SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....
HAVA DURUMU : İstanbul 7°C/ 20°C

MİLLİ TAKIM PAMORAMA: Türkiye’nin Z kuşağını izlediniz

Euro 2020 eleme grup maçları sonrası üzerimize çeken bu duygunun benzerini daha önce yaşamıştık: 2002 Dünya Kupası’na, EURO 2008'e giderken...

Didem DİLMEN Didem DİLMEN
MİLLİ TAKIM PAMORAMA: Türkiye’nin Z kuşağını izlediniz

Türk Milli Takımı’nın Euro 2020 eleme grup maçları sonrası üzerimize çeken bu duygunun benzerini daha önce yaşamıştık: 2002 Dünya Kupası’na giderken, 2008 Avrupa Şampiyonası’na giderken...

Ancak bu defa farklı bir karışım var bu duygu kokteylinde... Arıyorum, benzerini, okuyucular arasında var mıdır 1996 Avrupa Futbol Şampiyonası’na gidişimizi hatırlayan? Yok hayır, haklısınız, o biraz fazla kaçtı, nihayetinde tarihimizde ilk kez bir turnuvaya katılıyorduk, o benzersizliğiyle kalbimizde kendine ait bir sayfada ayrı yazıyor.

Böyle düşününce, acaba 2020’yi de ayrı bir sayfaya mı alsak?

2002 ve 2008’de elimizde çok iyi bir futbolcu nesli vardı, aslında şöyle tasvir etmek daha doğru olacak; elimizde bir takım vardı, o takım UEFA Kupası’nı kaldırmıştı, yani futbolcu kadrosunun yüksek özgüveni ve önemli bir deneyimi söz konusuydu, yaşı da olan bir kadroydu. 2008, 2002’den ayrılanların yerini doldurabilecek bir tabanın yetişmesiyle tamamlanmıştı. İki üst üste nesil ama yine yaşlı, öte yandan çok büyük Avrupa deneyimleri olan güçlü kadrolardı.

2020’ye gelince...

Genç, evet orası kabul. Avrupa’da top oynuyor, 5 büyük ligde önemli takımların kadrolarında ve forma yarışını kazanıyor... Gol atıyor, asist yapıyor, yabancı bir ülkenin basınında yer alan eleştirilerle başa çıkıyor, mental olarak cevabını sahada veriyor... Eğleniyor, geziyor elbette ama kimsenin haberi olmuyor, yani öyle birbirine katmadan, efendi gibi eğleniyor, işine yansıtmıyor.

Yeni bir zihniyet yetişiyor...

MÜCADELE SAYGI KAZANIR!

Gurbetçiymiş, yerliymiş, kendi takımında forma giyiyormuş giymiyormuş (Merih mesela), üç büyüklerde oynuyormuş veya aynı takımda birlikte oynama alışkanlığı varmış, yokmuş...

Farkında mısınız, biz aylardır Milli Takım’la ilgili gereksiz ve anlamsız o saçma tartışmaları bir kenara bıraktık, dedikodusunu yapmıyoruz. Neden mi? Çünkü sahada oyun var, mücadele eden var.

Bu ülke futbolunda eğer hakkınızda konuşulanları beğenmiyorsanız, sahada oyun ve mücadele olmadığından her hücrenizle mikroskopun altına yerleştirirler. Mücadele etmezseniz saygıyı da kazanamazsınız.

Meslek arkadaşlarımla ve okuyucular/dinleyicilerle sohbet ediyorum, herkesin en sevdiği Milli Takım 2020 kadrosu oldu bir anda. Arkadaşlar, daha bir şey yok, eleme grup maçları, o zaman daha çıkmamışız bile gideceğimiz kesin değil... “Yok yok, bu takım gidecek”!

Maçları tek tek analiz ettik, yazdık. İstatistikleri çıkarttık, inceledik, kadroyu ögelerine ayırıp yeniden topladık. Eleme grup maçları bitti, resmen arkamıza yaslandık, huzur içinde EURO 2020’yi bekliyoruz.

Biz en son ne zaman “inanmıştık”, hatırlıyor musunuz?

Bu Türkiye’nin Z kuşağı... Görebildiklerimiz. Milli formayı verip ne yapabileceklerini izlediğimiz.

Şimdi sokakta etrafınızdan geçen, evinizde yanınızdaki koltukta oturan, aile gruplarında buluştuğunuz Z kuşağına bir daha bakın... Gözlerinin içine...

2020 Milli Takımı, Türkiye’de arkamızdan gelen yeni nesle de inancınızı kuvvetlendirmedi mi? Bu çocuklar, etrafınızdaki o çocuklar, farkları yok, sadece Milli Takımı’dakini görebiliyorsunuz. Yanınızdakini göremediğini fark etmemiş miydiniz?

Tekrar bakın...

2020 Milli Takımı’nın kendisine ayrı bir sayfa açtırmak için çok iyi bir nedeni var.

Onlar kendi nesilleri ile önceki nesiller arasındaki en çok ihtiyacımız olan köprüyü kuran çocuklar olacaklar. Siz köprünün öbür tarafını inşa etmeye ne kadar hazırsınız?

Türkiye’nin Z kuşağı içinde yaşadıkları dünyayı değiştiriyor, bakış açısını değiştiriyor, hareketi değiştiriyor.

Siz ne kadar onlara yetişebileceksiniz? Yaza kadar vakit var, biraz bunu düşünmeye var mısınız?

PANORAMA

En kritik gol: Andorra ilk maç 1-0 (Ozan Tufan)

1

 

 

 

7 Eylül 2019, Andorra ile grupta karşılaştığımız ilk maç... 22 şut, 13’ü isabetli, Andorra kalesinden 11 kurtarış... Fransa’yı 2-0 yenmiş Milli Takımımız, İzlanda’ya 2-1 kaybetmiş, tek telafi şansının evimizdeki İzlanda maçı olabilmesi için puan kaybetmeye hakkımız yok... Dakika 89’da gelen Ozan Tufan’ın golü bizi turnuvaya tutan en kritik goldü.

 

 

 

En kritik değişiklik: Yusuf Yazıcı

2

 

 

Milli Takımımızın H grubundaki 10 maçının 6’sında oyuna sonradan giren isim Yusuf Yazıcı’ydı. Yedek kulübesinden oyunun şeklini değiştirdi, 2. Moldova maçında sonradan girip asist de yaptı. Şenol Güneş’in her ihtiyaç duyduğu anda yedek kulübesinde Yusuf Yazıcı kurşunu oldu. Servetiniz olmayabilir, Yusuf’unuz varsa işler değişir...

 

 

 

 

En kritik maç: Fransa ikinci maç, 1-1

3

 

 

14 Ekim 2019, deplasmanda Fransa maçı. Son Dünya Kupası, son Avrupa Şampiyonası finalisti, yıldızlar karması Fransa’yı evimizde yenmişiz, deplasmanda diş biliyorlar, topla tüfekle bekliyorlar. Biz, farkında mısınız, Stade de France’dan çıktık. Hem de yenilmeden, ezilmeden, kapanmadan, savunmaya çekilmeden, hücum yaparak, gol atarak, yenik duruma düştükten sonra! Biz Stade de France’dan lider çıktık.

 

 

En kritik hamle: Andorra ilk maç, Ozan Tufan değişikliği

4

 

Andora ile oynadığımız ilk maçın önemine bir de golü atan Ozan Tufan’ın oyuna sonradan girmesini ekleyelim... Şenol Güneş yedek kulübesinde kimi oturtup kimden ne çıkartabileceğini çok iyi bilir. Eleme grup maçları boyunca bir kez bile ne 11’den, ne değişiklikten, ne kadrodan yana yanıldığına tanık olmadık. Elinde kocaman bir sepet dolusu futbolcu var, hepsini ezbere biliyor, rakibe oyuna fikre göre kadro kuruyor, her defasında mükemmel işliyor... Darısı 2020’nin başına...

 

 

En kritik asist: Moldova ilk maç Hakan Çalhanoğlu

5

 

Oldukça subjektif bir seçim, her asistin golün değerine göre kritik hale gelebileceğini düşünebiliriz. Bu da yazarın seçimi.... Moldova ile oynadığımız ilk maçın 24. dakikasına gelinirken zaten rakip kaleye 3 maça yetecek kadar atak geliştirmiştik. O maçın (sonrakilerin de) en çalışkan ismi Hakan Çalhanoğlu’nun rövaşata ile yaptığı asistle gole ayrı, asiste ayrı ayağa kalktığımızı hatırlatmak istedim. Eleme gruplarının en şık hareketlerinden biriydi....

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya