SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....

SÜPER LİG PANORAMA: Olağanüstü şampiyon

Süper Lig'de 33. haftada Başakşehir bitime 1 maç kala şampiyonluğunu ilan etti. Didem Dilmen, şampiyonun pandemi dönüşünü yazdı.

Didem DİLMEN Didem DİLMEN
SÜPER LİG PANORAMA: Olağanüstü şampiyon

2019-2020 sezonunun tacını kim takarsa taksın, pandemi şampiyonu olacaktı. 88 gün ara verilen ligi şekillendiren virüs, oyunu da takımları da hocaları da değiştirdi. Tıpkı hepimizin hayatlarını olduğu gibi…

88 günlük aranın ardından lig maçları yeniden başlarken bu dinamiğin saha içinde ve dışında başrolü oynayacağı belliydi. 3 takım şampiyonluk yarışındaydı, her kim pandemi arasından “kaldığı yerden” devam edebilirse o takım kazanacaktı.

88 günlük ara futbolcuların form durumlarını, fiziksel kondisyonlarını fazlasıyla etkilemişti. Yeniden başlarken Fatih Terim, futbolcuların fiziksel olarak neyi ne kadar yapabileceklerini bilmediğini söylemişti, sonuçta ne bir hazırlık maçı ne kondisyon yükleme fırsatları olabildi.

Her şey maçlar başladığında ortaya çıkacaktı.

Galatasaray’ı “şanssız” olarak nitelendirmek mümkün. Daha ilk maçta Muslera’nın bacağı iki yerden birden kırılıyor ve Andone sezonu kapatıyor. Ardından Falcao sakatlanıyor, Onyekuru’yu takımı Monaco geri çağırıyor, kondisyoneri gittiği İtalya’dan geri dönemiyor ve Galatasaray, koronavirüs arasından geri dönemiyor. Oldukça geçerli mazeretleri var.

Trabzonspor ise arayı en iyi değerlendiren takım gibi görünse de aranın ardından Sosa’sız dönmek zorunda kalıyor. Tek bir futbolcunun eksikliğini kapatmak için 2 Abdülkadir’i orta sahaya çekiyor, Guilherme ve Nwakaeme kanatlara yerleşiyor. Genel olarak bir sorun gözükmezken durum kontrol altında gibi duruyor. Ancak saha içinde bir şeylerin çok ters gittiği ortaya çıkıyor.

İlk göze çarpan, hemen pandemi öncesindeki en büyük silahı olan takım savunmasının dağılmış olması…

Takımın aklı hücumda, bir an önce gol atmak istiyor, ancak ikinci sorun ortaya çıkıyor; driplingle orta sahayı geçmeye çalışan ve paslaşmayı bırakan futbolcular topu Sörlöth'ün hattına taşıyamıyorlar. Oyun içindeki değişiklikler ve kenar müdahaleleri iki sorunu da çözemiyor.

Ve üçüncü sorun ortaya çıkıyor, mental ve fiziksel olarak çok ama çok yorgun bir takım…

Başakşehir ise her zaman olduğu gibi yine medyadan uzakta, sessiz ve sakin başlıyor. Bildiğimiz tek şey var, takım Okan Buruk yönetiminde çok iyi hazırlanmış, öyle duyuyoruz. Taraftarsız oynanacak kalan maçların, seyircisi olmayan Başakşehir’e avantaj getirip getirmeyeceği konuşuluyor.

Burada kısa bir ara verelim, gözümüzü kapatalım, 88 gün aranın ardından maçların seyircili başladığını düşünüp kalan haftaları bildiğimiz atmosferde oynatalım.

Taraftarı olsaydı, Galatasaray iç saha maçlarını kazanır mıydı? Trabzonspor mental olarak düştüğünde tribünler ayağa kaldırabilir miydi?

Galatasaray’ın talihsizliklerini seyirci değiştiremezdi. Ama Trabzonspor için sorunun cevabı muhtemelen evet.

Seyirci, atmosfer ve itici gücünün yokluğuna alışkın Başakşehir ise sadece işine odaklanıyor. Ancak “kaldığı yerden başlamıyor!”

Bizim pandemi öncesinde izlediğimiz Başakşehir ile aranın ardından seyrettiğimiz Başakşehir arasında taktik ve oyun planı açısından çok büyük farklar var.

Oyunu ileriye kuran, rakip sahada aniden kalabalıklaşıp yine aniden alanı boşaltan, rakibinin kapanmasına izin vermeyen ve oyunu domine eden, her hücumda mutlaka sürpriz bir hücum elemanı kullanan, bu sayede üst üste goller bularak rakibinin adeta fişini çeken Başakşehir dönmedi.

Daha güvenli, ikinci bölgeden hızla rakip kaleye giden, daha kontrollü ve takım savunmasını öncelikli tutan, bu nedenle her maçında kalesinde gol gören ve rakip bastırdığında geriye çekilmek zorunda kalan, çıkmakta zorlanan, aslında hemen her maçını ince bir ip üzerinden uçurumun karşısına geçer gibi oynayan bir Başakşehir izledik.

Maç içerisinde sürekli sallantılı görünen Başakşehir’i, Konyaspor ve Galatasaray maçları dışında, kurtaran teknik direktörünün kenardan yaptığı hamleler oldu. Takımını hep ileriye götürecek müdahaleler yaptı, oyun planını “kazanmak” üzerine kurdu ve maç içinde futbolcularının dinlenmesine izin verdi. Amacı sadece ve sadece kazanmak olan bir takımla çıktı, değişiklikleri de bu amaçla yaptı.

Rakip teknik direktörler, pandemi arasından sonra “kaldığı yerden devam etmeye” çalışırken, Okan Buruk ne kadar planı hesabı varsa hepsini yırtıp attı, artık tek plan vardı, kazanmak!

Olağanüstü durumlar olağanüstü çözümler gerektirir. Koronavirüsü 2019-2020 sezonunun içinden çıkaramazdınız. Okan Buruk, büyük resmin içindeki küçük fırsatları değerlendirmeyi başardı. Okan Buruk, yeterince karmaşık olan dengeleri futbolcuları için sadeleştirdi ve kazandı.

Türkiye Kupası’nın ardından Süper Lig şampiyonluğu… Okan Buruk bugün bir kez daha övgülerin adamı… Ama şimdi işi artık biraz daha zor; her başarı bir sonrakine çıkan basamaktır, artık sadece yukarısı var.

Futbolcularından Okan Buruk'a büyük jest...

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya