SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....

Süper Lig Panorama: Son viraj

Trabzonspor son viraja yaklaşıyor, lider Başakşehir tüm engelleri aşıyor, Kayserispor ise kırmızı bölgenin üzerine çıkmayı başardı. 30. haftanın analizini Didem Dilmen yazdı.

Didem DİLMEN Didem DİLMEN
Süper Lig Panorama: Son viraj

Hafta içi oynanacak 31. hafta maçlarının ardından artık ligin şeklini görmeye başlar mıyız? Bu sezon hiç bitmeyecek gibi görünse de her şeyin bir sonu var...

Daha fazla motive olan, mental ve fiziksel olarak daha güçlü olan son virajı geçecek...

Kalanları ise uçurumun dibinde yeni sezon için hazırlıklar bekliyor olacak... 

YETİNMEK

Uzun zamandan sonra organize bir Fenerbahçe izlemeyi bile yanımıza kar sayıyoruz ama bir şekilde bu sezon sona erecek ve umutlar yeni yıla aktarılacak. Sadece gün sayıyor Fenerbahçe…

Göztepe karşısına hazırlıklı ve planlı çıktılar, mutlaka önceki maçlarda da çalışmış oluyorlardı ama ilk düdükle beraber herkes ne yapması gerektiğini unutuyordu.

Disiplinli ve düzenli başlayan Fenerbahçe’de, önceki haftalara göre 2 bariz değişiklik vardı:

Vedat Muriqi’in ceza sahasında yalnız kalmasını engellemek için santrforunu geniş alanda görevlendirmişti, yani Vedat’ı hemen her atakta ceza sahasına yandan girerken gördük. Hücum kanatlara açılıyordu ve merkez mümkünse boş kalıyordu.

Böylece Göztepe savunması dengesiz yakalanıyor, zaten çok fazla hata yapan rakip oyunculara baskı yanlardan yapılıyordu. Stoperlerin arasına girmek yerine arkasından dolaşıyordu Vedat…

İkinci değişiklik ise orta sahalardı; Luiz Gustavo, Ozan Tufan ve Tolgay Arslan’ın konumu hücum en arka hattıydı, bu da ikinci bölge sınırına denk geliyordu. Bu 3 oyuncu, rakip ceza sahasından dönen topları toplamak, rakip futbolcuların geçişine izin vermemek, topu alıp yeni bir kanat akınını için kenara açıyorlardı.

Aslında her iki plan da işe yaradı. Ferdi Kadığlu, Hasan Ali’yle çizgi oyunundan bir, kontratakla arkaya sarkıp bir gol attı.

Göztepe’nin golü, Dirar’ın sakatlanıp çıkması sırasında boş kalan kanattan geldi, Fenerbahçe de panikledi. İyi giden disiplinli oyun bir anda tepe taklak oldu, tüm yük bir anda kaleci Altay’ın sırtına bindi. Tek bir hatasında beraberlik ve hatta mağlubiyet bile mümkündü, sarı lacivertlilerin bu kadar geri çekilmesini kabul edilebilir değildi.

İyi başladığı bir maçı, Altay’ın sayesinde kurtardı Fenerbahçe… En azından organize, en azından oyunu belli, en azından aklı maçta bir Fenerbahçe seyrettik ki bununla taraftarın yetinmesini de bekleyemeyiz.

SON VİRAJ

Fatih Terim’in belki en zorlandığı kadroyu izledik sezon başından bu yana… Bu sayfalarda, sezonun ilk yarısında, sürekli maç içerisinde hamle yapıp harekete geçirmek zorunda olduğu, bir maçta 2-3 kez diziliş ve taktik değiştirdiği, belki kariyerindeki en kırılgan takımla uğraştı.

Sezonun ikinci yarısından hemen önce, bu takım sonunda toparlanmıştı ve ironiktir, Fatih Terim’in taktiksel açıdan en zengin ve oyunu kontrol altında tutabilen, dominant bir takıma dönüşmüştü.

İzlediğimiz Galatasaray’ın, rakibine hükmedişinin yanı sıra hücum varyasyonlarındaki zenginliği de onları yenilmez hale getirmişti.

Ancak aynı kırılganlık, bu defa eksiklerle ve bireysel hatalarla ortaya çıktı.

Onyekuru’nun da Monaco tarafından geri çağrılmasının ardından santrforsuz Galatasaray’ın hamleleri tükendi.

Trabzonspor’da Sosa’nın zekası, oyunu durduğu yerden yönlendiriş biçimi, sakinliği ve sabrı, öndeki oyuncuların hareketliliği kadar savunmanın da hatasız oynaması, Galatasaray’ı çare üretemez bir noktaya getirdi. Onyekuru’nun yokluğu ve Feghouli’nin kırmızı kartla atılması, Emre Akbaba’yı ileride yalnızlaştırdı.

Galatasaray, Trabzonspor için kolay kontrol edilebilir bir takıma dönüştü.

Artık Trabzonspor’un önünde, kazanmak zorunda olduğu maçlar var, şampiyonluk için son viraj geldi. Beraberlik her şeyin sonu olur. Çünkü Başakşehir kaybetmeyen bir görüntü çiziyor, kaybedecekmiş gibi de görünmüyor.

TESADÜF YOKTUR

Kayserispor’un ligin ikinci yarısında, Prosinecki yönetiminde mücadele gücü en üst seviyeye çıkmış görüntüsü, Beşiktaş’ı geçebilirdi ve öyle de oldu.

Elbette Beşiktaş’ın kazanmak için nedeni ve motivasyonu, bir de üstüne üstlük kaybetmekten hiç hoşlanmayan, sadece kazanmayı düşünen bir hocası var.

Ancak kabul edelim, Süper Lig’de hiçbir takım, Kayserispor kadar hedefine odaklanmış değil…

Prosinecki için Beşiktaş, geçilebilir bir hedefti, çünkü top yekun hücuma çıkan siyah beyazlıların arkasında bıraktığı boşlukları değerlendirebilmek mümkündü. Bernard Mensah’ın olmadığı Kayserispor’un göğüslemesi gereken bir Beşiktaş hücum hattı vardı, Lung belki sezonun en iyi kaleci performansına imza attı. Öyle ki Burak Yılmaz, karşılaşmanın ortasında gidip Lung’u tebrik etti.

İş hücuma geldiğinde ise Kravets’in arka arkaya bulduğu pozisyonlarda yalnız kalması, kaleci Ersin’in doğru yer tutması, Kayserispor ataklarını durdurabilmişti.

Maç öyle bir hale geldi ki ya Lung hata yapacaktı ya Ersin…

Hasan Hüseyin, son 3 haftadır yükselen formunun zirvesine çıktı, Kravets ve Cenk Şahin ile çok başarılı bir ortaklık kurdu. Kayserispor, ligin en başından beri ilk defa kendisini düşme hattının üzerine atmayı başardı.

Hiçbir başarı tesadüf değildir, Kayserispor düşmeyecektir ve bunda başkanından hocasına ve takımı terk etmeyen oyuncu grubuna kadar herkesin ortak çalışması var.

Kayserispor’dan ümidi kesenler içinse, ligin kalan son haftalarını izlemekten başka yapacak bir şey yok.

 

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya