SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....

Fiesta La Liga: Duble

Fiesta La Liga - MÜDAVİMLER | 07.10.2020 12:40

La Liga’da çift maç haftası! Umut Can Güngör 4. ve 5. haftanın öne çıkan maçları hakkında yazdı.

Fiesta La Liga: Duble

Hafta içi:

Bu maça çıkarken referans alabildiğimiz ilk üç haftaya baktığımızda maçın favorisinin Real Sociedad olduğuna hemfikirizdir herhalde. Karşılaşma da bizlere bunu ispat edercesine yoğun bir Sociedad baskısı ile başladı fakat sahada yine son vuruşlarda gününde olmayan bir hücum hattı vardı Bask ekibinin. Geçen haftaya oranla daha sağlam ve katı bir savunma performansı gösteren Valencia ise kontra ataklarla etkili olmaya çalıştığı karşılaşmada golü de ikinci yarıda hızlı bir hücumla Maxi Gomez’in ayağından buldu. Yediği gol sonrası baskısını arttıran ve bizlere skor üretmek dışında bir maçta olabilecek tüm zevki tattıran Sociedad, son dakikalarda golü bulsa da bu kez de VAR’a takıldı ve bu sezonun ilk kez mağlubiyetini aldı.

Pazar günü Real Madrid’i elinden kaçıran Real Betis, salı günü bir başka Madrid ekibi karşısına çıkarken rakibini biraz küçümsemişe benziyor. Madrid ile pek de iyi anıları olmayan Pellegrini, ilk yarıda takımının üç farklı geriye düşüp, tam anlamıyla domine edildiği bir oyun oynamasını beklemediği üçüncü gol sonrasında kulübedeki yüz ifadesinden anlaşılabilir. Hakem Munuera ve ekibi Angel’in muhteşem vole golünü iptal ediyordu ki VAR sistemi devreye girdi ve haftanın en güzel golünden bizleri mahrum bırakmadı.

Kalesine duvar ören Getafe, üçüncüyü haftayı da gol yemeden tamamlarken, hücum zenginliği kadar takım savunmasının da yerli yerinde olması ile bana göre ligin en keyif veren takımlarından birisi. Geçen sezon pandemi sürecinde kaçan Avrupa Kupaları şansına bu sezon sıkı sıkı tutunacak gibi gözüküyorlar.

La Liga başlarken her sezon Atletico Madrid kadrosuna baktığımda büyük heyecan duyuyorum fakat her sezon aynı hayal kırıklığına çabucak ulaşıyorum. Çünkü Diego Simeone takımına kim gelirse gelsin aynı taktik ve oyun tarzını oynatacağını bizlere ezberletti. Çarşamba akşamı bir işi olup da bu maçı kaçıranlar, çok şanslısınız. Bir tarafta sadece duran toplar ile etkili olmaya çalışan Huesca varken, diğer tarafta da gününde olmayan Felix-Suarez ikilisi ile pozisyonlara girmeye çalışan(!) Atletico Madrid vardı. Yine Madrid ekibi golü bulabilir miydi? Evet! Nasıl bulurdu diye sormanıza gerek yok çünkü hepimiz cevabı biliyoruz: Son 15 dakika içindeki karambollerden. Burada da devreye Huesca kalecisi Andrés Fernandez girince akşam yemeği sonrası televizyon başında şekerleme yaptırabilecek bir karşılaşma seyrettik.

Pandemi sürecinde Santiago Bernabeu Stadı’nda tıbbi atık toplanıp dağıtılması sebebiyle, maçlarını altı bin kişilik Alfredo Di Stéfano Stadı’nda oynamaya başlayan Real Madrid, bu sezon da maçlarını bu küçük stadyumda oynamaya devam ediyor. Stadyum küçük, seyirciler yok, rakip Valladolid, sahada sakin ve rahat bir oyun var. Bir yaz akşamında sıradan bir hazırlık maçı izlediğimizi düşündürecek her şart mevcuttu çarşamba gecesi. Tabii Valladolid’in de hakkını yemememiz gerekiyor çünkü az da olsa gücünün yettiği kadarıyla etkili kontra ataklar üretmeyi başardılar. Öyle ki eflatun-beyazlılar için sahadaki en iyi oyuncu Thibaut Courtois’dı. Neyse ki futbol tanrıları da Zidane ve öğrencilerinin kazanmasını istedi de öyle ya da böyle, biraz da “topun canı var” tabiriyle üç puanı getirecek golü bulabildiler. Gol sonrası da yine başrolde yerini alan Thibaut Courtois, bu sezon da Real Madrid için şampiyonluk yolundaki en kilit isimlerden birisi olacağını bizlere gösterdi.

Messi, Coutinho ve Fati önderliğinde lige muhteşem bir başlangıç yapan Barcelona’da işler yolunda gidiyor diyebiliriz. Celta Vigo karşısında bir önceki hafta kazanan kadroyu bozmayan teknik direktör Koeman, adeta Messi sonrası planlamayı sahaya Messi’nin de içinde olduğu bir 11 ile yansıtıyor. Coutinho ve Fati’nin yıldızlaştığı oyuna Messi’nin de kalitesi eklenince yenilmez bir Barcelona çıkıyor ortaya. İkinci golü bulana kadar Celta’ya tek bir pozisyon dahi vermeyen Katalan ekibi, yaklaşık 50 dakika bir kişi eksik oynamanın sıkıntısını yaşadığını bizlere hissettirdi. Galiçya ekibi ise geçen haftalarda verdiği olumsuz sinyallerin bu kez skora da yansıdığı bir karşılaşma geçirdi. Teknik direktör Oscar Garcia’nın beşli defans tercihi ile üç puanın anahtarlarını Koeman’a daha maç öncesinde teslim ettiği aşikar.

Hafta sonu:

Haftada iki adet Atletico Madrid maçı izlemek… Gerçekten bünyeye fazla gelen bir aktivite olduğunu söylemeliyim. Cumartesi akşam üstünde öyle tatsız bir maç izledik ki La Liga severler futbola küsse yeridir. Sadece Villarreal’in uzaktan çektiği etkisiz şutlar ile pozisyonlar seyredebildiğimiz karşılaşmada “Bu nasıl kaçar?” diyebileceğimiz tek bir pozisyon bile yoktu.

 Geçen sezonu 16 beraberlik ile tamamlayan Madrid ekibi, bu sezona da üç maçta iki beraberlik ile başlarken isimler değişse bile oynanan oyunda bir değişiklik olmayacağını bizlere göstermiş oldu. Emery’nin ekibi ise istediğini almış gibi gözüküyor. Barcelona karşısında oynadıkları oyun ile benzer bir oyun oynamış olsalar da savunma oyununda bu karşılaşmadan büyük ders aldıkları aşikar.

Bu sezon Valencia’nın sezon yürüyüşü için “mehter yürüyüşü” benzetmesi yapmamızda bir sakınca yoktur. Çünkü hafta içi Sociedad karşısında ne kadar sağlam bir takım varsa, pazar günü de Real Betis karşısında o kadar kırılgan bir takım vardı. Öyle ki rakip kalede tek bir tehlike dahi yaratamayan Yarasalar, şimdiden ligin orta sıralarındaki yerini aldı. İki gollü galibiyete ulaşan Endülüs ekibi ise, daha farklı bir galibiyet ile üç puanı elde edemediği için üzülmüş olmalı. Baştan sona oyunun her alanında rakibine üstünlük kuran Pellegrini’nin öğrencileri, Avrupa Kupaları yarışında rakiplerine gözdağı verirken iki haftalık kötü gidişata da gösterişli bir dur demiş oldu.

Transfer döneminde ısrarla bir yıldız alması gerektiğini düşündüğüm Real Madrid’de yıldız transferi yapılmadı fakat kenarda yıldız olmasa da takımı çok doğru oynatan bir teknik adam var. Elindeki kadrodan her daim verim almayı başarabilen Zidane, Levante deplasmanından da iki gollü galibiyetle dönen takımını yine bir kumandan gibi yönetmeyi bildi. Tabii saha içinde bu hafta da bahsedilmesi gereken bir isim var: Thibaut Courtois. Aslında bu konuda Zidane da karmaşık bir duygu hissediyor olabilir. Çünkü 2018 yazında istifa ettiğinde Navas’ın önüne Courtois’in transfer edilmesini en büyük sebep olarak gösteren Fransız teknik adamın ikinci dönemindeki en önemli silahının da Belçikalı file bekçisinin olması, kaderin bir cilvesi olsa gerek.

Pazar gecesi öyle bir ilk 10 dakika izledik ki karşılıklı gelen iki gol, tüm futbolseverler için muhteşem bir futbol gecesi beklentisi yarattı. Sonraki 80 dakika için ne yazmalıyım diye bir süre düşündüm, kısa ve öz yazmaya karar verdim. Büyük bir hayal kırıklığı! Ne Barcelona ne de Sevilla’nın pozisyon dahi üretemediği, seyir zevkinden oldukça uzak ve adeta hazırlık maçı havasında geçen bir karşılaşma izledik Camp Nou’da. Yaşanan büyük krizlerden sonra sezon başından beri iyi bir izlenim yaratan Katalan ekibi için biraz dişli bir takıma karşı gösterilen performans ise büyük bir soru işareti yarattı. Ayrıca değinmek istediğim bir nokta da Suarez’den boşalan 9 numaranın Braithwaite’a verilmiş olması. Barcelona’nın içinde bulunduğu derin krizi buradan bile anlayabiliriz.

Çift Maç Haftasının Takımı: Villarreal

Çift Maç Haftasının Oyuncusu: Thibaut Courtois (Real Madrid)

Çift Maç Haftasının Golü: Angel (Getafe-Real Betis)

Çift Maç Haftasının Teknik Direktörü: Zinedine Zidane (Real Madrid)

Çift Maç Haftasının Maçı: Valencia-Real Betis

Milli Takım Arası Sonrasındaki Hafta İzlenmesi Önerilen Karşılaşmalar: Real Betis-Real Sociedad, Getafe-Barcelona

GÜNÜN ÖNEMLİ HABERLERİ

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya