SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....

SÜPER LİG PANORAMA: Yeni lider

Süper Lig'in 16. haftasını geride bıraktık ve hiç ara vermeden bugün 17. haftaya başlıyoruz. Her gün liderin değişebileceği heyecanlı günler bizi bekliyor.

Didem DİLMEN Didem DİLMEN
SÜPER LİG PANORAMA: Yeni lider

Süper Lig’in 16. haftasını yeni liderle kapattık, Beşiktaş liderlik koltuğunu aldı. Zirve birbirine çok yakın, Beşiktaş ile dördüncü Fenerbahçe arasında sadece 2 puan var. Her karşılaşma artık kritik ve önümüzdeki birkaç haftada liderliğin her maç gününde değişme ihtimali yüksek.

Ve şimdi bir kez daha hafta içi mesaisine başlıyoruz.

Geride kalan haftanın öne çıkan maçlarının analizleri ile bu akşam başlayacak 17. haftaya ısınalım.

NORMAL VE ANORMAL

Galatasaray’ın eksikleri ile Antalyaspor’un gol yeme korkusunun bir sonucu olarak golsüz biten bir maç izledik.

Bir önceki maçında kalesinde 6 gol gören ve bunu bir daha yaşamamak için fazlasıyla temkinli bir oyun ortaya koyan Antalyaspor anlaşılabilir ancak korku size hiçbir şey kazandırmıyor. Eğer defansif problemleriniz varsa 11 kişiyle 90 dakika savunma yapmanın en iyi sonucu beraberlik olur. Verimsiz, isteksiz, cesaretsiz bir futbola karşı hangi takım sahaya çıkarsa çıksın, ortada bir futbol olmayacaktır.

Galatasaray da elinden geleni yaptı, sete yerleşti, dönen topları kullandı, rakibi geri çekip arkaya sarkmayı denedi, ancak hiçbir çözüm yaratamadı.

Ne eksikti derseniz, aslında Galatasaray’ın en çok yaptığı şey; şut.

Kaleyi görünce şut çekmesiyle bu sezon öne çıkan Galatasaray’ın kalabalık ceza sahası içine kat etme çabasının bir yere varma ihtimali yoktu. Duran top sayısı da çok az olunca maç boyunca elimizde sadece çabalayan bir takım kaldı.

Bu öyle bir maçtı ki hangi takım gol atsa haklı olacaktı, futbol olmayınca skor öne çıkacaktı ve herkes haksız çıktı, izleyenler olarak bizler de…

Eksikler ise şimdiye kadar hiç olmadığı kadar göze battı. Bazı önemli ve bireysel yeteneği yüksek oyuncuların hala forma şansı bulamıyor olması ise başka bir soru işareti. Takım içerisinde oyuncular arasında performans farkları çok fazla ve Fatih Terim’in takımında bu farkları görmek normal değil.

ÇOK FAZLA YOK VAR

Trabzonspor’un Fatih Karagümrük deplasmanı diyeceğiz ama ev sahibi takıma her maçın deplasman olduğu da bir başka gerçek… Yine de bu dezavantajı hissettirmemeyi başardılar.

Bir pazar öğleden sonrası maçından beklemeyeceğimiz kadar düşük bir tempo vardı, her iki takım adına da… Karagümrük hiçbir zaman tempo takımı olmadı, pas takımıdır ve kompakt oynar. Öte yandan karşılaştırdığımızda bireysel yetenekler açısından Trabzonspor rakibinden epey üstün.

Trabzonspor’daki temel sorun da zaten bu yeteneklerin saha içinde fark yaratması gerekirken bunu göremiyor olmamız. Baskı kuruyorlar, topu kullanıyorlar ama tempo düşük olduğunda kolay durdurulabilir bir takıma dönüşüyorlar.

Fiziksel açıdan güçsüzlük, mental olarak da yetersizliği beraberinde getiriyor. Bir oyuncu yapmak istediklerini başaramadığında ya hakemin üzerine oynar (Cristiano Ronaldo bile olsa) ya da oyundan düşer. Trabzonspor’da oyundan düşen futbolcu sayısı çok fazla, sadece birkaç isim oyunu ayakta tutmaya çalışıyor.

Bu duruma saha içinde oyunu kuracak teknik ve yaratıcılıkta bir oyuncunun olmamasını da eklediğimizde tatsız bir 90 dakika senaryosu çıkıyor karşımıza… Kazanmak, Karagümrük’e karşı 2 gol atmak önemli olsa da futbol açısından bu kadar düşük bir Trabzonspor’u izlemek sıkıntıydı.

TOPLA OYALANMAK

Topu alırsınız, sahip olursunuz, oynarsınız, taşırsınız… Ama onunla ne yapacağınıza karar veremediğiniz sürece hiçbir faydası olmaz.

Beşiktaş’ın Kayserispor maçında topla oynayan taraf olduğu, topa sahip olan takım olduğu netti. Maçın son bölümünde topla oynama oranını %75’lerin üzerine çıkardı ama buna biz topla oyalanmak desek daha doğru olacak.

Topu taşıma konusunda da sorun yaşamadılar. Ancak rakip ceza sahasının yakınlarına getirilen topu yönetecek, yönlendirecek, oyuna dahil edip pozisyona çevirecek oyuncusu yoktu.

Ghezzal’in Beşiktaş’ta son dönemdeki performans yükselişinde ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu anlatırken, onun ters kanadına Larin ve N’Koudou’nun, merkezde Mensah ve Atiba’nın da katkısını anlatıyorduk. Öte yandan Kayserispor maçı gösterdi ki Ghezzal olmadığında bu oyuncuların katkısı da yetersiz kalıyor.

Elbette Aboubakar’ın yokluğunu da eklemek gerekiyor. Ancak Ghezzal’in topun sahanın içinde hareketini yönlendiren oyuncu olduğunun altını çizmeli. O olmayınca Beşiktaş etkisiz ve verimsiz bir takıma dönüştü. Sadece topla oynamak, paslaşmak, topa sahip olmak size pozisyon getirmez.

73’te Necip’in girip önce pas dengesini sağlaması, 82’de ise Oğuzhan’ın dahil olup rakip ceza sahası içinin hareketlenmesi üst üste 2 golü getirdi. Sergen Yalçın bu iki değişiklik için neden bu kadar bekledi, en azından Necip çok daha erken girebilirdi. Sergen hocaya saygım sonsuz, ama A planının işlemesi için bazen çok fazla bekliyor, daha esnek ve daha sert müdahale eden bir teknik direktör olacağını düşünmüştüm.

GERİDE KALMA, İLERİYE GİTME!

Fenerbahçe’nin Kasımpaşa karşısına eksikler nedeniyle rotasyon kadrosu ile çıktığını düşünmüyorum.

Bu kadro aslında Erol Bulut’un sezon başında kafasında kurguladığı as kadro olacaktı.

İleride Samatta, arkasında Pelkas, kanatlarda Sinan ve Enner Valencia, orta sahada Sosa…

İlk 15 haftada o kadar çok eksik verdi ki Erol Bulut’u aklındaki oyundansa elindeki oyuncularla sahaya çıkmak zorunda bıraktı.

Sinan Gümüş-Pelkas-Enner Valencia üçlüsü özellikle rakip yarı saha boşluk bulduklarında ne kadar etkili olabildiklerini Kasımpaşa karşısında gösterdiler. Aslında sahada bir Kasımpaşa takımı var mıydı, ona da geri dönüp bir daha bakmak gerekebilir. 10 futbolcunuz, 70 metreye 100 metrelik bir yeşil alanda nasıl hiçbir yerde olmamayı başarabilirler ki?

Elbette rakibin bu hali Mame Thiam’a yaradı. Bu sezon oynadığı maçlarda çok zayıf bir görüntü çizen Thiam, santrforsuz planın forvetiydi. Erol Bulut’un bu hamlesi, bu sayfalarda daha önce bahsi geçen “santrforunu topla buluşturamama” sorununa bir çözümse, kesinlikle sonuç verdi. Thiam’ın tek yapması gereken, iki yanındaki Enner Valencia ve Sinan Gümüş ile arkasındaki Pelkas’la birlikte hareket etmekti; ne geride kal ne ileriye git!

Thiam’ın 2 gol bulmasının sırrı işte bu basit komuttu.

Kasımpaşa savunmasının yok hükmündeki varlığı da Thiam’ın işini kolaylaştırdı, plan işledi, Fenerbahçe kazandı.

GÜNÜN ÖNEMLİ HABERLERİ

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya