SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....

Fiesta La Liga: Viva La Liga!

Fiesta La Liga - MÜDAVİMLER | 30.09.2020 10:33

Şampiyonluk adayları döndü, La Liga adeta yeniden başladı! Umut Can Güngör La Liga’da 3. haftanın maçlarını değerlendirdi.

Fiesta La Liga: Viva La Liga!

Hafta boyunca La Liga bekleyen futbolseverlerden özür dilenmesi gereken bir maç oldu Mendizorroza’da. İstatistiklere bakıldığında Alaves’in kaleyi bulan şutunun dahi olmaması sizleri yanıltmasın, sebebi forvetleri Deyverson ve Joselu’nun beceriksizlikleriydi. Getafe’de ise maça dair dikkatimizi çekebilecek tek detay 10 numaralı forması ile sahaya çıkan Enes Ünal’dı. Pozisyon üretmekte zorlanan Madrid ekibinde, milli oyuncumuz sadece bir kez pozisyona girme şansı yakalasa da 45 dakikada gösterdiği performansla kısa zamanda formayı kapacağının sinyallerini verdi bizlere.

Valencia, bu sezon en dikkat ederek izlediğim takım diyebilirim. Takımın bütün yükünü çeken oyuncular ile yolların ayrılması ve daha iddiasız bir takım kurulması bana, yeni Silvalar, Matalar çıkar mı diye ümit vermişti. Gözüken o ki bu sezon izlediğimiz Valencia, en azından benim ümitlendiğim ve hayalini kurduğum Valencia’dan çok uzak. Valencia CF 1-1 SD Huesca: El Valencia empata frente a un Huesca que  mereció algo más - UF

Ligin yeni ekibi Huesca karşısında pozisyonu bırakın, kaleye gitmekte bile zorluk çeken Yarasalar yine de bu maçı kazanabilirler miydi? Bence, evet! Buna rağmen sahneye bu kez kaleci Domenech çıktı. Siovas’ın vurduğu cılız kafa vuruşunda topu içeriye tokatlayan Domenech, takım arkadaşlarını eleştiri okları altında yalnız bırakmak istememiş olsa gerek.

Elche sonunda sahaya çıktı! Önce Barcelona sonra Sevilla maçı ertelenen yeşil beyazlılar, sezona iki hafta rötarlı olarak merhaba dedi. Dedi demesine ama onlara hoş geldin demeyen birisi vardı: Alex Remiro. Cumartesi akşamı maçı izlemeyenler, 3-0’lık skora ve istatistiklere baktıklarında Imanol’ün öğrencileri için rahat bir akşam olduğunu düşünebilir. Siz bir de bunu Alex Remiro’ya sorun. Elche’nin bu karşılaşmada gol ile arasında duvar olan Remiro kesinlikle maçın yıldızıyken, David Silva-Mikel Merino ikilisi de şimdiden uyum sağlamış gözüküyor.

Lige sessiz bir başlangıç yapan Real Madrid, bu hafta iz bırakmaya hazır olduğunu bizlere gösterdi. Bunu olumlu ve olumsuz şekilde çok iyi yapıyorlar. Olumlu olan taraf yine oyunu domine ederek ve skoru da erken bularak maça başlamaları. Olumsuz olan taraf ise geçen sezonki gibi yine çok rahat şekilde öne geçtikleri ve kontrolde tuttukları karşılaşmada anlık bir konsantrasyon kaybı yaşayarak tabelada geriye düşmeleri. Real Madrid, deplasmanda Real Betis'i 3-2 yendi | NTVSpor.net

İki dakika içinde ne olduğunu anlayamayan Madrid ekibinin imdadına Betis sağ beki Emerson yetişti. Brezilyalı oyuncu önce kendi ağlarını sarstı, sonra da kırmızı kartla oyununu taçlandırdı(!) Bu dakikadan sonra kendimi bir tenis maçı izliyor gibi hissettim. Orta sahaların hızlı geçildiği ve “atan kazanır”a dönen oyunda Real Madrid’i ipten alan isim yine takımın gizli golcüsü oldu. Real Madrid formasıyla 98. golünü atan Sergio Ramos bizlere yeniden hatırlattı ki: “Güneş doğudan doğar, Ramos penaltıları panenka atar.”

Pazar gününün açılış karşılaşmasının ilk yarım saati, yeni uyanan ve “Aaa La Liga maçı varmış, şöyle bir bakayım” diyenler için çok uygundu. Sakin, sessiz ve pozisyonsuz. Ta ki uykuları açacak karşılıklı iki güzel gole kadar. Osasuna’nın görünmez kahramanı Sergio Herrera’nın bir de penaltı kurtarması karşılaşmayı iyice alevlendirdi. Son 15 dakikaya girerken baskısını iyice arttıran Levante bulduğu iki golle galibiyeti Valensiya’ya götürürken, bu sezon bizlere çok keyifli maçlar izleteceğinin de sinyallerini sonuna kadar verdi.

La Liga’da beş tane Bask Bölgesi takımı olunca sizlere “Bask derbisi haftası!” diye havalı bir giriş yapmam da pek doğru olmuyor çünkü bunu bu sezon 19 kez daha yapacağım. Yine de “sezonun ilk bask derbisi!” diyebilirim. Inaki Williams ve Unai Lopez önderliğinde harikaya yakın bir performans gösterdi Athletic Bilbao. Neden harikaya yakın derseniz, en önemli sebebi gol pozisyonlarını bir türlü bitirememeleri. Neyse ki Unai Lopez bugün günündeydi ve galibiyeti San Sebastian’dan Bilbao’ya götüren isim oldu. Eibar ise rakibine karşı olan 5 yıllık galibiyet özlemini dindiremezken, Mendilibar’ın yine takımını orta sıralara çıkaracağı sihirli dokunuşunu yapacağı günü taraftarlar merakla bekliyor olmalı.

İlk iki haftayı sahaya çıkmadan geçiren Atletico Madrid, futbolu çok özlemişe benziyor. Bu özlemin geçen haftanın oyuncusu seçtiğim Granada kalecisi Rui Silva’ya denk gelmesine şahsen üzüldüm.

Luis Suárez's message after his first recital with Atlético de Madrid  Bunun dışında tam da golsüz biten derbimizin öncesine gelen karşılaşma, futbolun aslında gol amacıyla oynanan bir oyun olduğunu ve gol izledikçe keyif verdiğini gösterdi bizlere. Madrid ekibinin kaleyi bulan altı şutu da gol olurken yeni transfer Luis Suarez, Barcelona’yı pişman eder bir performans sergiledi. Son yirmi dakikada oyuna dahil olan Uruguaylı golcü, iki gol bir asistlik performansı ile Madrid’in yeni kralı olacağını büyük bir gövde gösterisi ile gösterdi herkese. Ben dahil kimse böyle bir görkemli başlangıç yapacağını hayal etmemiştir.

Hafta içi Budapeşte’de 120 dakikalık Süper Kupa mesaisinden kupasız dönen Sevilla, ligde de çıktığı ilk maçta soluğu Endülüs derbisinde aldı. 15 sezon sonra ilk kez bir lig maçında karşı karşıya gelen iki ekip de ilk yarıda tedbirli oyunu tercih ederken ev sahibi Cadiz ikinci yarıya golle başladı. Muhteşem bir reaksiyon vererek harika bir geri dönüşe imza atan Lopetegui’nin ekibi son dakikalarda bulduğu gollerle, Süper Kupa’yı armağan edemediği seyircisine üç gollü bir derbi galibiyeti armağan etmesini bildi. Oyuna sonradan giren oyuncularından iki gol bir asistlik katkı alan Lopetegui, derbi akşamında övgüyü en çok toplaması gereken isimdi.

Pazar akşamı çok tatsız bir karşılaşma oynandı Kastilya Bölgesi’nde. İki takım da hazırlık maçı havasında bir maç izletti bizlere. Celta Vigo, süper golcüsü Iago Aspas’ın kişisel çabası ile golü bulurken, tartışmalı penaltı kararı ile eşitliği yakalayan Valladolid ile puanları paylaşmış oldu. Bu karşılaşma hakkında gerçekten yazılabilecek fazla bir şey yok. Özeti bile izlense sıkılacağınız sıradan bir maç oldu diyebilirim net şekilde.

Barcelona’da en sevindirici gelişme, sonunda Messi dışında topu yönlendiren birisi var. İlk 45 dakikada Villarreal karşısında esen Katalan fırtınasının Ansu Fati ile birlikte başrolünde olan Coutinho, Messi’nin de birkaç sezondur talep ettiği o yardımcı rolünü üstlenmişe benziyor. 45 dakikada gelen dört gol bizlerde tarihi bir skor beklentisi yarattı fakat ikinci yarı tam bir antrenman maçı havasında geçti. Büyük bir değişim içinde olan Koeman’ın ekibi için ölçü olabilecek bir karşılaşma mı, bence hayır. Yine de utanç verici Bayern maçı ve Messi krizi ile geçen bu dönemin ardından ligin başında daha kırılgan bir Barcelona beklediğimi de söylemeliyim. En azından beklentim ilk yarıda fiş çeken ve muhteşem bir uyum içinde oynayan bir Barcelona değildi. Ayrıca, Barcelona’nın yeni formaları da çok güzel. Buna da değinmeden bu yazıyı bitiremezdim. Teşekkürler…

Barcelona'da Ansu Fati Villarreal maçına damga vurdu

Haftanın Takımı: Atletico Madrid

Haftanın Oyuncusu: Luis Suarez (Atletico Madrid)

Haftanın Golü: Gonzalo Melero (Levante)

Haftanın Teknik Direktörü: Julen Lopetegui (Sevilla)

Haftanın Maçı: Atletico Madrid-Granada

Gelecek Hafta İzlenmesi Önerilen Karşılaşmalar: Real Madrid-Valladolid 30.09.2020-22:30, Celta Vigo-Barcelona 01.10.2020-22:30

GÜNÜN ÖNEMLİ HABERLERİ

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya