SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....
HAVA DURUMU : İstanbul 7°C/ 20°C

PANORAMA: İstikrar mecburi istikamet...

Süper Lig’e verilen ve futbolsuz hafta sonlarında sonsuz boşluklarda kalan yazarınız gibilerin sıkıntısı da geçti...

Didem DİLMEN Didem DİLMEN
PANORAMA: İstikrar mecburi istikamet...

Hoş geldi 18. hafta, ne güzel ki çok da gollü geldi. Tatlı dertleriyle döndü... 

Oldukça zor bir haftanın 11’i seçimi oldu. Süper Lig’de genel olarak her hafta gördüğümüz, forvetlerin ve hücum oyunlarının yüksek görselliği o bölgelerde bir oyuncu seçme zorunluluğunu kabusa çeviriyor.

Sörlöth’ün şairane performansının yanı sıra ilk maçında Rizespor adına 2 gol birden atan Milan Skoda’nın yanına yer olsa Vedat Muriqi ile Cisse’yi de almak gerekirdi. Nwakaeme öyle ihtişamlı bir oyun oynadı ki Junior Fernandes’i gönlümüzün kanadına almak zorunda kaldı. Orta saha deseniz aynı mesele... Her hafta aynı dert...

18. haftada buna bir de gol ve asist sorunu çıktı. Toplam 31 gol atılmış 9 maçta, haftanın golü adaylarını en fazla 5’e indirebiliyorsunuz, artık birini seçmek gerekince de Nwakaeme genel maç performansını ekleyerek ancak çıkabildi. İrfan Can Kahveci, Edin Visca, Junior Fernandes, Vedat Muriqi’in golleri yürekleri yaktı. Benzer şekilde, Napoleoni’nin asisti de topu kendi sahasından alıp olmayan pozisyonu yaratıp gol pası olarak verildiği için ayrıştı. Seri, Halil Akbunar, Edin Visca ve Ozan Tufan diye uzayıp giden bir asist listesi mevcuttu.

Görsel olarak çok daha göz dolduran bir Süper Lig’e dönüşüyoruz, gollerin ve asistlerin, hücumcuların, özellikle de oyun kurucu orta sahaların dominasyonunda geçiyor maç hafta sonları.

90 dakikaya yayılan yüksek bir futbol kalitesinden bahsedemesek de hem gol sayısı hem gol estetiğinin hakkını vermek gerek.

Öte yandan çok ciddi bir savunma sorununun da bunda oynadığı rolü pas geçemeyiz; Süper Lig’de savunma oyuncularının ve kaleci performanslarının son derece düşük kaldığı göz önünde.

 

Çok az sayıda haftaya damga vuran stoper ve kaleci çıkıyor, kurtarış ve son müdahaleler yetersiz. Sürekli olarak savunma futbolu oynadığı için eleştirdiğimiz Süper Lig takımlarının bu defa hücumu ön plana çıkaran anlayışlarından mutluluk duymak bir tarafa...

Öte yandan ikisini aynı anda yapabilmek, hem savunma hem hücumu aynı kalitede ortaya koyabilmek için anlaşılan birkaç sezon daha geçirmek gerekiyor.

Gol sayısından da estetiğinden de, yeri geldiğinde düşen tempoya rağmen 90 dakika boyunca ekran başında kalmak için bir gerekçe sunan Süper Lig’i, 0-0’lara da sürekli aynı takımların kazanmasına da tercih ederim. Hele ki sonunda şampiyonun kim olabileceğine dair kimsenin bir fikri yoksa...

SADECE DEĞİL HEPSİ

Şampiyonluk adayımız çok, Sivasspor öne çıkıyor olsa da unutmadan Başakşehir’in sessiz ve derinden takip edişini gözden kaçırmayalım.

Hemen her futbol izleyicisi Sivasspor’un sadece puanlarıyla değil ortaya koyduğu futbolla da şampiyonluğu hak ettiği fikrini savunuyor.

İlk 8’deki rakiplerine karşı şimdiye dek oynadığı tüm maçlarda (yenildiği Galatasaray da dahil olmak üzere) sahada fazlasıyla üstün Sivasspor ve çözüm üretilmesi de zor bir takım.

Elbette kaybedecekler, Gençlerbirliği’ne karşı 2-2 beraberliği son dakikada kurtardıkları maç gibilerini de izleyeceğiz ve muhtemelen en çok da kendilerinden zayıf görüntüdeki takımlara karşı sıkıntı yaşayabilirler.

Öte yandan Abdullah Avcı da Ersun Yanal ve Sergen Yalçın gibi çaresiz kaldı. Rıza Çalımbay’ı nasıl yenersiniz? Birinin çıkıp önce bu soruya yanıt bulması gerekiyor...

Şimdiye kadar çıktıkları maçlarla şunu gördük, Sivasspor’u bireysel yeteneklerinizle geçemezsiniz. Topu alıp adam geçen, kenardan ve ortadan boşlukları değerlendiren, futbol aklı ve tekniği yüksek onlarca futbolcu Sivasspor’un karşısında etkisiz kaldı.

Bunun çok temel bir nedeni var: Sivasspor sadece takım oyunu oynamıyor, sadece alanı tutarak oynamıyor, sadece geçiş oyunu oynamıyor, sadece az adamla çıkıp sürpriz oyuncularıyla çoğalarak dengesiz yakalamıyor, sadece takım içi iletişimle oyun esnasında çözüm üretmiyor...

Sivasspor bunların hepsini yapıyor.

Az önce yukarıda bahsettiğimiz, gol estetiği yüksek, hücum ağırlıklı planlarla sahaya çıkan ve savunmasında açıklar veren tek yönlü futbolun tam tersine, Sivasspor hücumu da savunmayı da bir arada yapan takım oyunuyla bu denli üstün kalıyor.

Süper Lig’de 18. hafta itibariyle takım oyunu oynayan 2 ekip var; biri lider, diğeri ikinci sırada...

Trabzonspor ve Alanyaspor ise ligin en iyi hücum takımları, en görkemli forvet performanslarını yaratabiliyorlar.

Görsel olarak da teknik olarak da tam bir futbol şenliği sunuyorlar.

Birbirilerinden çok farklı oyun fikirlerine sahip olmaları, neden lider değiller sorusunun cevabının iki takım için farklı olmasının nedeni.

Trabzonspor’un çok ciddi savunma sorunları var ve bir noktada bir seçim yapmak zorunda kalıyor; ya savunmayı güçlendirecek 1 oyuncu ya da hücumu destekleyecek 1 oyuncu koyacak sahaya...

N’Diaye transferi bu anlamda önemli bir çözüm yolu gibi görünüyor.

Alanyaspor’un sorunu ise bu şenlikli ve bol gollü futbolu ancak ve ancak kendisine karşı hücuma çıkan takımlara karşı ortaya koyabiliyor. Erol Bulut’un ana oyun planında topu almak yok, kazanmak var. Kazanıp kaleye gitmek, ne kadar çok yapabilirse o kadar yapmak...

Topu rakibe bırakıp ikinci bölge geçiş oyunları oynayıp da bu kadar savunma sorunu yaşayan bir takım da elbette çözülebilir, sadece sanki şu an kazanırken öncelikleri değil.

İSTİKRAR

Bu sezon Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’tan biri şampiyon olabilir mi? Elbette olabilirler. Tıpkı geçen sezon olduğu gibi...

Şampiyonluk üst üste maç kazanmak değildir, mükemmel futbol oynamak hiç değildir. Klişe gibi gelebilir ancak futbol literatürünün en doğru klişesidir: Lig bir maratondur. Ve maratonlar bu yolun nasıl koşulacağını bilenler tarafından bitirilebilir.

Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray’ın temel problemleri çok benzer, üçünün de kadro problemi var.

Fenerbahçe’nin Gaziantep FK maçı kadrosunda 11 kişilik maç startında 6 tane orta saha oyuncusu vardı. Kanatlarda Tolga Ciğerci ve Max Kruse, ortada Emre Belözoğlu, Luiz Gustavo ve Ozan Tufan, stoperde Jailson...

Bu sezon kaç kez 6 orta sahalı ilk 11’le çıktıklarını hatırlatmaya gerek yok. Evet transfer yapılamıyor, takım sezon başında yanış mühendislikle kuruldu ve mali durum ortada. Ama kadrodaki ne stoperlerden ne kanat oyuncularının formayı alamıyor olması bambaşka bir sorun...

Benzer şekilde Beşiktaş’ta transfer yapılamıyor, eldeki kadronun yeterli olmadığı geçen sezondan belliyken bir de üstelik transfer yapamayan halde olması üstüne eklendi. Abdullah Avcı’nın elindeki kadro yetersiz, öte yandan neden formsuz o başka bir soru... Sahadaki oyuncuların bu kadar etkisiz kaldığı bir anda kulübedeki oyuncuların kendilerini tercih haline getiremiyor olması daha büyük bir sıkıntı.

Galatasaray, ilk devreyi ezeli rakipleriyle çok benzer olan kadro formsuzluğu ile geçirmişti, Saracchi ve Sekidika transferleri ile birlikte Emre Akbaba’nın dönüşü en azından 18. haftada Denizlispor karşısında hareket kazandırmış gibi göründü. Öte yandan tek maçlık performans üzerinden kurtuluş manşetleri atılmaz, istikrar mecburidir.

Formül de herkes için aynıdır...

Sivasspor liderlikte tutunmak, Başakşehir kovalayı sürdürmek, Trabzonspor açık yakalamak istiyorsa istikrar mecburi istikamet...

HAFTANIN OLAYI: ÇAYKUR RİZESPOR TARAFTARI

Gençlerbirliği maçında hem yağmur hem de soğuğun etkisiyle, Rize'deki pazartesi akşamı maçına rağbet fazla olmadı. Tribünlerdeki yer yer boşluklar genelde moral bozucu olur. 

Çaykur Rizespor tribünlerinde, ilk yarıda ceza sahası köşesinde bir grup taraftar, bu boşlukları danslarla ve tezahüratlarla renklendirdiler. Kapalı tribünle köşe tribünü birleştirip bir o taraf bir diğerine doğru sürekli hareket halindeydiler. Soğuğa çare buldukları kadar ilgiyi de üzerlerine çektiler, oyun o bölgeye geçip kamera açısına girdiklerinde pozisyonlardan daha fazla izlenir bir görüntü ortaya koydular.

Üstünde RİZELİLER pankartı açılmış grubun 40. dakikaya kadar devam eden eğlencesine televizyon ekranlarından tanık olmak gülümsetti. 

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya