SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....

Süper Lig Panorama: Gol, gol, gol…

Süper Lig'de 18. hafta geride kaldı ve üç büyükler zirvedeki yerlerini aldılar. İlk iki aynı puanda, üçüncü 2 puan geride... Bu artık sadece bir lig yarışı değil...

Didem DİLMEN Didem DİLMEN
Süper Lig Panorama: Gol, gol, gol…

Süper Lig’de 18. haftada toplam 29 gol izledik ve sadece iki maçta 3 golün altında skor oldu. Yorulan takımların birbirlerine üstünlük kurma yarışında defansif olarak daha fazla sıkıntı yaşandıkça gol sayısı da artmaya devam edecek gibi görünüyor.

Öte yandan zirve de 3 büyüklerin elinde geçti. Süper Lig’in ilk yarısının sonuna yaklaşırken zirvenin gediklilerinin dönüşüne sahne oluyor. Bu artık sadece bir lig yarışı değil, bu bir üstünlük mücadelesi, bu artık kendi içinde 3'lü bir derbi... 

İşte 18. haftanın panoraması…

ATTIĞI KADAR KAÇIRDI

Galatasaray’ın bu sezon bol gol atan bir takım görüntüsü, 3 ve 4 gol attığı maçlarında öne çıkmıştı. Ancak Gençlerbirliği karşılaşması sarı kırmızıların en fazla gol atılan karşılaşması oldu.

27. saniyede Diagne'den gelen gol aslında maçın gollü geçeceğinin habercisiydi. Galatasaray’ın son derece fazla yüklenen, hücumda agresif oyunu, sürekli kale önünde çoğalması ile birlikte kendini gösterdi. İlk golün ardından 4 tane yüzde yüzlük gol pozisyonu yakaladılar.

Maçın bu noktada iki olası senaryosu vardı; atamayana atarlar, attıkça daha fazlasını atarlar.

Mustafa Kaplan’ın rakibini çözen ve zaaflarının üzerine oynayan bir teknik adam olduğunu biliyoruz. Ancak henüz maç başlayalı 30 saniye bile olmamışken yenen gol ile birlikte geriye düşmek, Gençlerbirliği’nin planlarını yerle bir etmişti. Galatasaray’ın üst üste pozisyonlara girdiği ilk yarının bitmesini beklemeden yeni bir plan ve yeni bir hamle gerekiyordu.

Mustafa Kaplan’dan müdahale gelmeyince ilk yarıda Diagne’nin bir adım gerisinde oynayan Oğulcan’la çift santrfora yakın bir diziliş, Arda’nın oyun kuruculuğunda Belhanda’nın yay üzerinde topu iyi kullanması ve beklerin çizgideki etkili oyunu sayesinde 30, 44 ve 45+’da gelen gollerle fark 4’e çıktı. Sadece oyuncu isimlerinin değil, dizilişin de maç içinde değişmesi, Galatasaray’ı gol açısından besleyen bir seçim olmuştu.

İkinci 45’i oynamak, Gençlerbirliği için zor olsa da Galatasaray için de zor olacaktı. Farkın açıldığı maçlarda konsantrasyonu tutmak kolay olmaz. Fatih Terim ise ikinci yarıyı rotasyon oyuncularına vererek aradığı mücadeleyi kenardan aldı.

YARATICILIK EKSİK

Hatayspor teknik direktörü Ömer Erdoğan, her hafta biraz daha üzerine koyarak ilerleyen bir teknik adam, her ne kadar takımı denge kurmakta zorlansa da Ömer hoca taktiksel anlamda dikkatle izlediğimiz bir isme dönüşüyor.

Beşiktaş’ın güçlü hücum hattı ve sağlam bir orta sahası olsa da bu sayfalarda daha önce de bahsettiğimiz gibi tempo yapmakta zorlanıyorlar. Atletik bir takım değil ve hızlı oyunu maçın tamamına yayamıyor, hızı arttırdığında ise tutmak imkansızlaşıyor.

Ömer Erdoğan ise takımını ilk 45 dakikada çok üst düzey bir tempo ile sahaya çıkardı. Defansif pres, markaj, alan daraltma, rakibi kovalama, hızlı atak, çabuk paslar… Öyle ki bir ara sadece Beşiktaşlı futbolcuların değil izleyiciler olarak bizim bile başımız döndü.

Ömer Erdoğan için önemli olan Beşiktaş’ın topu kullanmasına izin vermemekti. Akintola ile Boupendza’nın iletişimi de iki gol getirdi. Her ne kadar Süper Lig’in en çok gol atan futbolcusu olsa da Boupendza için “biraz bencil” yorumu yapmak mümkün, daha paylaşımcı ve yardımlaşmacı olsa Hatayspor’un gol sayısı daha da artabilirdi.

Beşiktaş ise elbette oyuncularının kalite farkını koyarak iki gol buldu, ancak maçı kazanmaya yetmedi.

İkinci yarıda kilitlenen oyunu Oğuzhan ve N’Koudou ile açmak istese de Sergen Yalçın’ın hamle sayısı azdı. Öte yandan daha büyük bir sorun Atiba’nın formunun düştüğü ve Mensah’ın olmadığı bir maçta Oğuzhan’ın da saha içi liderliğini alamıyor olması, Beşiktaş’ı kilitliyor. Böyle maçlarda yaratıcılık, oyun zekası ve etkili atak geliştirecek bir merkez oyuncuya ihtiyaç duyuldu.

SONUCU ZEMİN BELİRLEDİ

Fenerbahçe’nin Erzurumspor maçının önüne zemin geçti. Aslına bakarsanız maçın sonucunu da zemin belirledi.

Erzurumspor Süper Lig’in en zordaki takımlarından biri. Fenerbahçe’ye karşı da evinde bile olsa zorlanacaktı. Hele ki hızını almış bir Fenerbahçe’den bahsediyorsak.

Öte yandan Mesut Bakkal’ın takımı aslında maça kötü de başlamadı, rakibini oldukça bunaltan bol presli ve topu kullanmasına izin vermeyen hareketli oyun Fenerbahçe için sıkıntı yarattı.

Hedef santrfor yerine Thiam’la çıkan Erol Bulut’un kale önüne bir oyuncu yerleştirememesi, hızlı hücumlara ve açık alana göre plan yapması ters tepmişti.

Sinan ve Pelkas’ın koşularına, merkezi sağlam ve sıkı tutarak top geçirmemeyi amaçlayan Erzurumspor’un cevabı işe yarayacaktı.

Sonra işin içine zemin girdi.

İlk 45 dakikada 4 oyuncu değiştirmek zorunda kalan Erzurumspor’un, zaten kısıtlı olan kadrosuyla oynayabileceği az oyun seçeneği varken, eldeki tek plan da sekteye uğradı.

Fenerbahçe için alan açıldı, koşu ve pas opsiyonları oluştu, Fenerbahçe gibi bir takım olunca fark da kaçınılmaz oldu.

Erol Bulut’un rehavete ve yorgunluğa izin vermeyerek sahaya elindeki hücumcuları göndererek sürekli aktif ve müdahale halinde olması da sonucu getirdi.

 

 

GÜNÜN ÖNEMLİ HABERLERİ

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya