SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....

Kırmızı Krampon: Ezgi Çağlar Röportajı

İlker Duralı, Kadın Milli Takımımızın da kalesini koruyan Fatih Vatanspor kalecisi Ezgi Çağlar ile konuştu.

Kırmızı Krampon: Ezgi Çağlar Röportajı

Selamlar, aslında bu yazılara başladığımızda bu dönemde başlama tarihi açıklanmış lig üzerine yazmayı umuyordum ama kısmet değilmiş diyelim. Bugün, “Kırmızı Krampon” köşemizde benim de şahsen çok hayranı olduğum bir isim, Türk futbolunun yetiştirdiği en önemli kalecilerinden biri olan Ezgi Çağlar bizlerle. Hepinize iyi okumalar. 

 

  • Ezgi Selamlar. Hem seni bi’ kısaca tanıyalım isterim hem de futbolla tanışma hikayeni dinleyelim.

Ezgi Çağlar, 1991, İzmirliyim. 3 kardeşiz. Bir tane ablam, bir de ikiz erkek kardeşim var. Ailede sadece ben sporcuyum. Küçük yaştan beri sokaklarda zaten oynuyordum. Ortaokulu İzmir’de okudum. Ortaokulda, okulun kız futbol takımı kuruldu. Hoca beni de kadroya yazdı ama oyuncu olarak. İyi bir sol ayağım vardı. Fakat tam maç zamanı ısınırken şut çalışması esnasında kaleye geçtim. Kaleci tekniğini bilmesem de korkusuzdum ve şutlardan kaçmıyordum. Beden eğitimi öğretmenim mevki değişikliği yapıp beni kaleye yazıp kadroyu değiştirdi hemen. Okul maçlarında kadın futbol takımı kurmak için birileri maçı izlemeye gelmiş ve beni beğenmişler. İzmir Şirinyer Spor Kulübü’ne çağırdılar. Şirinyer Spor Kulübü’nde 2 yıl civarı oynayıp İzmirspor’a geçtim. Orada oynamaya devam ederken bu arada liseye geçmiştim bile. Babam sürekli bana parkta kaleci antrenmanları yaptırıyordu. Çok istiyordu futbol oynamamı. Her maçıma gelirdi sağ olsun.

Ezgi Çağlar - Wikipedia  Lisedeyken de liseler arası maçlarda Türkiye şampiyonu olduk ve Türkiye’yi temsil etmek için ‘Okullar arası dünya Şampiyonası’na Güney Amerika, Şili’ye gittik. Orada 3.lük maçına kaldık. Maç 1-1 bitti ve penaltılara gittik. Penaltılarda 3 penaltı kurtardım, dünya 3.sü olduk. İşte o zaman belki de futbol yaşantımın en güzel başlangıcı olmuştu. Bu arada kaleci olarak penaltı atışlarını da çok severim. Daha sonra İzmirspor kadın futbolunu kapattı.1 yıl kendi imkanlarımızla futbol oynadık. Bucaspor bizimle ilgili gazetede çıkan haberleri okumuş, kadın takımı açıp bizlere lisans çıkardı; 1. Ligde formayı ilk kez Bucaspor’da giydim. Marmara Üniversitesi’yle olan maçımıza milli takım antrenörü gelmiş. Beni görmüş ve beğenmiş. Kalecilik konusunda fiziğimin ve yeteneğimin iyi olduğunu söyledi. Milli takıma çağrıldım. Milli takımdan sonra futbol kariyerimde tam anlamıyla patlama yaşadım. İzmirspor, Şirinyerspor, Bucaspor ,Lüleburgaz Düvenciler spor, Ataşehir, Kireçburnu, Amed, Algspor ve şu an Fatih Vatan’da oynuyorum. 45 kez milli formayı giydim. Kaleci olarak ligde 2 golüm var. (Gülümsüyor)

 

  • Kariyerinin başlarında ya da ileriki dönemlerde idol olarak gördüğün birileri oldu mu?

 

İdolüm demeyelim de beğendiğim kaleci Manuel Neuer. Ama bana o yaşlarda en ilginç gelen akrep kurtarışıyla Higuita’ydı.

 

  • Gelelim kadın futbolcu olmanın zorluklarına. Bir ayrımcılık var sonuçta, sen neler düşünüyorun bu konuda? Neler hissediyorsun?

 

Futbol hayatımı spora adamama sebep oldu. Çok yoruluyorum. Çok zamanımı harcıyorum. Kulüp antrenmanım olmasa bile kendim muhakkak antrenman yapıyorum. Hiç durmuyorum ve antrenman yapmadığım gün olmuyor diyebilirim. Bunun karşılığında maddi anlamda çok bir kazancımız yok maalesef. Her futbolcu böyle çalışsa milyar dolarları götürüyor ve sonuçta herkes söylüyor futbol ataerkil bir spor, kadınlar ne anlar? Kadınlara manevi olarak yakıştırılmayan bu sporda neden para kazansınlar ki zihniyetini değiştirmek benim asıl görevim. Benim en büyük kazancım milli sporcu şartları altında KPSS’ye girmeden öğretmen olarak kadrolu atandım, ekstra olarak öğretmenlik yapıyorum.

 

  • Futbol dışı hayatın nasıl geçiyor? Kendine nasıl zaman harcıyorsun?

Kendime ancak kitap okumak için vakit harcayabiliyorum. Sabah öğretmenlik yaptığım için okula gidiyorum. Okuldan sonra antrenmana gidiyorum ve yorgunluktan antrenman çıkışı eve gidiyorum. Sadece yaz tatilinde bol bol kendime vakit harcayıp tatil yapabiliyorum, bu pandemi zamanı kendimle bolca ilgilenme fırsatı buldum.

 

  • Sonuçta kadın futbolu amatör, burada dönen para belli, hepiniz başka bir işle de meşgul olmak zorundasınız, futbol sevdası uğruna Dicle Aslan gibi hayatını kaybedenler var. Neler planlayabiliyorsun geleceğinle ilgili? Genç oyuncular neyin kaygısını yaşıyor?

Gelecek planlarımda şu an için tek düşündüğüm kadın ve erkek futboluna altyapıya destek olmak amacıyla kaleci yetiştirmek. Kendimin bulamadığı imkanları başka çocuklara sunmak istiyorum ve onların hayallerini gerçekleştirmek istiyorum.

 

  • Türkiye’de maskeyle oynayan futbolcu olarak da bilinmeye başlamıştın. Nasıl oldu o?

Maçta almış olduğum darbelerle burnumu 2 kez kırdım. 2. kırığımda büyük hasar var. 3 yerden parçalı kırık var. Ameliyat da olmadım henüz. Maçlara çıkamayacağımdan korktuğum için, futboldan uzak kalmak istemediğim için maçlara devam ettim ve artık sürekli aynı darbeyi aldığım için de maske kullanmam gerekiyor ama ben kullanmıyorum. Çünkü korkmuyorum.

Milli Takım'ın file bekçisi Ezgi Çağlar'ın hikâyesi: Tesadüfen kalede  çalışarak zirvede

  • Necla Hoca’nın göreve gelmesiyle beraber yeniden Milli Takım’a çağırılmaya başlandın. Neler hissediyorsun?

Uzun yıllar performans olarak iyi olsam da Milli Takım’a çağırılmadım. Ama asla pes etmedim, çalıştım. Uzun bir aradan sonra ilk defa çağırılınca kendimi ilk defa çağırılmış gibi hissettim. 4 yıl bu duygudan uzak kalmak beni üzüp incitmiş. Tecrübenin ne kadar önemli olduğu biliyorum ama ne kadar tecrübeli olursanız olun bazı değerlerden uzak olduğunuzda gerçekten bocalıyorsunuz. Yeniden kamp hayatına adapte olmaya çalışıyorum. Bu, 3. kamp dönemi oldu, artık alıştım artık aidiyet duygumu yeniden güçlendirdim eski hislerimin yeniden canlandığını hissediyorum ve bu şans bana yeniden verildiği için de çok teşekkür ediyorum. Benim dışımda başka arkadaşlarım da tekrar davet edildiler ve bu emeğimizin karşılığını almak çok mutluluk verici. Çünkü bizim çağırılmamamız performansımıza dayalı değildi. Biz bu formayı hep gururla taşıdık, terimizi akıttık bizim için hep çok değerliydi. Üzüldük 4 sene ama artık bu konuları kapattık ve önüme bakıyorum önemli olan da bu.

 

  • Lig’i TFF unutmaz değil mi? Ne bekliyorsun bu sezondan?

Aralığın sonuna ertelendi biliyorsunuz, o dönemde bir toplantı yapılacak yeniden. Bence ligler başlar çünkü kadın sporlarında tüm branşlar oynanırken kadın futbolunun da oynanması gerekiyor. Bu işte ekmek yiyen ve ailesini geçindirmek için kulüpten gelecek olan parayı bekleyen arkadaşlar var. Birebir benim etrafımda da şahit olduğum örnekler bunlar. Oynanması gerekiyor. Sağlık şüphesiz her şeyden önemli düzenli teste gireriz hiç sorun değil yeter ki sevdiğimiz işten uzakta kalmayalım, diğer branşlarda nasıl çözüm yolu bulunduysa futbolda da bulunabilir. Gerekirse ailemizi de görmeyiz uzak kalmamız gerekiyorsa.

 

  • Tekrar dünyaya gelsen tüm bu sıkıntılarını bile bile yine futbolcu olmayı seçer miydin?

Futbolcu yine olurdum ama Türkiye’de kalmaz yurtdışına giderdim. Çünkü oradaki imkanlar maalesef bizde yok. Çok daha iyi yerlerde olabilirdim. Ama 2-3 yıl içinde hissediyorum ki benim ve arkadaşlarımın yaşadığı sıkıntıları arkadan gelenler yaşamayacak çünkü kadın futbolunu ülkemiz biraz daha sahiplenmeye başladı ve daha iyi yerlere geleceğiz. Cinsiyet ayrımı yapmaksızın kadınların her yerde olabileceğini halkımız artık kabullendi kadınlar isterse her şeyi yapar her sporu yapar motora biner harika araba kullanır sanırım bunu ispatladık ve göstermeye mücadele etmeye devam ediyoruz.

About Ezgi Çağlar: Turkish female footballer (1991-) | Biography, Facts,  Career, Wiki, Life

Eklemek istediğim ayrı bir konu da var. Bence artık kadın erkek değil de spor konuşalım istiyorum. Spordan aldığımız zevki, sporda cinsiyet ayrımı yapmaksızın dışarıdan izleyenlerin aldığı hazzı, onları dilemek istiyoruz. Ezgi, Ayşe ne kadar güzel futbol oynuyor sözünü duymak istiyoruz. Ezgi kadın futbolcu mu değil… Artık bu cinsiyet ayrımı ortadan kalkmalı, sporda cinsiyet eşitliği konuşulsun sadece spor konuşulsun.

 

  • Futbol Ezgi’ye ne öğretti ne verdi diye sorsam?

 

Futbol çok şey öğretti. Biz kalabalık gruplar halindeyiz sonuçta ve bu vesileyle bana paylaşmayı öğretti, sosyalleşmeyi öğretti. Eğitim, öğretim hayatımda daha bilgili bir insan olduğumu düşünüyorum. Futbol sayesinde çoğu arkadaşımız göremeyeceği imkanları gördü, gidemeyeceğimiz ortamları tattık. Ülkeler, şehirler gördük her duyguyu acısıyla tatlısıyla yaşadık. Çocuğuma ileride anlatacağım çok anım var. Örneğin ilk profesyonel oynadığım kramponumu saklıyorum. Onunla ilgili bile anlatacağım çok anı var. Ayrıca bize öğretmenlik yapma imkanı da veriyor. 10 resmi maçta oynarsanız milli takımda, direkt atama hakkı veriyor size KPSS’ye girmeden.

 

  • Şampiyonlar Ligi için kısa bir yurtdışı deneyimin de oldu. Bize hem o dönemi hem de yurtdışı ile kıyasladığında çıkan notlarını paylaşır mısın?

Ben geçen yıl Gürcistan’a transfer olmuştum Şampiyonlar Ligi için. Bizden daha rahatlar, bundan kastım kadının futboldaki yerine bakışları ile alakalı. Kimse kadın top mu oynarmış diye sormuyor. Arkadaşım orada takım kurdu ve orada köylere kadar gidiyorlar o kadar çok çocuk var ki ve orada eğilim orada daha yüksek kadın futboluna. Ama bizden futbol yaşanmışlığı olarak gerideler. Ancak ben yurtdışında karşılaştığım rakiplerimden bahsedeyim asıl; orada oynamak bir ayrıcalık gerçekten. Tam anlamıyla profesyonel bir yapı içerisindeler antrenöründen beslenme uzmanına… Oysa bizde bir kaleci antrenörü bile bulamayabiliyorsunuz. Ekip olarak çok sağlam bir kadroya sahip olduklarından oyuncularla ilgili olarak da iletişim adım adım güçleniyor. Sporcu da kendini önemsemeye başlıyor. Biz ise hani giyilmeyen kenara atılmış bir kıyafet vardır ya öyle hissediyoruz. (Umarım bu örnekle anlatabilmişimdir) Önemsenmek çok önemli ve biz önemsenmek istiyoruz.

Diyagonal | spor haberleri | masa tenisi tahminleri | spor dergisi

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya