL’yi aştığı USD kurunun ise 8,51 TL seviyelerinde dolaştığı dönemde Fenerbahçe bu hareket ile 410 milyon TL kur farkı zararı yazmaktan kurtuldu ancak 31.08.2020 tarihli mali tablolara baktığımızda borsaya açık 3 İstanbul kulübü için hala kur riski bitmiş değil. EUR ve USD’deki her %1‘lik artışın kulüplere maliyeti Fenerbahçe ve Beşiktaş için 5 milyon TL, Galatasaray için ise 2,7 milyon TL.

Mali Tabloların açıklandığı 31.08.2020 tarihinden bu güne ise kulüplerin zararları oldukça yüksek. Fenerbahçe özelinde yabancı para borcun Türk Lirasına dönülmesinin 410 milyon TL getirisi olmasına karşın kalan dövizli borçlar yüzünden ortaya çıkan tablo 3 kulüp için toplam 225 milyon TL. Beşiktaş 31.08.2020’den bu yana EUR ve USD’deki yaklaşık %16’lık artıştan en fazla etkilenen kulüp oldu. Beşiktaş için bu artışın maliyeti 91 milyon TL olurken, Fenerbahçe aynı dönemde 90 milyon TL tutarında kur farkına katlanmak zorunda kaldı. Galatasaray ise mali tablolara göre kur hareketlerinden en az etkilenen kulüp olarak göze çarpıyor. Galatasaray’ın kurdaki artıştan kaynaklı kur farkı zararı rakiplerinin yarısı kadar; 44,3 milyon TL.

Resim

Kulüplerin borçlanmaları genel itibarı ile yabancı para cinsinden yapılıyor. Ayrıca futbolcu alımları gibi birçok gider de yabancı para cinsinden risk olarak bilançolarda yer alıyor.

Kulüplerin borç anlamında yabancı para tercih etmelerinin iki sebebi var. Birincisi “edememeleri” çünkü kreditörler mevcut durumda kulüplere TL kredi vermek yerine yabancı para kredi vermeyi daha cazip görüyor. Zaten risk algısı yüksek olan kulüplere verilen yabancı para krediler bir şekilde kreditörün kendini koruma silahı oluyor. Kulüp tarafından bakıldığında ise TL ile yüksek faizden borçlanma yerine yabancı para ile düşük faiz ile borçlanmak kurun artmayacağı varsayımı ile daha düşük maliyetli bir borçlanma yöntemi. Ancak yabancı paranın değer kazanması durumunda kulüplerin kendini koruyacak mekanizma olarak başvurdukları yöntem ise “İnşallah kur atmaz” temennisi.

Türk futbolu, yabancı para ile imtihanından şu ana kadar sınıfta kalmış görünüyor. Fenerbahçe’nin yaptığı anlaşma belki bir milat olabilir çünkü Fenerbahçe bu anlaşmayı yapmasaydı kur farkı zararı 500 milyon TL’nin üzerinde olacaktı.

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya