SON DAKİKA HABERLER : Yükleniyor.....

Kırmızı Krampon: İhtarname

İlker Duralı, Özgür Kayaoğlu'nun Muğla'da bir okulda kadın futbol takımı kurarak devam ettirmeye çalışıp bitirmek zorunda kaldığı mucizeyi kaleme aldı.

Kırmızı Krampon: İhtarname

İhtarname:

 

Çeken: Kadın Futbolcular

Çekilen: Siz, Biz, TFF, TFF, TFF, Onları görmezden gelen herkes

Konu: Oyun Aşkı

 

Yazıya üstte yer alan unutulmaz Cem Karaca şarkısının sözleriyle girdikten sonra 6-7 paragraf kadın futbolcularımızın hor görülmesi üzerine bayağı atarlı bir yazı girişi yapmıştım ki; “İlker ne yapıyorsun sen?” dedim kendi kendime. Her alanda olduğu gibi futbolda da kadınlar hor görülüyor doğru ama benim bugün bu yazıyı yazarken amacım kıyısından da olsa bu ülkede oynanan kadın futbolunu anlatmaktı. İşte o yüzden yazımın ilk halini sildim ve yazıma yeniden başlıyorum.

Bu hayatta en büyük hazlardan biri ...’ya rağmen yapılan işler, elde edilen başarılardır. İşte bu yüzden de ülkemizde kadınların oynadığı futbol inanılmaz keyiflidir. Çünkü onlar karşılarına çıkan duvarları, oyuna olan aşklarıyla aşmışlardır. Nerede bir kadın futbol maçı seyretseniz o aşkı maçın her dakikasında hissedersiniz. Sahaya gelirken, stat binasının koridorlarında. Sahayı çeviren tel örgülerin orada yaslanmış bir şekilde sohbet eten iki farklı formanın oyuncusunu gördüğünüzde orada başka bir olay olduğunu yaşandığını anlarsınız. Aslında bu bahsettiğim olay bizim futbolu sevmemize sebep olan, o tutkudur. Artık endüstriyelliğe kaptırdığımız oyuna olan tutku, hayattaki sıkıntılara karşı sana çıkış yolu olan futbola karşı olan tutku.

İşbu yüzdendir ki, kadınların maçında sadece futbolu görürsünüz. Yani aslında hayatın kendisini. Dayanışmayı, sevdayı, gelişmek için ortaya konan çabayı akıtılan teri, daha iyisini yapmak için çabalamayı, an geldiğinde rakibinizin bile elinden samimice tutup onu ayağa kaldırmayı ve tüm bunları yaparken de karşılığında bir şey alamayacağını bilmek.

Kendini oyuna adamışların işidir kadın futbolu. Özgür Kayaoğlu öğretmen ve onun oyuncularının işidir.

Özgür Kayaoğlu bir müzik öğretmeni, Muğla, Köyceğiz’de bir okulda görev almaya başladıktan bir süre sonra, açık alanda top peşinde koşturan kızları görür ve hem kendisinin hem de o kızların hayatı bambaşka bir yola gider. Önce kızları bir araya toplar onlara dahil olacak takım arkadaşları arar hem de köy köy, kapı kapı dolaşarak. Aslında bir büyük gayesi vardır, bu kızlar çocuk yaşta evlendirilmeye zorlanmasın. Başarır da Özgür öğretmen, takım kurulur. Ancak maddi destek şart oğlu şarttır. Tamam, hikaye çok güzel ama kimse destek olmaz Özgür hocaya, kızlara kurdurttuğu hayali daha başlamadan yıkacak değil ya, o, bu Cumhuriyetin bir öğretmeni, bankadan kredi çeker Müzik öğretmeni…

Bu takıma bir de isim lazımdır. Çocukluğundan sevdiği Jetgiller gelir aklına, sonuçta takımındaki kızlar da orta-lise yaş grubundan çocuklardır. İşte Jetgiller kadın futbol takımı böyle kurulur. Antreman maçı yapmak gerektiğinde başka kadın takımı olmadığından erkek takımlarla yapılan maçlar yaşanır. Ailesine ayırdığı zamandan feragat eder Özgür hoca sadece zaman olsa iyi, parasından da feragat eder.

Jetgiller, Muğla futboluna renk kattı! | Haberler > FUTBOL

Ama o kız çocuklarını futbola kazandırmaktan vazgeçmez. Ailece tutunurlar bu işe. İlk kuruldukları dönemde Lale Orta’dan gelen malzeme yardımı dışında kimse cevap vermez isteklerine. Fenerbahçe’de de 1 sezon oynamış olan eski futbolcu Esat Öksüzcük takımın teknik direktörü olur hiçbir bedel beklemeden. Athletic Bilbao gibi sadece kendi bölgesinden oyuncularla ligde var olur Jetgiller.

3. Lig’de de başlarla sezona. Rüya akıyordur. Kızlar çocuk yaşta evlenmiyor, tarlalarında çalışıyor, okuyor, futbol oynuyor, hayata tutunup kendileri için de bir şeyler yapıyorlardır. Tarihlerindeki ilk maçı kazanarak başlarlar lige. Dilara Yıldırım hat-trick yapar hem de, 5-6 atarlar 8 yerler sakatlanırlar, üzülürler, sevinirler ama günün sonunda başları hep diktir. Çünkü oyunu ve başardıklarını severler.

Jetgiller, Muğla futboluna renk kattı! | Haberler > FUTBOL

Kilometrelerce yol yapan aracının hurdaya çıkması, etinden butundan daha fazla harcadığı paralar, ilgisizlik, takımını bir yemeğe dahi çıkartamamanın üzüntüsü, o kadar çocuğun sorumluluğu. Sonunda istemese de vazgeçme kararı alır Özgür öğretmen. Sabah tarlada çalıştıktan sonra antrenmana gelen o kızlar artık oyundan kopmak zorunda kalırlar. Kimisi başka takımlara transfer olur kimisi ise TFF sitesinde hala en son Jetgiller’de oynamış gözükür. Özgür Hoca’nın kızlarıyla kurduğu hayal askıya alınır, bu hayali gerçekleştirme yolunda yaşadıklarını filme çevirme isteği de. 

Okuyucu Yorumları

0 Yorum

E-Posta hesabınız yayınlanmayacaktır. * İle işaretlenmiş alanlar zorunludur. Yönetici onayından sonra yorumunuz gözükecektir.

© Copyright Asist Analiz - Bolbol Medya