SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....

Fiesta La Liga: Döndü

Fiesta La Liga - MÜDAVİMLER | 13.01.2021 17:30

Atletico Madrid, maçının ertelendiği haftada 3 maç eksiğine rağmen zirvedeyken, Messi gösterişli bir şekilde eski günlerine nazire yaparken Umut Can Güngör yaşananları yazdı.

Fiesta La Liga: Döndü

Cuma mesaisini bizler için erken bitirdi Sarı Denizaltıları. Galiçya’da çekişmeli bir maç olması beklenirken terazinin bir kolunun fazlasıyla ağır çektiği bir maça şahit olduk. Karşılaşma öncesi Aspas ve Nolito’nun yokluğunda, Celta karşısında favori taraf Emery’nin takımı olarak gösteriliyordu fakat eminim hiç kimse ilk yarıdan gelen dört gollü bir Villarreal galibiyeti hayal etmemiştir. Son haftalardaki muhteşem formundan oldukça uzak bir görüntü sergileyen mavi-beyazlılar için 90 dakikayı ıstırap dolu bir mücadele olarak özetleyebiliriz. Öyle ki ilk yarım saat sonunda tabelada 0-4’ü görünce, Edouard Coudet de oyuncular da antrenman maçı moduna geçti ve gelecek haftaki Real Betis maçına hazırlıklar başladı. Villarreal tarafı içinse rüya gibi bir geceydi. Levante karşısındaki derbi galibiyeti sonrası böyle önemli bir deplasmandan da üç puan çıkarmayı başaran Valensiya ekibinin fikstürüne de bakıldığında, ligin ikinci devresinde onları güzel günlerin beklediğini görebilmek oldukça kolay.

 

Sonunda! Özlenen Sevilla geri geldi. Sevilla denince benim aklıma gelen, bol gollü ve fazlasıyla çekişmeli karşılaşmalar. Bir de tabii ki golcü forvetler. Özellikle Lopetegui döneminde bu görüntüsünden oldukça uzaklaşan Endülüs ekibini böyle görmek beni çok mutlu etti. Bizlere Kanoute ya da Luis Fabiano’yu hatırlatan cinsten bir maç çıkaran Youssef En-Nesyri, yaptığı hattrick ile takımına galibiyeti getiren isim oldu. Buna rağmen takımını, alıştığı düzenden çok uzak bir görüntüde izleyen Lopetegui için berbat bir akşam olmuş olmalı. Sevilla savunma oyuncularının kabus gibi bir öğleden sonrası geçirmesi sonucu ilk 15 dakikada iki kez geriden gelip maça ortak olan Sociedad, Faslı golcüyü bir türlü durduramayınca sahadan boynu bükük ayrılmaktan kurtulamadı. Sezon başından beri büyük maçlarda başarılı, küçük maçlarda başarısız diye nitelendirdiğimiz Bask ekibi, bu kimliğini de kaybetmiş gibi gözüküyor. Yine de bu maçtan en azından bir puanla ayrılmayı hak etmediklerini kimse söyleyemez.

Messi 2004 yılında hayatımıza girdiğinde bir futbolcunun bir oyuna bu kadar etki edeceğini kimse düşünmezdi herhalde. Bu durum artık öyle bir hal aldı ki Messi varsa Barcelona var diyebilir miyiz, gönül rahatlığıyla! Neyse ki konuşacağımız bu karşılaşmada Messi vardı. Yine son haftalarda o bildiğimiz Messi modunu açan Arjantinli süper yıldız hafta içi Bilbao deplasmanında, bu hafta sonuysa Granada deplasmanında şov yaptı. İki karşılaşmada dört gol atmasının yanı sıra iki maçta yedi gol atan takımını da bir kumandan gibi yöneten yıldız oyuncu, üç maç fazlasıyla liderin dört puan arkasında üçüncü sıraya yerleştirmeyi başardı takımını bu olağandışı sezonda. Yavaş yavaş kariyerinin sonuna yaklaşırken, bakalım bu “chapter”ı da başarıyla tamamlamayı başarabilecek mi kaptan, merakla bekliyoruz. Değinmek istediğim bir nokta da Barcelona gollerindeki VAR tartışmaları. Umarım bu karşılaşma ülkemiz futbolunu yöneten hakemlerimize de ders niteliğinde izletilir, öyle de doğru kararlardı.

Hafif karlı zemin, üzerine dizilmiş kırmızı ve beyaz formalı futbolcular… Harika bir futbol görüntüsü vardı cumartesi akşamı sahada. Düdük sesini duyduk ve sonra ne mi oldu? O harika futbol görüntüsü yerini soğuk hava ve hafifçe buzlanmış zeminde isteksizce oynayan, bizlere günümüz endüstriyel futbolunu özetleyen bir görüntüye bıraktı. İstatistiklere bakıp sanmayın ki Osasuna daha iyi oynadı. Real Madrid öyle kötü bir hücum performansı sergiledi ki tek kale oynadığı bir maçı, tek bir isabetli şut çekerek ve haliyle gol bulamadan tamamlayabildi ancak. Keşke bu yazıları Florentino Perez okuyor olsa da bizlerin artık Real Madrid’de gerçek süper yıldızlar görmek istediğimizi duysa. Öyle bir hal aldı ki bu durum, Lucas Vazquez’in hücum hattında oynadığı karşılaşmalar Hazard’ın oynadığı karşılaşmalardan daha fazla keyif verir oldu. Hazard’a özel bir parantez açmak gerekirse, başkent ekibi onun oynadığı altı lig maçında iki galibiyet alırken, onun olmadığı 12 maçta dokuz galibiyete ulaştı. Zaten bu istatistik bile her şeyi özetler nitelikte. “Mr.Perez, please, make Real Madrid great again!”

 

Pazar günü futbol Tanrıları geç uyanmış olsa gerek, yoksa şu karşılaşmadan Levante’nin üç puanla ayrılmasını başka türlü açıklayamayız. Son haftaların formda ekibi Eibar özellikle ilk yarıda rakibine büyük bir üstünlük sağladığı karşılaşmada, Levante savunmasının hatasıyla golü de bulunca bitti bu iş dedim. Buna rağmen ataklarını hız kesmeden devam ettiren Eibar, ikinci gol fırsatlarını da cömertçe harcadığı son yarım saatlik bölümün ilk 10 dakikasında kalesinde gördüğü iki golle, bir anda nereden nereye geldik diyerek ortalıkta gezinen moduna girmiş olsa gerek. Valensiya ekibini de takdir etmek gerek tabii. Böyle maçlardan üç puan çıkarmayı başarmak, benim için futbolda en değerli başarılardan birisidir. Çünkü zaten oldukça iyi oynadığın bir maçta kaybetmeyi başaracak hatalar yapıyorsan, kazanmayı tam olarak hak etmemişsin demektir. Bask ekibi için, özellikle de teknik direktör Mendilibar için kabarık bir yapılmaması gerekenler listesi içeren bir karşılaşma izledik.

 

Kafa kafaya giden bir karşılaşmada görülen kırmızı kart için fazla konuşmaya gerek yok. Net şekilde takım arkadaşlarına yapılan bir haksızlık olarak değerlendiriyorum. Burada bir “ama” var. Son üç haftada üç kez kırmızı kart gören ve bu kırmızı kartları da maçların en kritik anlarında görmeyi başaran Alaves için bir disiplin problemi apaçık ortada. Maç başına neredeyse 0,5 kırmızı kart ortalaması tutturan Bask ekibi için sert oyun tercihi sonucu çıkan bir istatistik olarak yorumlanıyorsa yanlış bir yolda oldukları bariz. Cadiz tarafında ise net bir üç puan özlemini fazlasıyla gideren bir karşılaşma oldu. Beş hafta sonra kazanmayı başaran Endülüs ekibi, yıllar sonra sahne aldığı üst ligde kendine sağlam bir yer edinecek gibi gözüküyor.

 

Valencia artık kazanabilecek mi? Derin bir kriz içinde sezona başlayıp, aldığı skorlarla derin bir nefes alan siyah beyazlılar için son haftalar kapkara bulutlar altında geçiyordu. Herkesin aklındaki soruyla başladım bu bölüme. Benim şahsi yorumum olumsuz yöndeydi maç öncesi. Son haftalarda düzenli olarak kazanmasa da form düzeyi yüksek olan bir Valladolid seyrediyorduk. Bu karşılaşmada da rakibinden en azından bir puan alacağını düşündüğüm Kastilya ekibi için her şey istediği şekilde giderken, Soler’in muhteşem golü sahadan eli boş ayrılmalarına sebep oldu. Sekiz hafta sonra üç puana ulaşan Valencia ise küme düşme hattının sıcağını şöyle bir hissedip kendisini yukarı atmış oldu.

Gol problemi yaşayan iki takımın karşılaşması öncesi sadece son birkaç haftaya odaklanınca, en azından ben bol gollü bir karşılaşma bekliyordum. Öyle de oldu. Maça fırtına gibi bir giriş yapan Elche için kolay bir maç olacak gibi gözükürken 10 maçlık galibiyet hasreti duygusal olarak ağır basmış olacak ki kalesinde golü görene kadar olan bölümde tamamen skoru korumaya yönelik bir oyun oynadılar. Getafe ise bulduğu beraberlik golü sonrası, kalecisi Ruben Yanez ve Elcheli Marcone’nin büyük katkıları ile skoru korumayı başardı ve galibiyet için de vitesi arttırdı. Verdiği emeğin de karşılığını bulduğu iki golle alan Madrid ekibi derin bir nefes almış oldu.

 

Huesca 12 maçlık kazanamama serisini bozduğu galibiyet sonrası bir acaba dedirtmişti hepimize fakat yine beş maçlık bir kazanama serisi daha yapmayı başardılar. Kazanamamak bir yana, sahada rakipleri karşısında varlık dahi gösteremeyen Aragon ekibi, 20 hafta daha formalite icabı sahaya çıkacak ve Alaves’e yaptığı gibi bazı rakiplerini paçasından tutup kendisiyle beraber aşağı çekmeye çalışacak. Real Betis ise kazan-kaybet-beraberlik sistemine devam ediyor. Bir türlü bir düzen oturtmayı başaramayan Pellegrini de en az benim kadar şikayetçi olsa gerek bu durumdan. Zayıf rakibi karşısında dahi maçın son bölümlerine kadar gol bulmakta zorlanan Endülüs ekibi için gözüken zorlu fikstür ligin en çok gol yiyen takımı unvanını çok rahat koruyacaklarını açıkça gösteriyor.

Real Betis snatch late La Liga win away at Huesca - Football Espana

 

Haftanın Takımı: Villarreal

Haftanın Oyuncusu: Lionel Messi

Haftanın Golü: Carlos Soler (Valencia)

Haftanın Teknik Direktörü: Unai Emery (Villarreal)

Haftanın Maçı: Sevilla-Real Sociedad

Önümüzdeki Hafta İzlenmesi Önerilen Maçlar: Elche-Barcelona 24.01.2021 18:15

Atletico Madrid-Valencia 24.01.2021 23:00

GÜNÜN ÖNEMLİ HABERLERİ

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya